Şırnak T Tipi Cezaevi’nde tutsaklara yönelik hak ihlallerinin arttığını belirten ÖHD Şırnak Şube Yöneticisi Av. Sedat Sülger, Kürtçe konuşmaya müdahale, mahremiyeti ortadan kaldıran görüş uygulamaları, hastane sevklerinin engellenmesi ve çıplak arama dayatmasının sistematik hale geldiği ifade edildi
Cezaevlerinde tutsaklara dönük hak gaspları artıyor. Tutsakların sağlık hakkı, temiz ve sağlıklı gıdaya erişimi, birbirleri ile iletişim kurmaları gibi birçok yaşamsal hakkı, cezaevi yönetimleri ve gardiyanların keyfi uygulamaları ile engelleniyor.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Şırnak Şube Yöneticisi Avukat Sedat Sülger, Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevinde yaşanan hak ihlallerini ve keyfi uygulamaları anlattı. Kürtçe konuşma, tutsaklara selam verme ve taraflı koğuşlara geçme durumlarında tutsakların engellendiğini, haklarında tutanak tutulduğunu belirten Sedat Sülger, “Bu ihlallere karşı yaptığımız suç duyuruları araştırılmadan kapatılıyor” dedi.
‘Görüş mahremiyeti kalmadı’
2024 yılının sonlarına doğru göreve gelen bir idarecinin ilk uygulamalarından birinin açık görüş sistemini değiştirmek olduğunu belirten Sedat Sülger, görüş salonundaki tüm masaların “U” şeklinde birleştirildiğini söyledi. Bu uygulamayla mahpusların bir tarafta, ailelerinin ise diğer tarafta yan yana oturtulduğunu belirten Sedat Sülger, “Bu şekilde aile görüşlerinin hiçbir mahremiyeti kalmadı. Ailesiyle temas etmeye çalışan mahpusların ise infaz memurlarının müdahalesiyle karşılaştığına dair çok sayıda şikayeti raporlaştırdık” diye konuştu.
Söz konusu uygulamayı başlatan idarecinin kısa süre sonra başka bir cezaevine gönderildiğini ancak yerine gelen yönetimin de aynı uygulamayı sürdürdüğünü ifade eden Sedat Sülger, bu durumu tanımayan tutsaklar hakkında tutanak tutulduğun kaydetti.
Kürtçe konuşmaya engel
Cezaevinde Kürtçe kullanımına yönelik baskılara da dikkat çeken Sedat Sedat Sülger, aynı zihniyete sahip bazı idarecilerin infaz koruma memurlarının kendi aralarında Kürtçe konuşmasını dahi yasakladığını söyledi.
Mahpusların telefon görüşmelerinde aileleriyle Kürtçe konuşmasının da bir dönem engellenmeye çalışıldığını belirten Sedat Sülger, “Daha sonra bu uygulama ‘Kürtçe konuşmak için dilekçe verilmesi’ prosedürüne dönüştürüldü. Bu soruna karşı hazırladığımız rapor kısa sürede sonuç verdi ve uygulama kaldırıldı. Kürtçeye karşı bu kadar hassas olan söz konusu idareci hakkında geç de olsa şikayetler yapıldı ve disiplin soruşturmasının sürdüğünü biliyoruz” dedi.
‘Kameralar lavabo ve duş bölümlerini görüyor’
Kadın mahpusların mahremiyetine ilişkin şikayetlerin her rapor döneminde gündeme geldiğini belirten Sedat Sülger, lavabo ve duş bölümlerinin kapısına doğrudan bakan kameraların bulunduğunu söyledi. Özellikle duş kapıları açık olduğunda içerinin görülebildiğini aktaran Sedat Sülger, “Mahpuslar ayrıca çatılardaki kameraların yatakhaneleri gördüğünü belirtiyor. Bu uygulama mahpusların her davranışını kontrol eden ve tecrit koşullarını derinleştiren bir sisteme dönüştürülmüş durumda. Kameraların banyo kapısını görmesi ve kapı açıkken içerinin de görünmesi, özel hayatın gizliliğinin açık ihlalidir. Buna rağmen bugüne kadar herhangi bir düzenleyici adım atılmış değil ve ihlaller halen devam ediyor” diye konuştu.
Kronik sorun: Çıplak arama dayatması
Her rapor döneminde farklı sorunlar gündeme gelse de bazı ihlallerin kronik hale geldiğini belirten Sedat Sülger, cezaevine yeni getirilen hemen her mahpusun çıplak aramaya maruz kaldığını söyledi. Kabul etmeyen tutsakların birkaç gün hücreye konularak iradelerinin kırılmaya çalışıldığını belirten Sedat Sülger, “Muhataplarla görüştüğümüzde bunu kabul etmiyorlar ancak ‘istisnai durumlarda’ uygulandığını söylüyorlar. Tartışma biraz ilerlediğinde ise bu istisnai durumların siyasi mahpuslar olduğunu görüyoruz” dedi.
Hastane sevkleri engelleniyor
Sağlık hakkı ihlallerinin de cezaevindeki en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Sedat Sülger, hastaneye sevk edilmesi gereken mahpusların sevklerinin geciktirildiğini, çoğu zaman hiç yapılmadığını söyledi. Bazı durumlarda kötü muamele nedeniyle mahpusların sevkten vazgeçmek zorunda kaldığını ifade eden Sedat Sülger şunları söyledi: “Sevk sırasında keyfi şekilde iki ya da üç kelepçe kullanılıyor, ayakkabılar çıkartılıp terlik dayatılıyor, doktor muayenesinde kelepçeler çıkarılmıyor ve muayeneler jandarma eşliğinde yapılıyor. Müvekkilim terlik ile sevki kabul etmeyeceğini söylediğinde jandarma kendisine ‘sevke gitmediğim için ölüm dahil başıma bir şey gelirse bundan yalnızca ben sorumluyum’ şeklinde bir tutanak imzalatmak istedi. Sonuç olarak sevki yapılmadı. Bu olay hakkında yaptığımız suç duyurusu ise hiçbir araştırma yapılmadan takipsizlik kararıyla kapatıldı.”
‘Yeterli ve sağlıklı beslenme hakkı gasp ediliyor’
Cezaevindeki yemek koşullarına ilişkin şikayetlerin de halen sürdüğünü belirten Sedat Sedat Sülger, mahpusların yemeklerde böcek, saç teli ve fare dışkısı çıktığını aktardığını söyledi.
Sedat Sülger, “Görüştüğümüz mahpuslar bu mide bulandırıcı durumlar nedeniyle yemek yemeyi bıraktıklarını ve kantinden beslenmek zorunda kaldıklarını söylüyor. Bu şikayetler son derece ciddi. Yeterli ve sağlıklı beslenme temel bir insan hakkıdır. Cezaevi yemek üretim ve hazırlık süreçlerinin düzenli aralıklarla denetlenmesi gerekiyor. Ancak bu sorun halen çözülebilmiş değil” ifadelerini kullandı.
‘Özel savaş politikalarının merkezi’
Siyasi mahpusların en büyük şikayetlerinden birinin de “taraflı koğuş” olarak nitelendirilen yerlere geçiş taleplerinin dikkate alınmaması olduğunu söyleyen Sedat Sülger, bu taleplerin çoğu zaman işleme dahi konulmadığını belirtti. Israrcı olan mahpusların ise “60 günlük gözlem süresi” ile tehdit edildiğini ifade eden Sedat Sülger, “Bu sorunun yıllardır çözülmemesinin temel nedeni Şırnak ilinde devlet eliyle uygulanan ‘Özel Savaş Politikası’nın kapsamına Şırnak Hapishanesi’nin de girmesidir. Hatta rahatlıkla söyleyebilirim ki Şırnak’ta bu özel savaş politikalarının ilk uygulama merkezi Şırnak T Tipi Hapishanesi’dir” dedi.
Dayanışma çağrısı
Mahpusların insan hakları savunucularından en büyük beklentisinin yalnız bırakılmamak olduğunu belirten Sedat Sülger, “Her görüşmede onlara yalnız olmadıklarını hissettirmek biz hukukçular açısından çok değerli bir duygudur. ÖHD olarak görüşmelerde hak ihlalleri ve başvuru yolları konusunda mahpusları bilgilendiriyoruz. Şikayetler konusunda yardımcı olmaya, gerekli suç duyurularını yapmaya ve özellikle kronikleşen sorunları çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz” diye konuştu.
ÖHD Şırnak Şube Yöneticisi Av. Sedat Sülger, Şırnak T Tipi Cezaevi’nde tutsakların sağlık, iletişim ve yaşam hakkına yönelik çok sayıda ihlalin sürdüğünü belirtti. Kürtçe konuşmaya müdahale, mahremiyeti ortadan kaldıran görüş uygulamaları, hastane sevklerinin engellenmesi ve çıplak arama dayatmasının sistematik hale geldiği ifade edildi.
Kaynak: ANF









