• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Venezuela için şimdi konuşmak kolay-Metin Yeğin

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
14 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Her şey futbol maçı yorumları gibi. Maç bitmeye yakın, sırtını spikere dayamış futbol yorumcusu istediği gibi sallayabilir çünkü maçın sonucu hem bellidir hem de artık geriye alabilme şansı yoktur. Ancak Venezuela’ya ilişkin, Chavez’in en yükseliş döneminde 2005 yılında, Venezuela’nın üç nesil gerilla komutanı, Douglas Bravo ile yaptığım ve Özgür Gündem’de yayınlanan bu röportaj, öyle iş işten geçtiğinde değil her şeyin yaşandığı bir döneme aitti ve bakın gol geldi.

Venezuela genel olarak nasıl bir süreç yaşadı? Nasıl bir tarihçe izledi?

DB: 23 Ocak 1958’de diktatörlüğe karşı genel bir grev başladı ve işte bu sürecin başlangıcı bu noktadır. Bu Latin Amerika için de önemli bir tarihtir, değişimdir. O zaman bu süreç çocuktu, sonra gelişti. Ondan sonra bütün Latin Amerika tekrar hareketlendi. Aynı zamanda bütün Latin Amerika’da ulusal bağımsızlıkçı hareketler gelişti. 27 Şubat (1989) ikinci kez bir dönüm noktasıydı. Sadece Caracas’ta on bin insan öldü. Bu süreçte ortada ne din vardı, ne politik partiler vardı, ne sendikalar vardı. Dolayısıyla bu 27 Şubat’tan sonra hepsi ortadan kaybolmuş oldu. Bu nedenle özgürlükten sonra ne kilisenin, ne politik partinin, ne devletin hiçbirinin etkisi kalmadı. Çok uzun dönem bir askeri cunta söz konusuydu. 23 Ocak’taki mücadelede bir cephe vardı, bu cephe askerle halkın birlikte oluşturduğu bir cepheydi. Bu çok önemlidir. Bu süreç hiçbir zaman ne Küba’ya ne Sovyetler’e ne de Çin’e benzer. Dolayısıyla 27 Şubat’tan sonra da bu ülkelere benzemeyen bir durum ortaya çıktı. Ayrıca dünyada da değişen bazı durumlar vardı. Artık küreselleşme söz konusu. Burada bağımsızlık kavramı da başka bir noktaya sürükleniyor. Bu süreç içerisindeki halk hareketlerinin durumunu, krizlerini, sorunları, yaratan hep askeri diktatörlüktür. Chavez’i ortaya çıkartan da bu süreçtir. Bütün bu özel sosyal hareketleri, halk hareketlerini yaratan da bu süreçtir.

Peki, bu süreç bugünü nasıl etkiledi?

DB: Venezuela’da gizli bir anlaşma vardır. Venezuela hiçbir zaman gerçekte küreselleşmeye karşı olmadı, uluslararası şirketlere karşı olmadı. Venezuela burjuvazisi her zaman hükümetin neo-liberal kanadını oluşturdu, petrol kartelleriyle anlaşmalar yaptı. Bu pakt sadece 23 Ocak’ta işlemez haldeydi. Bu tarihten başlayan süreçte Venezuela burjuvazisi ta ki Chavez’e karşı büyük petrol grevini tezgahlayana dek bu pakta itirazsız uydu. 11 Nisan’da ise halk gene onlara karşı çıktı, halk Bolivar devrimine katıldı. Petrol ve gaz asıl önemli olan ham maddelerdir. Bu ABD’nin Irak’a saldırmasının temel nedenidir ve bu aynı şekilde bizim için de çok tehlikeli bir durum. Eğer Venezuela ABD’ye verdiği petrolü keserse barış gelir. Bunun için çok önemlidir ve bunun için mücadele ediyoruz zaten.

Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahiptir. Bugün Kuzey Amerikalılar bunu büyük bir risk olarak görüyorlar. Zaten şu anda dünyada en önemli olan şey petrol, gaz ve tabii ki su. Şimdi herkes arasında ölümcül bir mücadele var. Amerika, Avrupa, Çin, Hindistan arasında. Çünkü petrol en önemli ham maddedir. Eğer petrol durursa her şey biter bu yüzden petrolün varili neredeyse 80 dolara kadar çıktı ve ilk defa 2006’da 100 dolara kadar çıkacak. Çünkü bu kriz ABD’yi, Kanada’yı ve Meksika’yı hepsini krize sokar. Bu onlar için ciddi problemdir. Bu yüzden askeri çözümlere dayanmak zorunda. Mutlaka, zorunlu olarak askeri müdahaleler yapmak zorunda. Bu nedenle küreselleşme demek aslında temel olarak enerji kaynaklarını kontrol altına almak demektir. Yani Amerika mutlaka askeri anlamda denetim altında tutmak zorunda. Bu çok ciddi bir durum. Bu, doğalgaz nedeniyle Ortadoğu’nun ve eski Sovyet cumhuriyetlerinin kontrolü demek, orada çünkü çok miktarda gaz var. Aynı nedenlerle Venezuela ve Bolivya da önemli bir kuşak. Bunun için ABD sisteminin güvenliği için kontrol altında tutmak zorunda. Bu o kadar önemlidir ki, mesela petrolün diğer kaynaklardan ABD’ye varması kırk gündür, Venezuela’dan ABD’ye varması ise sadece 4 gündür. Ekonomik anlamda bile bu o kadar önemlidir. Aynı diğerleri gibi Bolivya’nın denetim altına alınması Amazon’un denetim altına alınması. Şu anda Panama sanki ABD’nin bir eyaletidir, Teksas gibidir. Şimdi çok önemli bir dönem yaşıyoruz, petrol ve gazın merkezi burası. İşte burada askeri saldırılarının kesilmesi için şimdi doğallaştırmayı gerçekleştirmemiz lazım. ABD için bugünkü durum daha iyi ve kolay.

Çok ilginç bir durum. Sadece enerji değil su bakımından da gelecek için çok çok önemli. Dünyanın en önemli yerlerinden biri, aynı zamanda suyun merkezidir Venezuela. Panama ve Kolombiya’dan sonra Venezuela’yı da kontrol altına almak isteyecektir. Burada sonuç olarak, mutlaka ve mutlaka emperyalizm askeri bir müdahale yapmak zorundadır. Biz bunu biliyoruz, buna karşı ne yapabiliriz? Buna karşı bugünden petrolü ulusallaştırmamız gerekiyor. Çünkü eğer bunu yapmayıp anlaşmalar imzalarsan Shell’le, Ex-Mobil’le ve benzerleriyle nasıl sosyalizmin inşasından bahsedebilirsin? Çünkü petroldeki şu anki durum diktatörlük zamanındaki durumdan farklı değil. Ondan sonra sosyalizm inşa ettiğimizi söylüyoruz ama uluslararası petrol tekellerinin milyonlarca dolarlık işletmeleri var. Bu nasıl sosyalizm? Olabilir mi? Mümkün mü? Petrol şirketleri kapitalizmin temelidir. Tarihte nerede gördün böyle bir şey, bir yandan sosyalizm diye konuş öte yandan bu petrol şirketleri ile anlaşmalar imzala…

Peki, en azından devrimci bir süreçten bahsedebilir miyiz?

DB: Venezuela demek petrol demek. Yüzde 50’sinin uluslararası şirketlere satılmasının altına imza atıldı, bir tane bile protesto olmadı! Bu nasıl bir devrimci süreç? Bak Bolivya’da sadece bir tane anlaşmanın altına imza atılmaya kalktılar. Halk hareketleri parlamentoyu onların başına yıktı. Burada bu soruyu soruyorum. Nerde burada anti-emperyalist bir mücadele? Sosyalist bir devrim? Esas emperyalistler için enerji ve ham madde önemlidir. Bolivya’da hiçbir hükümet, halkın direnişi karşısında, bir tane anlaşma bile imzalayamadı.

Diğer nokta ise Venezuela’nın finans piyasası. Küreselleşme bütün hükümetleri bu noktada idare ediyor zaten. Sen kapitalist finans dünyasına bağlı olduğun anda nasıl anti-emperyalist olabilirsin…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

ABD- İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığına amasız-fakatsız karşı çıkılmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

13-15 Şubat 2026 tarihinde 62’si düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda birçok Avrupalı lider ve bürokrat hem “Yeni Dünya Düzeni”nin hem de...

İran, kehanet ve kıyamet

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

ABD ve İsrail ile İran arasında giderek sertleşen savaş, çoğunlukla askeri strateji, güç dengeleri ve nükleer caydırıcılık gibi başlıklar üzerinden...

Kurtuluşun dehşeti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kurtuluş filminin Kürt meselesi ile ilgili içeriğinden dolayı beklentiler yüksekti. Eleştiriler sert olsa da çekimleri, oyunculuğu ve yönetmenin politik duruşu...

Savaşın hangi tarafındayız?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bahman Nirumand’ın İran: Soluyor Çiçekler Parmaklıklar Ardında kitabını okuduğumda 17-18 yaşlarında, lise son sınıfta okuyan bir öğrenciydim. Ne Mahabad Cumhuriyeti’ni...

Kadınlar herkesi kurtarıyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını...

Kadınla yeni özgür yaşama

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Demokratik Toplum, Ortadoğu toplumlarının bu aşağılayıcı ve küçük gören zihniyetinden kurtuluşunun tek yoludur. Tüm dünyanın kabusu haline gelen DAİŞ, kadın...

Sonraki Haber

Sandığı kazanmak yetmeyecek, biliyoruz değil mi?-Ferda Koç

SON HABERLER

Gül Dağ’ı katleden fail gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kirmanşan’da iki Kürt siyasi tutsak açlık grevine başladı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Rusya’nın 20 milyon dolarlık hava savunma sistemi bir dronla imha edildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Geçici hükümete bağlı gruplar Kobanê’nin köylerini yağmalamış

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

İran: Ekonomik merkezler hedef alınacak

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Dep’te Newroz kutlaması CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Silêmanî’de Komele üssüne saldırı: Bir peşmerge yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır