• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Yayladere Sülbüs Suyu-Beyza Üstün

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
1 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bugün Türkiye’de kapitalist-faşist yönetimin yaşamı katletmeye devam ettiği Peri Vadisi’nde yaşanmaya devam eden bir olayı size aktararak ‘yenilenebilirlik’ gerçekliğine yenilenebilir olanın ne olduğunu birlikte düşünmeye devam etmek istedim.

Önce iki güncel etkinlik duyurusu ile yazıya başlamak istiyorum;

İlki, 3 Şubat 2019’da Çocuklar Zehirlenmesin İnisiyatifi’nin düzenlediği İstanbul Tabip Odası’nda saat 14.00’da yapılacak olan Dünyamız Zehirlenmesin paneli.

İkincisi halk sağlığı araştırmasının kanser riski sonuçlarını halklarla paylaştığı için, Gıda Zehirlenmeleri yazısı nedeniyle ağır cezada yargılanan Bülent Şık’ın Mutfaktaki Kimyacı kitabı.

Her iki araştırma aktarımında; sürdürülebilir kalkınmanın yaşam üzerindeki sonuçlarına, yaşamın sermayenin hızına nasıl yenik düştüğüne, devletin bu süreci faşizmin araçları ile nasıl yönettiğine bir kez daha tanık olacaksınız.

1992 yılında Rio de Janeiro’da BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nda, aynı yıl Dublin’de BM Su ve Çevre Konferansı ile alınan kararlarla; kalkınma sürdürülebilir kılınırken, suyun ticarileştirilmesinin, su havzalarının bütünleşik olarak sermaye alanına dönüştürülmesinin stratejileri oluşturuldu. Dünya su konseyinin, konferansa katılan ulusların temsilcilerinin, şirketlerin, sürecin destekleyicisi bilim insanlarının ve sürece katılımcılık gösteren STK’ların katkısıyla belirlenen bu stratejiler, 2000 yılında yapılan BM Lahey Su Forumu’nun sonuç bildirgesinde tüm detayları ile açıklandı.

Türkiye’de bu süreç 2008 krizi ve iktidarın faşizmi yapılandırma sürecinin etkisi ile hızlandı ve her alana yayıldı. Devlet; güvenlik güçleri ile savaşlarla sürecin uygulanmasında doğrudan etkin rol almayı sürdürdü.

2009 yılında uluslar arası 5. Dünya Su Forumu’nun Türkiye’de yapılmasından, 2003 yılında su kullanım anlaşmaları yönetmeliğinin DSİ tarafından oluşturulmasından sonra, yaşadığımız coğrafyada; suyun metalaştırılması, alınır satılır kılınması hızlandı ve şirketler su kullanım anlaşmaları ile en az 49 yıllığına suların kullanım hakkını alarak; BM tarafından yenilenebilir enerji üretimi kabul edilen HES’ler yapmak üzere, ya da yeraltı sularını paketleyerek satmak üzere suya sahip oldu. Dönemin Orman ve Çevre Bakanı, Suyun Ticarileştirilmesine Hayır Platformu olarak yaptığımız açıklamalara, mücadelelere; -yalan söylüyorlar, biz suyu satmıyoruz, enerjide dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak için yenilenebilir enerji üretimine geçiyoruz- diye karşı açıklamalarda bulundu. İktidarın halklara söylediği yalanlara rağmen su ve su havzaları; suyun dolanımda olduğu/aktığı yer üstü ve yeraltı katmanlar, vadiler, ovalar, dağlar, akiferler, pınarlar, dereler, göller, lagünler sermaye birikimi alanı olmaya sistematik olarak sokuldu.

Bingöl’de Sülbüs dağında bir pınarın başına gelenlerden bir örnekle bugüne bakalım:

Hatırlayacaksınız 19 Temmuz 2015’de Cudi Dağı tanıkların askeri araçlardan atıldığını söyledikleri ateş nedeniyle yanmaya başlamıştı. Ertesi gün Yayladere Sülbüs Dağı etekleri de bilinmeyen bir yöntemle başlayan yangınlarının; 2015’in sonuna kadar, Lice, Kulp, Silvan, Peri Suyu Vadisi’ni içine alarak, yayılarak sürdüğüne, 6 bin 800 hektardan fazla orman ekosisteminin, bağların, bahçelerin, içlerindeki köylerin yanışına, yetkililerin müdahale etmeyişine tanıklık ettik.

Son 10 yıldır, Peri Suyu Vadisi’nde Danıştay’ın tüm iptal kararlarına, yöre halkının verdiği tüm mücadelelere rağmen iktidar; Peri Vadisi üzerinde Güvenlik Barajları, HES’ler ile termik santralı aynı anda destekleyerek, yenilenebilir olan/olmayan enerji yatırımlarını, suyun şirketler tarafından kullanımını, ekolojik ve kültürel soykırım uygulamalarını sürdürdü.

Tarih 16 Ocak 2019, Bingöl Valisi, “Yayladere Belediye Bşk’lığı tarafından sunulan Yayladere Su Dolum Tesisi Fizibilite Projesi onaylandığını” açıkladı. Fırat Kalkınma Ajansı’nın kararı Munzur suyu gibi “SÜLBÜS SUYU MARKA OLACAKTIR” ve bölgeye istihdam sağlanacaktır diye halklara duyuruldu.

Sözler, yalanlar, yenilenebilir olanlarolmayanlar, devlet, şirket, savaşlar…

Halklar sözünü söylemişti, bir kez daha hatırlatalım; Su hayattır, Satılamaz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Meta cangılında komünleşmek

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

Yeni Yaşam gazetesinde, neredeyse nesli tükenecek tam donanımlı ve hayatı ile düşüncesi birbiriyle uyumlu, kendisini bir akademisyen olarak kapitalizmin “düşünce...

Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

Eylül ayında yapılacak üç eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’nın “süper seçim yılı” sona erecek. Saksonya-Anhalt, Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’de yapılacak olan seçimler,...

Müzakere ve mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

“Süreç”, Öcalan’ın İmralı Adası’ndan dünyaya duyurduğu, 27 Şubat deklarasyonuyla açıldı. Elbette, bunun evvelinde bildiğimiz, şeffafça gözlerimizin önünde cereyan etmiş en...

Entelektüel tartışması, barış ve Öcalan meselesine dair…

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Türkiye’nin entelektüel hayatında tuhaf bir Öcalan paradoksu bulunuyor. Devlet onun etkisini hesaba katıyor. Belirleyiciliği kabul ediliyor. Fakat aynı insanın düşüncelerini...

Sosyal ekonomi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu anlatır. Bir işletmenin başarısı, ne kadar çok insanın hayatını iyileştirdiğiyle değil,...

Azadî Parkı’nda bir şiir çınarı Şêrko Bêkes

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Yaz mevsimi sanki göç mevsimidir şairlerde. Modern Kürtçe şiiri omuzlayan şairlerden Şêrko Bêkes’i de böyle bir Ağustos sıcağında yitirmiştik. O...

Sonraki Haber

AB hızlı tren için uyarmış

SON HABERLER

Meta cangılında komünleşmek

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

Söylenebilirliğin ve yapılabilirliğin sınırları

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

Anne beni toprağıma göm!

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

Müzakere ve mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

‘Baldırı çıplakların’ serveti

Yazar: Yeni Yaşam
28 Ağustos 2026

Seyda Şimşek 30 yılın ardından tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Suriye’de Kürtçe temel ders olarak okutulacak

Yazar: Yeni Yaşam
27 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır