35 yıl önce hayata gözlerini yuman şair Ahmed Arif, tek şiir kitabı olan ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ ve 19 şiiriyle 58 yıldır takip ediliyor
Yarattığı kendine has tarzı ve özgünlüğüyle edebiyatta önemli bir yere sahip olan şair Ahmed Arif 35 yıl önce aramızdan ayrıldı. Edebiyatın, şiirin seçkin ve ölümsüz ustalarından biri oldu. Ömrünün 50 yılını şiire adayan ve yalnızca “Hasretinden Prangalar Eskittim” adıyla tek bir kitap çıkaran Ahmed Arif’in o kitabı her yıl birçok yayınevi tarafından birkaç baskı ile okurlarına ulaştı ve ulaşmaya devam ediyor.
1968 yılında basılan ve halen en çok okunanlar ve basılanlar arasında yer alan bir klasik olan “Hasretinden Prangalar Eskittim” ile Ahmed Arif sanatında birilerini aşmak ya da geçmek değil, kendi özgünlüğünü yaratabilmeyi esas almayı tercih ettiği için günümüzde de bu anlamda seçkin bir konuma sahip.
“Ben halkımın mazlum ve gariban bir ozanıyım. Böyle olmak da yüce bir onurdur” diyen Ahmed Arif, ilk şiiri “Gözlerin”i 15 yaşında Afyon Halkevi’nin çıkardığı Taşpınar Dergisi’nde Kasım 1942’de yayınladıktan sonra ikinci şiiri “Yollarda”yı da aynı yıl Millet Dergisi’nde yayımlandı. 1948-1954 yılları arasında Yeryüzü, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Yeni Ufuklar, Kaynak gibi dergilerde yayımladığı şiirlerle sanatını olduğu kadar bakış açısını da ortaya koymasıyla bilinen Ahmed Arif’in kendine has epik ve lirik söyleyiş tarzını diyalektik bir anlatımla bütünleştirmesiyle farkını ortaya koyan bir şair olma özelliğini taşıyor.
Tek kitabı ilgiyle hala takip ediliyor
Şiirlerinde halk türküleri, ağıtlar, masallar ve efsanelerinden beslenirken, özellikle Kürdistan’ın tarihini, doğasını, insanını, Kürtlerin mertliğini, cesaretini yalın bir üslupla işledi. Dünyaya bakış açısı itibariyle sosyalist bir perspektife sahip olan Ahmed Arif, halk kültüründen gıdasını alan sınırlı sayıdaki şiirleriyle bu anlamda yerel olanı evrenselleştiren bir halk ozanı. Ahmed Arif, tek kitabı olan Hasretinden Prangalar Eskittim’de insan-doğa sevgisi, yurtseverlik, yiğitlik, aşk, mahpusluk, hasret, yoksulluk, umut ve direniş, sınıf çelişkisi, sosyalist değerler ile Kürdi motifleri işlediği 19 şiiriyle, 58 yıldır halen artan bir ilgiyle kuşaktan kuşağa hitap ediyor.
33 kurşun…
En önemli eseri ise 33 Kürt’ün Wan’ın Qelqelî (Özalp) ilçesinde 1943 yılında Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın emriyle İran sınırında katledilmesi olayını dizelere taşıyarak, halk ozanı olmanın sorumluluğuyla tarihe not düşmesidir. Ahmed Arif, katliamı şöyle anlatıyor:
“Vurulmuşum / Düşüm, gecelerden kara / Bir hayra yoranım çıkmaz / Canım alırlar ecelsiz / Sığdıramam kitaplara / Şifre buyurmuş bir paşa / Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız / Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz / Rivayet sanılır belki / Gül memeler değil / Domdom kurşunu / Paramparça ağzımdaki…”
Arif aynı şiirde Kürtlerin sadece katledilişini değil, fütursuzca uygulanan vahşetin ve yağmacılığın tezahürünü devamla şu dizelerle tüm insanlığa anlatıyor:
“Ölüm buyruğunu uyguladılar / Mavi dağ dumanını ve uyur-uyanık seher yelini / Kanlara buladılar / Sonra oracıkta tüfek çattılar / Koynumuzu usul-usul yoklayıp / Aradılar / Didik-didik ettiler / Kirmanşah dokuması al kuşağımı / Tespihimi, tabakamı alıp gittiler / Hepsi de armağandı Acem elinden…”
İki kez tutuklandı
Ahmed Arif, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Felsefe Bölümü’nde öğrenciyken TCK’nin 141. ve 142. maddelerine aykırı davrandığı gerekçesiyle 1950 ve 1952-53 tarihleri arasında iki kez tutuklandı. Hakkındaki yargılama sonunda 2 yıl ceza verildi. Cezaevinden çıkınca da Ankara’da Medeniyet, Öncü, Halkçı gibi gazete ve dergilerde teknik işlerde çalıştı.
Geriye bıraktıkları
21 Nisan 1927’de Diyarbakır’ın Hançepek semtinde Yağcı Sokak 7 numaralı evde dünyaya gelen Ahmed Arif, Diyarbakır Lisesi’nden mezun olunca Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe Bölümü’nde okudu. 1940-1955 yılları arasında değişik dergilerde yayınladığı şiirlerinde kullandığı kendine has lirizmi ve iç dünyasıyla önemli ve seçkin şiirlere imza attı. Türkiye Komünist Partisi’ne (TKP) bağlı Türkiye Gençler Derneği’ne üye olan Ahmed Arif, örgütlü bir yaşamla Karl Marx’ın eserlerini okumaya ve giderek dünyayı Marksist bir perspektifle algılayıp yorumladı.
Duruşuyla dünyayı devrimci bir tarzda değiştirmenin kanaatine varmış bir sosyalist olan Ahmed Arif’in tek kitabına verdiği Hasretinden Prangalar Eskittim adını taşıyan bir de şiir albümü bulunuyor. Şiirlerinde hep ezilen insandan yana olan ve ezilenlerin kardeşliğine vurgu yapan Arif, Ankara’da 2 Haziran 1991 tarihinde 64 yaşında hayata gözlerini yumdu.
Ahmed Oktay’ın 1990 yılında yayımlanan “Karanfil ve Pranga” adlı çalışması Ahmed Arif şiiri üzerine yapılmış en detaylı çalışma olarak kabul ediliyor. Ayrıca Muzaffer İlhan Erdost’un “Üç Şair” adlı kitabında da Ahmed Arif şiirinin yorum ve çözümlemelerine dikkat çekiliyor.
Ahmed Kaya, Grup Yorum, Grup Kızılırmak, Zülfü Livaneli, Cem Karaca, Moğollar, Fikret Kızılok gibi birçok sanatçı ve müzik topluluğu, Ahmed Arif’in şiirlerini notalarla buluşturdu.
Kaynak: MA









