• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
12 Nisan 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kültür

Yasak ve baskılara rağmen 54 yıllık inat: Yar Yayınları

12 Nisan 2026 Pazar - 11:58
Kategori: Kültür, Manşet

Onlarca kitabı yasaklanan, bombalanan ve arşivleri talan edilen Yar Yayınları, 54 yıldır sosyalist yayıncılık yapma ısrarını sürdürüyor

Türkiye’de sosyalist yayıncılık denilince akla gelen birkaç yayınevinden biri olan Yar Yayınları, baskılara ve engellemelere rağmen 54 yıldır sosyalist yayınevi olma ısrarını devam ettiriyor. Bugün Mahir Ulaş Yeşil tarafından sürdürülen yayınevi, Türkiye’de sosyalizmde ısrar etmenin ne anlama geldiğini tarihsel olarak ortaya koyuyor.

Sosyalist hareketlerin kitleselleştiği 1970’li yılların başlarında, 12 Mart askeri muhtırasından hemen sonra Osman Y. Çobanoğlu tarafından kurulan Yar Yayınları, ilk bastığı kitaptan itibaren dünya devrimci geleneğinin kaybolmaması için yayınlar yaptı.

Bugüne kadar 200’den fazla kitap yayımlayan ve dünya devrimci mücadele deneyiminin birçok basılı örneğini Türkiye’ye kazandıran yayınevine yönelik onlarca kez dava açıldı, kitapları yasaklandı, baskına uğradı ve sahibi tutuklandı. Ancak yayınevi, bugün ikinci kuşakla birlikte dünya devrimci mücadele deneyimlerinin basılı materyallerini Türkiye’deki sosyalist ve devrimci kitlelerle buluşturmaya devam ediyor.

Öykücülükle başlayan hikaye yayıncılığa evrildi

Yar Yayınlarının kurucusu Osman Y. Çobanoğlu, yayınevinin tarihini ve yaşadıklarını anlattı. İstanbul’a çalışmak için geldiğini, ancak kamu kurumunda çalışırken kadrosunun onaylanmaması üzerine Cağaloğlu’na gitmeye karar verdiğini söyleyen Çobanoğlu, o yıllara dair şunları aktardı:

“Ben 70’li yıllarda İstanbul’a geldiğimde ilk olarak PTT’de çalışmaya başladım. Orada kadromun onaylanmaması durumu ortaya çıkmıştı. Ben de o sırada hikayeler yazıyordum, gazetecilik yapmak istiyordum. Varlık dergisine öykülerimi götürdüm, orada Yaşar Kemal ile görüşmek istiyordum. Orada Ayşe Nur Zarakolu ile tanıştım. O bana sahip çıktı. Bir ay kadar onun evinde kaldım. O dönemde beni Ant Yayınları’na götürdü. Orada Yaşar Kemal, Doğan Özgüden, İnci Özgüden, Tilda Hanım ile tanıştım ve orada hikayeler yazmaya başladım. O dönem May dergisi vardı, öykülerim orada çıkmaya başladı. Hikayelerim yayınlanmaya başlayınca Yaşar Kemal’e götürdüm, o da hikayelerimi beğendi.

Sonra o dönem 12 Mart döneminde Ant’ta çalışıyorduk, Ant’ı toparladık. Daha sonra gelenlerle bir uyuşmazlık olunca oradan ayrıldım. Ayrılınca Cağaloğlu’nda tutunmak istedim. Bir kağıtçıdan 100 top kağıt alıp, bunun 50 topunu aynı kağıtçıya biraz daha ucuza satarak ilk iki kitabımızın çevirmen parasını vererek 1972 yılında Yar Yayınları’nı kurduk. İlk kitabımız ise Boran adlı kitaptı. Sonrasında Çernişevski’nin ‘Nasıl Yapmalı?’ kitabını bastık.”

Kitabevi bombalandı, kitapları yasaklandı

Yayınevinin Ant Yayınları geleneğini sürdürmek için kurulduğunu belirten Çobanoğlu, ilk kitaplarla birlikte bu geleneği devam ettirdiklerini dile getirerek şöyle devam etti:

“Ant Yayınları’nın o değişiminden önceki sosyalist yayınevi geleneğini devam ettirmek istedik aslında. Ant’ın o dönem silahlı mücadele tarihi ve teorisi ile ilgili kitapları vardı. Ona benzer kitaplar bastık. 12 Eylül sürecine kadar da özellikle dünya devrimci mücadele deneyimleri üzerine kitaplar çıkardık. ‘İran’da Silahlı Mücadele’, ‘Batı Avrupa’da Silahlı Mücadele’, ‘Komünizm İçin Silahlı Mücadele’, ‘Nasıl Yapmalı?’ gibi kitapları bastık. O dönemde Che Guevera’nın kitaplarını da basmaya başladık, birkaçını da 12 Eylül öncesi çıkardık.”

Kitaplar çıkmaya başladıktan sonra yasakların da beraberinde geldiğini söyleyen Çobanoğlu, yalnızca yasaklarla değil, baskılarla da karşılaştıklarını, açtıkları iki kitabevinin bombalandığını da belirtti. Çobanoğlu şöyle devam etti:

“Yar Yayınları’nı kurduktan sonra Konya’da iki kitabevi açmıştık. Biri Konya merkezde, diğeri ise Bozkır’daydı. Kardeşimin üzerine açmıştık kitabevlerini. O dönem iki kitabevi de sosyalist kitaplar satıyoruz d’ye bombalandı. Sonrasında ben ve kardeşlerim gözaltına alındık. Abim ve kardeşim tutuklandı.

12 Eylül dönemine kadar çıkardığımız yayınlarla ilgili 40’a yakın soruşturma geçirdik, yargılandık. Sonrasında ise 12 Eylül darbesinden önce, şubat ayında FKHC’li Habaş grubuna yönelik yapılan operasyonlar sırasında gözaltına alındım. Burada hem evim hem de yayınevi basıldı, bütün eşyalarımız ve arşivimiz talan edildi. 15 günlük gözaltı sürecinin ardından serbest bırakıldım. 12 Eylül’den hemen sonra ise Kasım ayında köye giderken yolda çevrilip yakalandım ve tutuklandım.

Tutuklanma döneminde aslında 30-40 kitabımızdan dolayı zaten yargılanıyorduk. Tutuklandıktan sonra ise yargılandığımız kitaplardan dolayı cezalar ardı ardına gelmeye başladı. Birinden aldığım ceza bitmeden diğeri geliyordu. Birçok cezaevini gezdim. Toplamda 7 yıla yakın cezaevinde kaldım. O sırada yayınevi kapandı. Eşim ilk iki yıl çıkacağımı düşünerek yayınevinin kirasını verdi ancak tutukluluğum uzayınca veremedi. Yargılandığım kitaplar nedeniyle yayınevi kapatıldı, mühürlendi.”

Yedi yıllık tutsaklıktan sonra ilk iş yasaklı kitapları basmak

Cezaevinden çıktıktan sonra bir süre işsiz kaldığını, iş aradığını ve birçok sosyalist kimliğiyle tanınan kişi ile yayınevinin kendisini işe almadığını anlatan Çobanoğlu, o dönemde kitap dağıtım işi yapan Say Dağıtım’ın kendisine bir yer verdiğini ve yeniden yayıncılığa başlaması için teşvik ettiğini dile getirdi. Çobanoğlu, hikayesine şöyle devam etti:

“Cezaevinden çıktıktan sonra iş aramaya başladım. O sırada Say Dağıtım vardı, sahibi Cağaloğlu’ndaki bir yerini bana verdi. ‘Burada hem bizim işlerimizi yap hem de kendi işlerini takip et’ dedi. 3-4 sene boyunca Say Dağıtım’ın yerinde durdum. Orada hem kendi işlerimi takip ettim hem de onların işlerini yaptım.

Bir süre sonra bir matbaacı arkadaşım, ‘Matbaa bende var, kağıt alalım, yeniden başlasana’ dedi. Böylece yeniden Yar Yayınları’nı devam ettirme kararı aldım.

80’lerin sonuydu, Yar Yayınları’nı yeniden kurarak yayıncılığa başladım. İlk olarak da 80 öncesi yasaklanan ‘Felsefenin İlkeleri’ kitabımı bastım. Sonra yine yasaklı kitaplarımdan biri olan ‘Partileşme İlkeleri’ kitabını bastım. O günlerde geri çekilmek yerine üzerine üzerine gitmeye karar vermiştim. Bu yüzden ilk olarak yasaklı kitapları basarak işe başladım. O dönem Özal’lı yıllardı. Birçok mahkeme durdurulmuştu, cezalar dondurulmuştu. Bu iki kitaptan sonra yine yasaklı olan ‘THKP-C Dava Dosyası’nı yeniden bastık.”

Yeni yayıncılık yeni yasaklar

Yeniden Yar Yayınları kurulduktan sonra ilk olarak yasaklı kitapları basan, ardından 80 öncesi planları arasında yer alan Che Guevara kitaplığını yayımlamaya başlayan Çobanoğlu, 90’lı yıllardaki ilk yasağı da Guevara’nın ‘Bolivya Günlüğü’ kitabıyla aldı. Çobanoğlu, o dönemi şöyle anlattı:

“Yine yasaklar gelmeye başladı tabii. Che Guevara’nın kitaplarının tamamını basmayı istiyordum zaten 80 öncesinden itibaren. Bolivya Günlüğü kitabını bastık ve hemen yasaklandı. Bolivya Günlüğü, 70’li yıllarda yasaklanmış ve yasak kararı kaldırılmamıştı. Biz çıkardığımızda savcı yasak kararını bulup kitabı yeniden yasakladı.

Özgür Ülke gazetesinin Kadırga bürosuna yakın bir yerdeydik. Gazete bombalandığında bizim de camlarımız kırılmıştı. Bombalama sonrası polis yayınevini bastı ve kitaplara el koydu. Hatta Belge Yayınevi de bize yakındı. Ragıp Zarakolu ne olduğunu görmek için yayınevine geldiğinde bir süre alıkonuldu. Arşivimiz, bastığımız kitaplar ve tüm materyallerimize el konuldu. Açıldığımızdan itibaren 5-6 defa arşivimize ve kitaplarımıza el konuldu. Hatta bir dönem arşivimizin bir kısmını köye götürmüştüm, köyü de basıp almışlardı. Basmak için çevirttiğim kitapları da almışlardı. Halen o kitapları basmayı çok istiyorum.”

‘Seni halk adına ölüme mahkum ediyorum’

Türkiye’de neredeyse bütün sosyalist gençlerin ilk okuduğu kitaplardan biri olan ‘Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum’ kitabını da 90’larda bastığını söyleyen Çobanoğlu, telif haklarını elinde bulunduran yayınevinin kapanması nedeniyle hakların kendisine verildiğini, ancak kitabın uzun süredir yasaklı olması nedeniyle yeniden basılmadığını belirterek şöyle devam etti:

“90’lı yıllarda kapanan Habora Yayınları, çıkardığı kitapların haklarını bize verdi. Onların yayımladığı ve çok satan, sonrasında yasaklanan ‘Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum’, ‘Yarın Bizimdir Yoldaşlar’ gibi kitaplar da bize geçmiş oldu. ‘Seni Halk Adına Ölüme Mahkum Ediyorum’ yasaklıydı ama ben yine basmak istedim ve bastım. Halen de okunan kitaplar arasındadır. Bugüne kadar 30’u aşkın kitabımız yasaklandı. Halen yasaklı kitaplar listesinde olan kitaplarımız var. Sıkıyönetim mahkemeleri döneminden kalma yasaklı kitaplar listesinde halen kitaplarımız görünüyor. Mesela ‘Marksizm-Leninizm İlkeleri’ kitabının 1, 2 ve 3. ciltleri yasaktı; yasaklar kalktı ama hiç yasaklanmadığı halde 4. cildi yasaklı kitaplar listesinde halen duruyor. ‘THKP-C Dava Dosyası’, ‘Kontr-Gerilla’ kitapları beraat ettikleri halde halen listede duruyor. Yasaklansa da bugüne kadar Che Guevara’nın 10 kitabını bastık bu arada.”

2000’li yıllarda yayınevini toparlamaya çalışırken, pandemi döneminde kendilerine hiçbir bildirim yapılmadan vergi dairesi tarafından yayınevinin tüzel kişiliğinin sonlandırıldığını söyleyen Çobanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yayınevini yeniden toparlamayı düşündüğümüz 2000’li yıllarda ise başımıza bu kez farklı bir şey geldi. Pandemi döneminde bize herhangi bir bildirim yapılmadan, yayınevi vergi dairesi talebiyle resmen kapatıldı. Gidip itiraz ettiğimizde de ‘size tebligat gitmiş’ denildi, ancak bize hiçbir bildirim yapılmamıştı. Pandemiden sonra ise oğlum Mahir’in üzerine yayınevini yeniden açarak kitapları yeniden basmaya başladık. Artık Mahir, Yar Yayınları’nın çizgisini devam ettiriyor.

Ama hala hayallerimi tam olarak gerçekleştiremedim. Çok eksiğimiz var. Biz bu işe para kazanmak için girmemiştik; borçla açtık yayınevini, borçla devam ettirdik. Mesela benim hayalim, dünya devrimci mücadele deneyimlerinin büyük bölümünü basmaktı. Ama para yok, imkan yok, maddi sıkıntılar var, dil bilmiyorum. Sosyalist yayınevlerinin hemen hemen hepsinin yaşadığı sorunlar bunlar.

Bir süre önce ise kurucuları arasında bulunduğum Yay-Kop’u kurduk bunun için. O da tam olarak oturmadı ancak başladığımız zamandan daha ileri bir yerdeyiz Yay-Kop hem üretim hem tüketim kooperatifi olarak kuruldu, öyle planlandı. Biz kurduğumuzda 15 yayıneviydi, şu an 30-40 yayınevini bulduk. Yoksa büyük dağıtımlar kitaplarımızı dağıtmıyor, büyük kitabevleri kitaplarımızı almıyor. Mesela Türkiye Yayıncılar Birliği, beni aidatı ödemediğim için üyelikten çıkardı. Çıkardıktan bir süre sonra ise yayıncılara verilen yayımlama özgürlüğü ödülünü vermek istedi, ben kabul etmedim.”

Yaşar Kemal’in kendisini Cağaloğlu’nun ayağına bir diken olarak koyduğunu söyleyen Çobanoğlu şöyle konuştu:

“Kısacası, Yaşar Kemal beni Cağaloğlu piyasasının ayağına diken olarak koydu. Ben geldiğimde bir süre Ant Yayınları’nda kaldım, orada yattım. Yaşar abi bana para veriyordu, avans verdiriyordu. Kalmam için çok çabaladı. 12 Mart’a kadar Ant Yayınlar’ında kaldım. Ben bu yayıncılığa dair, sosyalist yayıncılığa dair ne öğrendiysem Doğan ile İnci’den, Tilda Hanım’dan öğrendim. Yaşar Kemal ‘Osman, sen kal’ demeseydi kalmayacaktım.

Bir yandan iyi ama bir yandan da kötü oldu. Ben hikayeciydim, röportajcıydım. O yanlarım öldü, yayınevi ağırlık kazandı. Mesela cezaevinde hikayeler yazdım ama bu sefer de idare izin vermedi, çıkaramadım. Hikaye yazdım, roman yazdım ama çıkaramadım. Mektuplarımı bile çıkaramadım. Cezaevindeyken bana Ragıp Zarakolu ve Ayşe Nur Zarakolu sahip çıkmıştı. Bir de o dönemin BBC muhabiri vardı. O mektup yazıyordu, sonrasında o da Af Örgütü’ne devretti, onlar ilgilendi benimle.”

‘Sosyalist yayıncılık kitlelerin bilinçlenmesi için önemli’

Sosyalist yayınevlerinin kâr amacı gütmemesi gerektiğini, sosyalist yayıncılığın bir bilinçlenme aracı olduğunu dile getiren Çobanoğlu, son olarak şunları söyledi:

“Sosyalist yayınevleri sadece kâr amacı güden yerler değildir. Biz de öyle düşündük. Dünya devrimci mirasına sahip çıkıp kitlelerin bilinçlenmesi için sosyalist yayınlara ihtiyaç var. Şunu bilmek gerekir ki bizim hedefimiz devrim yapmak ve o sürecin halen devam ettiğine inanıyorum. Bunun için kitlelerin bilinçlenmesi gerekir ve kitaplar da bunun için önemli.

Aynı düşünceyle yeni dönemde dünya sosyalist deneyimlerine dair, ayırt etmeden kitaplar basmaya devam ediyoruz. Şu ana kadar yayımladığımız kitap sayısı 200’ü geçti. Halen aklımda basamadığım birçok kitap var. Yasaklı olduğu için basamadığımız kitapları da basmayı düşünüyorum.”

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Aram Yayınevi 5 kitabı okuyucuyla buluşturdu

Sonraki Haber

Suriye tüccarların sömürge alanına döndü: Halk ekonomik krizle boğuşuyor

Sonraki Haber

Suriye tüccarların sömürge alanına döndü: Halk ekonomik krizle boğuşuyor

SON HABERLER

Galibaf: ABD, İran heyetinin güvenini kazanmayı başaramadı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

KNK ‘ulusal birlik’ gündemiyle toplandı: Fırsatlar ve riskler çok büyük

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

Lübnan’a saldırılar şiddetleniyor: Yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bini aştı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

İliç davası öncesi Yıldız ailesinden dayanışma çağrısı

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

Colemêrg’te sağanak yağış: Yol çöktü, köylere ulaşım sağlanamıyor

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

Savaşın görünmeyen ihlali: İran’da çocuklar cephede

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

Bursaspor’da yine ırkçılık

Yazar: Yeni Yaşam
12 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır