• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
14 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Süper güç, süper bela: Barış umudu nerede?-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
1 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Koca ve yaşlı dünyamız, dünyaya hükmeden birkaç koca ve yaşlı adamın ego yarışları, savaş isteklerinin altında inim inim inliyor. Tüm dünyada savaş tamtamları çalıyor. Hindistan ve Pakistan savaşın eşiğinde ve üstelik nükleer bir felakete yol açabilecek bir savaş bu. Venezuela’da olası bir müdahalenin eli kulağında. Sosyalist Kuzey Kore ile ABD arasındaki sorunların çözümü için gözler Vietnam’da olsa da çözüme ve barışa çok uzak dünya.

Ortadoğu yüzlerce yıldır kan deryası. Her şeyi iki dudağı arasından çıkan sözlerin gerçekliğinden ibaret sanan muktedirlerin bir kabul edip bir inkar ettiği Kürdistan zaten birkaç asırdır paramparça ve kan revan içinde. Suriye’de 8 yıldır kesintisiz olarak insanlar ölüyor, bütün ülkelerin dahil olması ile adına “vekalet”, “vesayet”, “güç yarışı”, “stratejik derinlik”, “reel politika” dedikleri bir ölüm oyunun mekanı haline geldi. Libya, Mısır, Filistin, İran, Irak, Arabistan gibi ülkeler daha iyi durumda değiller. Adeta adı konulmamış bir yeni dünya savaşının eşiğindeyiz, barış umudu ufukta görünmüyor.

Taşların bağlanıp ölümün, savaşın ortalığa salındığı bir dönemi yaşıyoruz. Oysa birkaç yıl önce tam da bu dönemlerde Türkiye’den dünyaya yayılan bir barış ve yaşam umudu hakimdi. Çözüm süreci bütün bu kan deryası haline gelen bölgeye ve insanlığa bu kötülük döngüsünden çıkmanın yolunu gösteriyordu. Bir adadan, bütün bu barış umutlarının tutsak edildiği bir yerden barış inşa ediliyordu. Türkiye’den başlayıp Kürdistan’a ve Ortadoğu’ya yayılan bir barış umudu da muktedirlerin kişisel hesaplarına kurban edildi.

28 Şubat 2013 tarihindeki Dolmabahçe Deklerasyonu bunun ilk somut adımıydı. Maalesef boşa çıkarıldı. Dünyayı saran ve adına Gerontokrasi denilen “yaşlı ve koca adamların” egemenliği galebe çaldı ve yeniden savaş politikaları devreye sokuldu. Şimdi Leyla Güven ve onu takip eden yüzlerce insanın bu siyasetin sona ermesi, yaşlı ve koca adamların dünyaya dayattığı bu ölüm ve savaş oyununun sona ermesi için başlattığı direniş ayları, mevsimleri geride bıraktı. Arkadan bir dolu insan, binlerce politik tutsak bugün itibariyle bu direnişi yüskeltiyor. Bu hikaye kaybedilenin kaybedildiği yerde aranması hikayesidir. Cezaevleri, mücadele eden toplumlar açısından bu mücadeleyi bastırmanın mekanı haline getirilen yerlerdir. Toplumun en zinde öncülerinin tutulduğu mekanlar… Toplumsal duyarlılığın ve refleksin cezaevlerinde daha canlı ve diri olmasının, ilk tepkilerin oradan yükselmesinin nedeni budur. Muktedirlerin egemenlik inşasında beden üzerindeki tahakkümünün çatırdadığı bir direniş mekanı.

Hep bir ezber olarak topluma, gelişmelerin lokalliği ve yerelliği öğretildi. Yaşadıklarımızın sadece bizimle sınırlı, küçük ve belki de kıymetsiz olduğu öğütlendi. Çoğu zaman bu durum kabullenildi, kanıksandı. Oysa hakikat bambaşka. Nasıl ki bugün Vietnam’da Kore’nin Kuzeyi ile ABD arasında yaşanan görüşmeler, Hindistan-Pakistan arasındaki çelişki ve çatışma ihtimali, Suriye’de 8 yıldır süren savaş, Venezuela’da yaşananlar, Akdeniz’deki hamleler, Ortadoğu’daki husumetler hepimizi, herkesi, dünyanın genelini ilgilendiriyorsa, hayatlarımız üzerinde etkisi varsa, 28 Şubat Dolmabahçe Deklerasyonu’nun ve çözüm sürecinin başarıya ulaşıp ulaşmaması da sadece bizimle sınırlı değil, dünyaya etkileri olabilecek gelişmelerdir. Üstelik bugün açlık grevi direnişinde olanların yükselttiği itiraz ve bu itirazın yaratacağı etkinin böylesine bir evrensel boyutu bulunmaktadır. Aksini düşünmek tarihi körlük olur.

Bütün bu gelişmelerin temelinde çatışmaanlaşma, savaş-barış çelişkisi yer alıyor. Kimin neyi nasıl temsil ettiği belli. Dünyadaki yaşlılar ittifakı ve egemenliği hayatımıza hükmediyor ve bugün yaşanan çatışma ve savaşın birinci dereceden sorumlusu bu insanlar. Bu yaşlıların oluşturduğu süper güçler, süper devletler sadece herhangi bir ülke için değil dünyanın tamamı için süper bela haline geldi. Tıpkı imparatorlukların yarattığı tarihsel yıkımlar gibi. Dolayısıyla barış seçeneği sadece direnenlerin eylemlerindedir ve o bugün itibariyle cezaevlerinden yükseliyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Wittgenstein, dil oyunları ve yapay zeka

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

20. yüzyıl felsefesinin en etkili ve en özel kimliklerinden biri olan Ludwig Wittgenstein, hayatının farklı zamanlarında akademisyenlik, mühendislik, bahçıvanlık, mimarlık,...

14 Temmuz direnişi olmasaydı?

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Diyarbakır 5 No’lu zindanında bazı sadistlerin ya da Kürt düşmanlarının yaptığı işkenceler yoktu. Kürt varlığını soykırıma uğratmanın siyasi ve psikolojik...

Bazı kahramanlar pek zarif olur

Yazar: Yeni Yaşam
13 Temmuz 2026

Yaptıkları pek büyük işler değildi belki ama riske girdi yine de. O karanlık günlerde elinden geleni yaptı Audrey Hepburn. Evet,...

‘Gözü uzaklardaydı, oğlunda…’

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Ankara’da tanıdığım en çalışkan, enerjisi hiç bitmeyen bir annemizdi Münibe Koç. Üstelik yaş ortalamamıza göre büyük olmasına rağmen… Gözü uzaklardaydı,...

Karanlık ihtimaller ve aydınlık ihtimaller

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Erdoğan’ın ve hem bakanlarının hem de danışmanlarının dillerinden düşürmediği “Terörsüz Türkiye” lafını Kürt tarafı, barışa ve demokrasiye giderken, iktidarın kendi...

Yasa neden çıkmıyor?

Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2026

Bu toprakların kadim, tarihi, siyasi ve sosyal sorunu olan Kürt sorunu çözülmediği için Kürtler defalarca ayaklanmışlardır. En son Kürt halkı,...

Sonraki Haber

Onbinlerin direnişi-Türkan Yüksel

SON HABERLER

Cezaevi ‘Demokratik Modernite’ dergisini tutsağa vermedi

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesi Meclis’te: Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası geliyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

14 Temmuz yıl dönümünde cezaevi önünde açıklama CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

‘Kuyu tipi’nde 4 ay kalan SGDF’li Özcan: Asıl hedef politik tutsaklar

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Senatör Lindsey Graham’ın yerine kız kardeşi atandı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Gar Katliamı davası: 2015 Türkiye’si açığa çıkarılsın istenmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Filistinli lider Mervan Barguti cezaevinde plastik mermiyle yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır