• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Mart 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Veliahtlar ve kadınlar…-M. Ender Öndeş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tam olarak hatırlamıyorum ama 6-7 yıl oluyordur herhalde; bir gün gazetede çalışırken aşağıdan çağırdılar. Büyük gazetelerden birinin ünlü magazin yazarlarından biri, kapının dışında duruyor. Biraz kem küm, sonra derdini anlattı. Holding veliahtlarının kadınlara yaptıkları istismar ve cinayet vakalarını örneklerle anlatan bir yazı yazmıştım o zamanlar. Epey ünlü iki kardeş de vardı onların arasında, aile pek ricacıymış, zaten karşı taraf da iddiasını geri çekmiş de filan, mümkünse gazetenin internet versiyonunda o bölümü değiştirebilir miymişim? Google’a yazınca tık diye çıkıyor ya, dert o. Sakız gibi yapıştı kaldı adam. Bunun bir haber değil, köşe yazısı olduğunu da anlatamıyorum. Hele gel bir çay iç diyorum, içeri de girmiyor, malum tehlikeli gazeteyiz biz. Muhabbet uzadıkça uzadı; çocukların geleceği, ailenin itibarı, vs… Nasıl bir sıkıntıysa artık, kırk yılın magazincisi bizim gazetenin kapısına kadar gönderilmiş.

Şule Çet davası olunca, yeniden hatırladım o günü. Bu veliaht kısmı, nedense pek kıymetli oluyor. Gelecekte şirketleri devralacak olan veletler, bir halt yiyorlar, sonra ayıkla pirincin taşını! Aileler koşturup duruyor, tehdit, rica, artık ne lazımsa.

Kadınlar pek mi sert bugünlerde? Evet, öyle. Adliyelere yığılıp baskı yapıyorlar mesela, Google’dan beterler, hiçbir şeyi unutturmuyorlar. Bir yerde bir yanlış görünce, üstüne üstüne gidip ortamı gerdikçe geriyorlar.

Genellikle Lenin’e atfedilen ‘çubuk bükme’ diye bir deyim var. Çok yerleşik bir yanlışı düzeltmek için çubuğu diğer tarafa sert bir şekilde kanırtmak yani. Bazen zorumuza gidiyor; mantığını anlamakta zorlanıyoruz. Kürtaj vakasında mesela, iki kişinin ‘faaliyetinden’ doğan bir durumun yine o iki kişi tarafından ortak karara bağlanması, ilk bakışta insana pek mantıklı gibi geliyor ve ‘benim bedenim benim kararım’ tutumu da sanki ‘aşırı’ bir şeymiş gibi görünüyor. Oysa durum çok basit! Erkek egemen düzenin bütün izlerinin tümüyle silindiği, kadın-erkek ayrımının zerresinin kalmadığı koşullarda bile olsak, söz konusu operasyonun fizyolojik ve psikolojik muhatabı belli. Yani o koşullarda bile, nihai kararın sahibini tartışmak yersiz. Şimdiki koşullarda ise ‘ortak karar’ denilen şey, zaten pratik olarak erkeğin kararı anlamına geliyor. Dolayısıyla, ‘aşırı’ gibi görünen talep, aslında ‘aşırı’ filan değil.

Son günlerde ‘kadının beyanı’ üzerine koparılan fırtına da aslında aynı çerçevede bir sorun. Evet, çubuk diğer tarafa sert biçimde bükülüyor; evet, belki zaman zaman ‘haksızlık’ yapma ihtimali de var ama olsun! Biraz da haksızlık oluversin yani, n’olmuş? Binlerce yıldır dönen bir çark var; farkında değil miyiz bunun? Ortaya çıkan vakaların koca bir buzdağının yalnızca görünen kısmı olduğunu bilmiyor muyuz? Bu memlekette ve bütün dünyada, milyonlarca sessiz kadının varlığı bir sır mıdır? Allah aşkına nerede yaşıyoruz biz? Yasalar filan bir yana, polisten savcıya, yargıca kadar nasıl bir ülkede, nasıl bir dünyada yaşıyoruz? Bu ülkede, sadece takım elbise en az beş yıllık ‘kıyak’ sebebi değil mi?

Evet, çubuğun sert bükülmesi, bu bükülmenin doğası gereği kendi içinde ‘haksızlık’ ihtimalini barındırır; ama zaten deyimin de mantığı bu. Yüzlerce yıldır binlerce kadının yaşamına mal olan bir sertlikten gelirken, kötü futbolcular gibi ilk faulde (tabii gerçekten faul varsa) bu kadar yerlere yatıp debelenmek ayıp değil mi? Yüzlerce yıldır yanlış tartan bir terazi var ve kadınlar gidip o terazinin bir kefesine küt diye yükleniyorlar; bu, başka türlü yapılabilir bir şey değil ki. Yaparsanız böyle yaparsınız; gram gram çözemezsiniz bunu. Terazinin kefeleri öyle denk filan gelmez, uzun süre gelmez; kaldı ki zaten daha terazinin kefeleri yerinden bile oynamış değil. Ama öte yandan, bu kadar sert bükmenin mantığı şudur ki, önce kendi içimizden başlamak suretiyle, herkes ayağını denk almaya, eline, koluna, lafına dikkat etmeye başlar. Bu kadar basit!

Bana sorarsanız, şu anda her şey seyrinde gidiyor ve iyi gidiyor. Bırakalım Çağataygiller kadınların şerrinden yakınıp ağlaşıp dursunlar. Bırakalım veliaht babaları Google itibarı derdine düşsünler. Bırakalım ‘linç mağdurları’ biraz daha mağdur olsunlar. İkide birde kadınların işini burnumuzu sokmak yerine niye bir paket çekirdek alıp çitlemiyoruz ki? Hem gölge de etmemiş oluruz, fena mı?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Cübbelerimizle yürüdük: Umut hakkı için

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

'Umut hakkı' talebi yalnızca mahpusların meselesi değildir. Bu talep, hukukun insan onuruna dayalı olup olmayacağı sorusuyla ilgilidir Devran Devrim 27...

Newroz halkı Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

2026 Newrozu’nu Ortadoğu ve dünyadaki sarsıcı siyasi ve askeri gelişmelerle karşılıyoruz. Reel sosyalizmin dağılması ve soğuk savaşın son bulması sürecinde...

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

‘Hristiyanlık denilen bu soyun, dünyanın dört bir yanında boyundurukları altına alabildikleri halklara karşı gösterdikleri vahşet ve zulmün bir benzerine, hiçbir...

Yapay zekânın finans ve enerji sektörleri üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Yapay zekayı incelediğimiz bu yazı dizisinde sırasıyla; yapay zekanın yeni fakat öncekilerden çok daha yıkıcı etkilere sahip olma potansiyeline sahip...

Barış için ortak hükümet

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Dün Yeni Özgür Politika’daki yazımda, “üçüncü” bir füze, provokatörler tarafından ateşlenip, Türkiye’ye düşerse, AKP iktidarının tek başına ABD ve İsrail’in...

‘Hüseyin abi hep iki kart gönderirdi, birisinin arkası boş’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Cezaevleri ile ilgili köşenin devam etmesi için gösterdiği özen, özveri ve hassasiyet duygulandırıyor. Yanımızdan giderken dahi bizi mahrum bırakmak istememiş....

Sonraki Haber

Müdahale yedik!-İsa Taşçı

SON HABERLER

Dêrazor kırsalında mezarlar tahrip edildi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

DEM Parti’den Newroz videosu: Özgürlük ve Demokrasi için Newroz ateşini harlıyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Cübbelerimizle yürüdük: Umut hakkı için

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Newroz halkı Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Kapitalizme karşı olmayan, barışı ağzına almasın!

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Sınır kapıları: Zaman Türkiye’nin aleyhine işliyor

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Amed’de kaya petrolü alanı genişletiliyor

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır