• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Vicdanın mührü-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
28 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de siyasetçiler yalanı seviyor. Siyasetçinin söylemlerinden yalan söylemeyi çıkarmak mümkün olabilseydi siyasetçi sudan çıkmış balığa dönerdi ama ne mümkün. Türkiye’de iktidarlar hemen her dönemde manipülasyonlar üzerine inşa edilmiş söylemler kullanageldi. Ama denilebilir ki hiçbir dönem son dönemlerde olduğu kadar kara propagandanın pençesinde olmadı. İşte yine Türkiye’ye özgü yeni bir seçim arefesindeyiz. Mevcut iktidar medyayı da yedeğine alarak yalan-dolan üstüne ayrıştırma, kutuplaştırma ve ötekileştirme üzerine kurdu söylemlerini. Kendinden olmayanı hainlikle suçladı, baskı altına aldı, davalar açtı, gözaltına aldı, tutuklayıp mahpuslara gönderdi. Haklar hukuklar çiğnendi, eli kolu bağlı olarak mücadele etmeye mahkum edildi. Kişi biraz da kendi tercihlerinin cezasını çekiyor ve bunun farkında değil. Şairin dediği gibi “Kabahatin çoğu senin canım kardeşim.” “…. Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. / Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer / ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak / kabahat senin, –demeye de dilim varmıyor ama– / kabahatın çoğu senin, canım kardeşim.”

***

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler demokrasi mücadelesi için büyük bir dönüşümü başlatacağı gibi, aynı zamanda kayyıma, tekçi anlayışa, otoriter rejime karşı da bir demokrasi referandumu anlamını taşıyor. Seçmenlerin büyük bir bölümü, belli ezberlerle hamasi söylemlere oy veriyor. Seçim bildirgelerinde neler var neler yok ona bakmıyor. Bilinen ve var olan siyaset anlayışının ötesinde yeni bir bakış açısı, yani bir anlayış geliştirilmeye çalışıldığında bildik siyaset daha bir saldırgan hale geliyor. Argümanları ve uygulamaları daha da ırkçı bir hal alıyor. HDP’yle bunca uğraşmanın, onu sistem dışına itmenin ve yok etme çalışmalarının sebebi de buradan kaynaklı. Çünkü alışılagelmiş söylemlerin, nutukların ötesinde bir dil kullanıp farklı şeyler söylüyor. Türkiye’de ilk olarak bir parti ülkedeki tüm halk kesimlerinin, tüm renk ve kültürlerin eşit olacağı özgürlük ve birlik adına çoğulcu bir yapıdan söz ediyor. Gerçek demokrasiye ancak bu sayede ulaşılabileceği gerçeğini söylüyor ve programını bunun üzerine kurguluyor. Bu seçim bildirgesini de bu paradigmayla oluşturmuş. Yerel yönetimlerde doğrudan demokrasiyi hayata geçirmeyi hedefliyor. Yaşadığı kentin yönetimine katılmak her bireyin temel kent hakkıdır diyor. Yerel Yönetim anlayışımız halkın doğrudan yönettiği kentler inşa etmek üzerine kuruludur. İhtiyaçlar da çözüm de halk tarafından belirlenmeli diyor. Bildirge; çok kültürlü ve çok dilli bir yaşamı varlık gerekçesi olarak belirlemiş, iktidarın ırkçı, cinsiyetçi ve milliyetçi kültür ve sanat anlayışına karşı, demokratik ve toplumcu bir sanatın geliştirilmesi için mücadele etmenin gerekliliğini vurguluyor. Kültür ve sanatın gelişmesi ve yaygınlaştırılması için; kültür evleri, kütüphaneler, müzeler, galeriler, sinema ve tiyatro salonları gibi mekanlar inşa etmeyi ve var olan tarihsel ve kültürel mekânları koruyacak önlemler almayı, doğal ve kültürel eserleri aslına uygun olarak restore etmeyi, demokratik-ekolojik toplumsal kültürü canlandıran yerel etkinlikler düzenleyerek kültürel, sanatsal, edebi faaliyetler yürütmeyi öngörüyor. Bununla birlikte: Kültürü ve anadili unutturma rejimine karşı şehirlerde toplumsal hafızayı ayakta ve canlı tutacak, bunu gelecek nesillere aktaracak çalışmaların yürütülmesi gerektiğini belirtiyor.

***

Türkiye içinde bulunduğu her türlü krizin panzehiri barış, demokrasi hak ve özgürlüklerin, adaletin ikamesidir. Bu seçim sırdan bir yerel seçimin ötesinde anlamlar taşıyor. Görünen o ki bugün artık hayat bizden yeni tanımlar, anlamlar, yeni roller ve hamleler bekliyor. Mühür elimizde şimdi. Yeni bir mevsimin ılık rüzgârlarıyla bazı eskileri silkeleme zamanıdır. Şimdi özgüven tazelemek, şimdi yenilenmek zamanıdır. Paslı bir çiviyi duvardan söker gibi… Çürük bir dişi çeker gibi… Bir sevda çiçeğini sular gibi. Bir yağmurun sesine ayarlanmış adımlar gibi. Emek gibi, şiir gibi, aşk gib… İşte yarının pusulası, işte vicdanın mührü.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Yaşamı Kurdîleştirmek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Kürdistan’a egemen olan sömürgeci güçler, en başta dil yasağını uygulamışlardır. ‘Savaş ve iktidar bloklarının en çok başvurdukları toplumsal politikalarından biri...

Siyasi irade tanınacak mı?

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Kürdün varlığı ve siyasi iradesi tanınmadan hangi çözümden ya da çözüm için ilerlemeden söz edilebilir. Türk devletinin çözüm niyeti varsa...

Bahçeli’nin dediklerini Erdoğan dinliyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

 Mesele Kürt sorunu olduğunda nüans düzeyinde farklar olsa da AKP ile MHP’nin siyasal görüşünün örtüştüğü aşikâr. Dolayısıyla devam eden süreç...

Çöp (atık) veya kendi pisliğinde boğulmak 

Yazar: Yeni Yaşam
12 Mayıs 2026

‘Gerçeği söylemek devrimci bir eylemdir’ Antonio Gramsci Yüzleşmek zorunda olduğumuz sosyal kötülükler (açlık, yoksulluk, kölelik, sefalet, aşağılanma), iklim krizi ve...

Kiros’un Silindiri, Kürtlerin hakkı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mayıs 2026

Kiros Silindiri, antik Mezopotamya’nın killi toprağından günümüzün modern diplomasi masalarına kadar uzanan, 2600 yıllık ‘büyüleyici’ bir hikâye denilebilir. Şekli fıçıyı...

Devlet çözümden korkuyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mayıs 2026

Siyasal alan bu hafta hızlı ve hareketli geçti. Türkiye’nin temel gündemi olan Kürt sorunu ve bu sorunla bağlantılı olarak yaşanan...

Sonraki Haber

Normal olmayan bir seçimi normalmiş gibi yaşamak ne kadar normal?-Ferda Koç

SON HABERLER

Gazeteci Öznur Değer ifade verdi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Pirsûs davasında mahkemeye tepki göstermişlerdi: İki kişiye ceza

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

15 Mayıs etkinlikleri sürüyor: Ulu Cami önünde dengbêj divanı kuruldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Paris’te 5’inci Kürt Kültür Festivali düzenleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Yanlış eve polis baskını: 15 yaşındaki çocuğa işkence yapıldı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Dirbêsiyê’de halk esir ve şehit cenazelerinin teslimi için yürüdü

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

‘Casusluk’ davasında ara karar: Tutukluluk devam edecek

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır