• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Mayıs 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Trump-İlham Ahmed görüşmesinin Türkiye kodları-Nihat Kaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
1 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

ABD tarafından davet edilen Suriye Demokratik Meclisi (MSD) Eşbaşkanı İlham Ahmed, ABD’de bir takım düşünce kuruluşlarının yanı sıra bazı senatörlerle görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde daha çok Kuzey Suriye sorunu, Türk devletinin bölgeye yönelik tehditleri ve Suriye’nin geleceği konuşuldu. Fakat bu görüşmeler arasında ayak üstü de olsa İlham Ahmed’in ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi dikkat çekiciydi. Gerçi görüşmede çok ciddi bir mesele konuşulmadı, ama bir ABD başkanının bir Kuzey Suriye yetkilisiyle ayak üstü de olsa konuşması bir ilk olması bakımından önemli. Ancak bu önem nereden geliyor? Görüşmenin siyasal ve diplomatik mesajları neler?

Özellikle de bu dönemde gerçekleşmesi bir tesadüf mü? Her şeyden önce böylesi bir görüşme tesadüf olarak yorumlanamaz. Çünkü diplomatik ve güvenlik kurulları gereği bir ABD başkanının bulunduğu her yerde, özellikle de yabancıların, kimler ve kim oldukları önceden geniş bir şekilde araştırılır. Araştırılmak zorunda da. O toplantı yerinde Trump ile İlham Ahmed’in karşılaşıp selamlaşmasını diplomatik olarak kesinlikle bir tesadüf olarak yorumlamak mümkün değil. Asıl soru görüşmenin zamanlaması. Çünkü geçmiş yıllarda da İlham Ahmed ve Kuzey Suriyeli birçok yetkili ABD’yi ziyaret etmişti. Ancak hiçbirinde böylesi bir görüşme ya da karşılaşma olmamıştı. Üstelik ABD’nin Suriye’den çekileceğinin hiç gündemde olmadığı, ABD askerleri ile Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) sıkı bir ilişki içinde DAİŞ’e karşı savaştığı dönemde dahi böylesi bir görüşme gündeme gelmemişti. Bu dönemde böylesi bir görüşmenin gerçekleşmesi zamanlama bakımından ister istemez dikkat çekici. Bu noktada bölge genelinde ve dünya çapında yaşanan gelişmelere bakmak gerekiyor. İşte tam da bu noktada Venezuela krizi göze çarpıyor.

ABD, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro karşısında kendini ‘geçici başkan’ ilan eden muhalif lider Juan Guaido’ya desteğini ve tanıdığını bildirdi. Hemen peşi sıra Almanya, İspanya, Fransa, İngiltere, Kanada, Brezilya gibi birçok devlet geldi. Venezuela’daki gerginlikte Türk devleti ise İran’la birlikte Maduro yönetiminin arkasında durdu. Rusya bu konuda tutumunu kesin cümlelerle açıklamasa da, kısa bir süre önce Venezuela ordusuyla birlikte yaptığı ortak askeri tatbikatla, Maduro’nun yanında durduğunu zaten belli etmişti. Venezuela dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip olsa da ABD için Venezuela’nın önemi sadece petrolden kaynaklanmıyor.

Jeostratejik konumu ABD için daha önemli. soğuk savaş döneminde Küba’nın olduğu gibi. Tabi bu durum da, bir süredir Ortadoğu merkezli devam eden Üçüncü Dünya Savaşı ve ABD ile Rusya’nın liderliğinde yeniden şekillenen iki bloklu dünya sisteminin dünya geneline yayılmasıyla bağlantılı. ABD’nin burnunun dibinde Rusya yanlısı muhalif bir güç şekilleniyor. ABD için bu durum Suriye’den daha önemli. Benzer bir durum da Ukrayna sorununda Rusya için yaşanıyor. Ki, yaşanan sorundan dolayı Rusya Ukrayna’nın bir parçası olan Kırım’ı işgal etti. Bu sorun karşısında ABD ve AB devletleri Ukrayna hükümetinin yanında durdular. Rusya da burnunun dibinde böyle bir güç istemiyor. İlham Ahmed ile Trump görüşmesi bu noktada önem kazanıyor. Çünkü Türk devleti ve AKP hükümeti ABD’yle, özellikle de Kürtler ve Kuzey Suriye sorunu yüzünden bir süredir zaten gerginler. Bundan kaynaklı olarak da Rusya ile sıcak ilişki içindeydiler. Ancak Türkiye bir NATO üyesi ve ABD’nin bir mevzisi.

ABD Rusya’nın kendi mevzisine bu kadar girmesini kabul etmez. Fakat sorunun kaynağı olan Suriye, ABD’den uzak bir yer olduğu için, müttefiki Türk devletini şimdiye kadar dengelemeye çalışıyordu. Ama Venezuela sorunu başka bir sorun. ABD, Türk devletiyle ekonomik ilişkiler dışında uzaktan yakından bir alakası olmayan Venezuela sorunuyla Suriye sorununa aynı şekilde yaklaşamaz. Hele hele burnunun dibinde muhalif bir gücün örgütlenmesine tepkisiz hiç kalamaz. İşte Türk devletinin rolü bu noktada devreye giriyor. AKP hükümeti ve Erdoğan ABD karşısında Madoru hükümetine desteğini “Maduro sandıktan çıkmıştır” diye gerekçelendiriyor. Erdoğan bu tutumuyla Rusya yanlısı cepheye ve ABD karşıtı muhalif cepheye destek sunuyor. Gerçi AKP hükümeti Arap Baharı’nın başladığı 2011 yılından beridir bu tutumun içindeydi, ama Ortadoğu ayrı Amerika kıtası ayrı. ABD’nin en üst düzey yetkilisinin İlham Ahmed ile bir resepsiyonda tesadüfmüş gibi karşılaşması tam da bu noktada anlam kazanıyor. Gerçi Trump görüşmede bildik sözlerin dışında bir şey söylemedi, ama ABD askerlerinin Suriye’den çekilmesinin gündemde olmadığı dönemde dahi hiçbir Kuzey Suriyeli yetkiliyle aynı ortamda bulunmayan Trump’ın bu dönemde MSD Eşbaşkan’ı ile aynı ortamda bulunması ciddi mesajlar içiriyor. Bu görüşmeyle ABD Türk devletine açıkça şu mesajları vermek istedi:

1. Sen benim burnumun dibinde bir muhalif güce destek verirsen ben de senin yanı başındakine destek veririm.

2. Kuzey Suriye ve Kürtler için şimdiye kadar ‘askeri müttefik’ diyorduk, böyle devam ederseniz ilişkilerimiz siyasal bir ilişkiye dönüşür.

3. Şimdiye kadar daha çok asker, istihbarat ve alt düzey siyasi bürokratlarla yapılan görüşmeler en üst düzeye taşınır.

Hatta Türk devleti ve AKP hükümetinin, şimdiye kadar sürdürdüğü şımarıklıklarını terk etmemesi durumunda, Erdoğan’ın Maduro’ya yönelik gösterdiği ‘seçilmiş başkanı nasıl tanımazsınız’ tutumu, AKP’nin keyfi uygulamaları sonucu Türkiye’de tutuklanan yüzlerce milletvekili ve belediye başkanına da işaret ediyor.

O zaman AKP hükümetine şu sorulacak: Maduro ‘seçilmiş’ de cezaevlerine doldurduğun milletvekilleri, belediye başkanları seçilmemiş mi? Bu yüzden de yakın bir dönemde Türk devleti aleyhine çok daha farklı gelişmeleri beklemek yanlış olmayacaktır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Dünyada sürekli savaş hali ve yeniden sömürgeleştirme

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

İkinci Paylaşım Savaşı iki kutuplu dünyayla sonuçlandı. Ekonomik bölgeler ve nüfuz alanları yeniden düzenlendi. Emperyalizm klasik sömürü yöntemlerini terk ederek...

Tayyip Erdoğan’ın büyük kaybetme oyunu mu?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Artık süreç istihbarat örgütünün ilişkilenmesi ve çalışmalarını aşmış bulunuyor. Ortada 100 yıllık bir siyasi sorun var. Böyle bir sorun istihbaratın...

Güncel bir tehlike olarak İbrahim Kaypakkaya

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Türkiye ve Türkiye Kürdistanı devrimci hareketinin 71 devrimci kopuşunun komünist çizgisini temsil eden İbrahim Kaypakkaya’nın Amed Hapishanesi’nde 18 Mayıs 1973’te...

Özgür Kürdün doğuşu enternasyonal bir çıkıştır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bu yönleriyle Haki Karer yoldaş, devrimciliği, enternasyonalizmi sadece teorik olarak yaşayan değil, bizzat onu en ileri düzeyde temsil eden bir...

Marifet söylemek değil yapmaktır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bahçeli’nin iki yıldan beri gösterdiği ezber bozan söylemleri, gündemin temel konusu olarak değerlendirilmeye devam ediliyor. Bahçeli, Kürt Halk Önderi Sayın...

‘Kürt uykusunda Dayê’sini görmesin diyorlar’

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

On yıllardır sistemin bizlere uyguladığı sistemsel politik baskılar şu an ‘süreç’ adı altında dışarıdan bir rahatlama gibi görünüyor olsa da...

Sonraki Haber

Yeraltı sularınızı tahlil ettirin!

SON HABERLER

Mûş’ta 30 yıl sonra tahliye edilen Cesur’a coşkulu karşılama

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

İranlı Yazar Gulşen Fethi’nin evi basıldı, dijital eşyalarına el konuldu

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

İstanbul Boğazına dalan Cemil Salman kayboldu

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Kayıplar Haftası: Rıdvan Karakoç ve Hasan Ocak mezarları başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Zonguldak’ta maden ocağında göçük: Bir işçi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Agirî’de Newroz’a katıldığı için tutuklananlara tahliye

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Konak Belediyesi’nde işten çıkarma protestosu

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır