• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Suriye’de Kürtçe anadilde eğitimin dünü ve bugünü

15 Eylül 2026 Salı - 23:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum
  • 2011’de Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte Kürtlerin kendi dilleriyle eğitim görmesinin önündeki engellerin aşılması için yeni bir dönem başladı. İlk etapta 2012 yılında Halep’te evlerde Kürtçe eğitim verilmeye başlandı. Bugün Kürtçe eğitimin temelleri o zorlu ve meşakkatli günlere dayanıyor
  • Kürtçe eğitim, yalnızca Kürtlere özgü bir uygulama olmaktan çıkarılarak Suriye’nin çok dilli ve çok kimlikli yapısına dayanan çoğulcu bir eğitim modelinin parçası haline geldi. On yılı aşkın bu deneyim, bugün Suriye genelinde anadilde eğitim tartışmasının en önemli referanslarından biri olarak öne çıkıyor
  • Suriye’nin mevcut geçiş dönemi içerisinde olması sebebiyle önümüzdeki dönemde Kürtlerin de içinde bulunduğu bir komite tarafından ‘Yeni Suriye Anayasası’ yazım çalışmaları yapıldığında son 15 yıllık durum ele alınıp, Kürtçe’nin Suriye’de resmi dil olması ve eğitim-öğretim dili olması için çalışmaların yürütüleceğine vurgu yapılıyor

Doğan Cihan

Suriye’de Kürtler için yeni bir dönem başladı. Bu dönem, Kürtlerin 79 yıl boyunca Suriye devletinin tarihinin dışında ve inkâr politikalarının hedefinde tutulan bir halk olmaktan çıkarak, Suriye’nin yeni döneminin kurucu asli halklarından biri olma iradesini ortaya koyduğu bir dönemdir. Bu dönemde Kürtler geçtiğimiz son 15 yılda savaşın ve saldırıların altında Rojava’da ilmek ilmek işlediği Kürtçe anadilde eğitimin bu döneme de taşınmasını istiyordu. Fakat bu konuda sınırlı bir sonuç aldı ve tam olarak son 15 yıllık eğitim sistemini koruyamadı. Bu yeni dönemin temel mücadele motivasyonu Kürtçe dilin resmiyet kazanması ve tamamen eğitim dili olması öngörülüyor.

Suriye’de Kürtlerin duyurduğu yeni dönemi anlamak açısından Suriye devlet tarihinde Kürt dilinin geçmişi, son 25 yılı ve günümüzde geldiği geldiği noktayı anlamak önemli olmaktadır. Bu anlamda Suriye’de Kürt dilinin dünü ve bugününe bir açıdan bakmak ve tüm yönleriyle anlatmak istiyorum.

Suriye’de Kürtçe’nin tarihi geçmişi

Suriye’de Kürtçe’nin kamusal ve eğitim alanındaki tarihi, uzun yıllar süren yasaklama ve dışlama politikalarıyla şekillendi. Fransız Mandası döneminde görece daha geniş bir kültürel alan bulan Kürtçe, özellikle Celadet Ali Bedirxan’ın 1932-1943 yılları arasında yayımladığı Hawar dergisiyle önemli bir kültürel gelişim süreci yaşadı.

Suriye’nin 1946’da bağımsızlığını kazanmasının ardından Arap milliyetçisi politikaların güçlenmesiyle Kürtçe üzerindeki baskılar arttı. 1962’de Hesekê’de gerçekleştirilen nüfus sayımı sonucunda on binlerce Kürdün vatandaşlıktan çıkarılması, Kürt kimliği ve dilinin toplumsal yaşamını doğrudan etkiledi. 1970’li yıllarda uygulanan “Arap Kemeri” projesi ve Kürtçe yer adlarının Arapçalaştırılması bu politikaların devamı oldu.

1980’lerden itibaren Kürtçe’nin eğitim kurumlarında, işyerlerinde, yayıncılıkta ve kamusal alanda kullanımı daha açık biçimde sınırlandırıldı. Kürtçe isimler, tabelalar, kitaplar, müzik ve kültürel faaliyetler de çeşitli yasak ve idari uygulamalarla karşı karşıya kaldı. Takvim sayfaları Mart 2011 yılını gösterdiğinde ise Suriye’de yeni bir dönem başlamış oldu. Ortadoğu’da Arap Baharı rüzgarı esiyordu. Baas-Esad rejimi de baskı ve zor altında tuttuğu Suriye’de de bu rüzgar Dera’dan esmeye başlayıp tüm ülkeyi etkisi altına aldı. Suriye devletinin kurulmasından o günlere dek soykırım kıskacında tutulan Kürtler de Efrîn’den Kobanê’ye Halep’e, Hesekê, Serêkaniyê, Dirbêsiyê, Amûdê, Qamişlo, Tirbêspiyê, Girgê Legê, Dêrik’e kadar rejime karşı sokaklara inerek; kendi köy, kasaba ve kentlerinin savunmasından yönetimine tüm alanlarda varlık göstermeye başladı. Kürtler bunu 19 Temmuz 2012’de Kobanê’de resmi olarak Suriye’den tüm dünyaya ilan etti. Bu ilan günleri öncesi ve sonrasında Kürtler kendi kaderleriyle baş başa kalınca kolları sıvayıp, tüm alanlarda öz yaklaşım ile çalışmalarını başlattı. Bu çalışmaların başında da şu an geçiş dönemi içinde olan Suriye’sinde de tartışma konusu olan Kürtçe anadilde eğitim konusu geliyor.

2011 yılının ardından Kürtçe anadilde eğitimin gelişim süreci

2011’de Suriye’de başlayan iç savaşla birlikte Kürtlerin kendi dilleriyle eğitim görmesinin önündeki engellerin aşılması için yeni bir dönem başladı. İlk etapta 2012 yılında Halep’te evlerde Kürtçe anadilde eğitim verilmeye başlandı. 2013 yılında ise Efrîn’in Direqliya köyü okulunda eğitim verilmeye başlandı ve bugün açığa çıkan Kürtçe anadil eğitimin temelleri o zorlu ve meşakkatli günlere dayanıyor.

19 Temmuz 2012’de Kobanê’de başlayan Rojava Devrimi’nin ardından Efrîn’den Dêrik’e kadar yüzlerce Kürtçe eğitim veren okul ve akademi açıldı. 2014’ten itibaren Demokratik Özerk Yönetim sisteminin kurulmasıyla Kürtçe, Arapça ve Süryanice ile birlikte bölgenin resmi eğitim dillerinden biri haline getirildi. İlkokuldan üniversiteye kadar eğitim Kürtçe, Arapça ve Süryanice yürütülürken, ders materyalleri ve resmi belgeler de bu dillerde hazırlandı. Kürtçe eğitim alanında öğretmen yetiştirme, müfredat ve materyal hazırlama, Kürtçe yayıncılık, dil araştırmaları ve kültür kurumlarının oluşturulması yönünde önemli bir birikim ortaya çıktı. Özerk Yönetim’in Toplumsal Sözleşmesi’nde de Arapça, Kürtçe ve Süryanice resmi eğitim dilleri olarak tanımlandı; nüfusun çoğunluğunu oluşturan topluluğun diline göre eğitim yapılması ve Ermenice, Türkmence ve Çeçence gibi diğer yerel dillerde de eğitim verilebilmesinin önü açıldı. Böylece Kürtçe eğitim, yalnızca Kürtlere özgü bir uygulama olmaktan çıkarılarak Suriye’nin çok dilli ve çok kimlikli yapısına dayanan çoğulcu bir eğitim modelinin parçası haline geldi. On yılı aşkın bu deneyim, bugün Suriye genelinde anadilde eğitim tartışmasının en önemli referanslarından biri olarak öne çıkıyor.

29 Ocak Anlaşması ile Kürtçe anadilde eğitim tartışması

29 Ocak Anlaşması sonrasında askeri ve idari entegrasyonun yanı sıra eğitim sistemi ve Kürtçe’nin statüsü de Şam ile Özerk Yönetim arasındaki temel başlıklardan biri haline geldi. Anlaşmanın ardından eğitim alanında çeşitli görüşmeler yapılırken, Hesekê’de eğitim yönetiminin yeniden yapılandırılması, öğrencilerin sınavları ve Özerk Yönetim tarafından verilen diplomaların tanınması gibi konular gündeme geldi. Ancak taraflar arasındaki temel görüş ayrılığı eğitim dilinde ortaya çıktı. Geçiş Dönem Hükümeti, merkezi ve Arapça ağırlıklı bir eğitim sistemi öngörürken, Kürt tarafı Suriye’nin çok kimlikli yapısına uygun olarak anadilde eğitim hakkının güvence altına alınmasını savunuyor. Şam’ın Kürtçe’yi müfredatta haftada iki saatlik seçmeli ders düzeyinde tutma yaklaşımına karşılık, bölgede Kürtçe’nin eğitim dili olarak kullanılmasının sürdürülmesi talep ediliyor. Öte yandan Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan 13 sayılı kararda Kürtçe’nin ulusal bir dil olarak tanımlanması, Kürt tarafının taleplerinde hukuki bir dayanak olarak öne çıktı. Bu nedenle 29 Ocak Anlaşması sonrasında Kürtçe anadilde eğitim meselesi, yalnızca müfredat veya ders saati tartışması olmaktan çıkarak yeni Suriye’nin nasıl bir devlet ve toplum modeli üzerine kurulacağına ilişkin daha geniş bir tartışmanın parçasına dönüşmüş durumda. Bir tarafta merkezi ve tek dilli eğitim modeli, diğer tarafta ise Suriye’nin çoğulcu yapısını esas alan ve bölgesel olarak anadilde eğitimi güvence altına alan bir model bulunuyor.

28 Ağustos Kararnamesi: Kürtçe anadilde eğitim mi, Kürtçe dersi mi?

Suriye Eğitim Bakanlığı’nın 28 Ağustos’ta yayımladığı düzenleme, Kürtçe’nin eğitim sistemindeki statüsü açısından yeni bir adım olarak tarihe geçti. Ancak kararnameye “Kürtçe anadilde eğitim” demek, düzenlemenin kapsamını olduğundan daha geniş tanımlamak anlamına geliyor. Karar, Kürt nüfusunun “çoğunluk oranda” bulunduğu bölgelerdeki devlet ve özel okullarda Kürtçe’nin müfredata dahil edilmesini öngörüyor. Kürtçe, “ulusal dil” olarak tanımlanırken haftada 3 ders saati Kürtçe, 1 saat de Kürtçe etkinlik dersi verilmesi; Kürtçe dersinin notunun öğrencinin genel başarı puanına dahil edilmesi kararlaştırılıyor. İlk eğitim yılında ise sosyal bilgiler, tarih, coğrafya ve felsefe derslerinin Arapça veya Kürtçe alınabilmesine geçici olarak izin veriliyor. Ayrıca Kürtçe öğretmenlerinin yetiştirilmesi ve müfredatın hazırlanması için merkezi kurumlara görev veriliyor.

Fakat düzenlemenin sınırı tam da burada başlıyor. Kararname, Kürtçe’yi eğitim dili olarak tanımlamıyor; Kürtçe’nin bütün derslerin öğretim dili olmasının önünü açmıyor. Eğitim sisteminin temel dili Arapça olarak kalırken Kürtçe, belirli bölgelerde müfredata eklenen bir ders konumunda bulunuyor. Üstelik uygulama “Kürtlerin çoğunluk oranda bulunduğu bölgeler” ifadesiyle coğrafi bir sınırlandırmaya bağlanıyor. Bu durum, Suriye’nin farklı kentlerinde yaşayan Kürtlerin eğitim hakkının nasıl uygulanacağı sorusunu da beraberinde getiriyor. Dolayısıyla kararname, Baas döneminde kamusal eğitimden dışlanan Kürtçe’nin devlet okullarında tanınması açısından tarihsel bir değişiklik taşısa da anadilde eğitim hakkı ile Kürtçe dersinin okutulması aynı şey değil. Kuzey ve Doğu Suriye’de yıllardır uygulanan ve Kürtçe’yi eğitim dili olarak esas alan modelle karşılaştırıldığında Şam’ın düzenlemesi daha sınırlı bir çerçeve sunuyor. Asıl tartışma da burada düğümleniyor: 29 Ocak Anlaşması sonrasında yeni Suriye’nin Kürtlerin dil hakkını yalnızca Kürtçe öğrenme hakkı olarak mı, yoksa Kürtçe’yi eğitim dili olarak kullanma hakkı şeklinde mi tanımlayacağı henüz netleşmiş değil.

Eğitim Bakanlığı Kürtçe dil okullarının isim listesini yayımladı

Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı Eğitim Bakanlığı, Kürtçe dil derslerinin okutulacağı okulların listesini kamuoyuna duyurdu.

Listede Hesekê, Şam, Halep ve Hama’da bulunan çok sayıda okulun adı yer alıyor.

Kürtçe dili 938 okulda okutulacak.

  • Hesekê’de 608 okul
  • Halep’te 308 okul
  • Şam’da 17 okul
  • Hama’da 5 okul

Suriye Eğitim Bakanlığı, Kürtçe dil eğitimi verilmesi planlanan 938 okuldan 308’ini Halep vilayetinde belirledi.

Bakanlığın Halep’te belirlediği okulların dağılımı şöyle:

296 okul Efrîn’de, 12 okul Halep kentinin Şêx Meqsûd Mahallesi’nde.

Kararname sonrası okullarda eğitimin yerini boykot ve eylemler aldı. 6 Eylül’de Suriye’de okullarda ilk ders zili yeni eğitim-öğretim yılı için çaldı. Ancak Rojava’da okulların ilk ders zili eğitimden çok boykot ve eylemlerle karşılandı. Suriye Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan kararnameyle Kürtçe anadilde eğitimin yerini Arapça alırken, Kürtçe eğitim haftalık ders sayısı ve belirli derslerde seçmeli olarak sınırlandırıldı. Kararname, başta öğrenciler olmak üzere bölgede toplumun geniş kesimlerinde ciddi tepkiye yol açtı. 6 Eylül’de okulların açılmasıyla birlikte tepkiler okul boykotları ve yürüyüş eylemlerine dönüştü. Öğrencilerin derslere katılmaması ve düzenlenen eylemler nedeniyle bölgede eğitim-öğretim fiilen başlayamadı. Öğrencilerin eylemleri, aradan geçen günlere rağmen sona ermedi. Aksine bölgede farklı kent ve ilçelerinde her geçen gün büyüyerek devam ediyor. Her ne kadar kararname ile birlikte boykot ve eylemler yaşanmış olsa da bölgede iki bakış açısıyla durum değerlendirmesi yapılıyor. Birincisi Suriye Devlet tarihi göz önüne alınıp değerlendirme yapıldığında bu ilk adım olarak görülüp, diğer adımların atılması için bu temel dayanak olarak görülmek gerektiğine dikkat çekiliyor. İkincisi ise son 15 yıl göz önüne alınıp değerlendirdiğinde elbette yetersiz ve geriye doğru giden bir uygulama olduğu biliniyor.

Bu nedenle Suriye’nin mevcut geçiş dönemi içerisinde olması sebebiyle önümüzdeki dönemde Kürtlerin de içinde bulunduğu bir komite tarafından ‘’Yeni Suriye Anayasası’’ yazım çalışmaları yapıldığında son 15 yıllık durum ele alınıp, Kürtçe’nin Suriye’de resmi dil olması ve eğitim-öğretim dili olması için çalışmaları yürütüleceğine vurgu yapılıyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Sonraki Haber

İstanbul’da 106 gözaltı, Ankara’da 8 tutuklama

Sonraki Haber

İstanbul'da 106 gözaltı, Ankara'da 8 tutuklama

SON HABERLER

İstanbul’da 106 gözaltı, Ankara’da 8 tutuklama

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Suriye’de Kürtçe anadilde eğitimin dünü ve bugünü

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

İran’daki protestolar artık izole edilmiş talepler değil

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Güven sorunu ve anadilde eğitim hakkının anlamı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

ABD’li TransAtlantic Petroleum: Sûr’da da ortaya çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Sürecin gölgesindeki Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
15 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır