Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP’de genel başkanlık ve grup başkanlığına ilişkin Meclis’e ulaşan yazılar arasında çelişki bulunduğunu belirterek, bunun çözüm yerinin TBMM olmadığını söyledi. Kurtulmuş, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde geniş uzlaşının korunması gerektiğini de vurguladı
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya’ya düzenlediği resmi ziyaret öncesinde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
CHP’deki grup toplantısı tartışmasına dair konuşan Kurtulmuş, Meclis Başkanlığının tarafsızlık ilkesiyle hareket ettiğini savunarak şunları söyledi:
“Sayın Kılıçdaroğlu tarafından gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı bize ulaştığı anda biz gereğini yaptık ve Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldık. Hemen arkasından Cumhuriyet Halk Partisi Grubu’ndan gelen CHP Grubu’nun iç yönetmelikleri gereğince gerçekleştirilmiş bir grup toplantısı sonrasında, Özgür Özel’in Grup Başkanlığı ile ilgili yazıyı da kabul ettik. Gereğince de Sayın Özel’in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı tabelasını koyduk. Biz Meclis Başkanlığı olarak bize gelen yazılar çerçevesinde hareket etmek durumundayız. Eğer bu yazılarda bir çelişki varsa ki öyle görünüyor, bu çelişkinin giderilme yeri TBMM Başkanlığı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir. Eğer grup toplantısı usulüne uygun şekilde yapılırsa tabii ki TBMM TV her grubu yayınlar. Bana gelen iki yazıdan bahsettim. İkisinin arasında çelişki var. Çelişkinin giderilmesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına yazı yazıldı.”
Sürece dair konuştu
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair de konuşan Kurtulmuş, “Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim. Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarfettik, çok büyük bir emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım.
Yeni anayasa tartışmaları
Yeni anayasa tartışmalarına dair de Kurtulmuş şöyle konuştu:
“Anayasa meselesini Türkiye’nin en önemli ihtiyacı olarak görüyorum. Bu Meclisin önceki meclislere göre anayasa yapabilme imkanı bakımından daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir partinin tek başına anayasa yapma gücü yok. Bu müzakereye açık bir siyasi konum demektir. Nihayetinde herkesin bir ideal anayasa fikri vardır. Ama olabilecekler konusunda, komisyon çalışmasında da olduğu gibi bir uzlaşma zemini bence anayasa yapım sürecinde de ortaya çıkabilir. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle herkes fikrini masaya getirsin. Şu anda seçime daha çok vakit var. Sürenin yeterli olduğu kanaatindeyim. Bu parlamento, anayasa yapma bakımından olumlu bir havaya sahipken ve açıkçası komisyon çalışmasında da çok önemli bir deneyimi ortaya koymuşken eğer yeni anayasa yapmazsa millet, uzun süre yeni anayasa lafına kulak vermez. Her partinin tabii ki kendi rezervleri var, her partinin kırmızı çizgileri var. Ama nihayetinde siyaset şöyle bir şey değil, ‘Benim zihnimde ideal bir dünya var, bunu gerçekleştireceğim.’ Yapamazsınız, demokrasinin gücü tam da burada. Neyin yapılmasına ortam elverişliyse ve makul çoğunluk neye onay veriyorsa o olur. Ben anayasa çerçevesinin de bu makul çoğunluğun onayı ve siyasetin müsaade ettiği alanlardaki müzakerelerle sonuç alınabileceğini düşünüyorum.”
ANKARA









