• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Mart 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Son kale-Özge Yurttaş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
15 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Damat Albayrak’ın geçen Ağustos’ta bol peçete takviyesi ile yaptığı “neymiş bu yapısal reformlar” konuşmasından işin buralara varacağını tahmin etmeliydik. Sonuçta Türkiye siyasi tarihinde son 20 yılda kabinede, maliye hazine gibi konularda görev alıp da “kıdem tazminatını” ağzına almayan olmadı, olamadı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, 10 Nisan’da ikinci büyük şovunu yaptı. Yeni Ekonomi Programı (YEP) kapsamındaki hedeflere yönelik reform paketini açıkladı. “Kıdem tazminatının fona devri ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ile uyumlu hale getirilmesini hedeflediklerini anlattı.

Kıdem tazminatının fona devri Türkiye’de siyasi iktidarın önüne koyulmuş bir ödev. 40 yıllık Neoliberal yağma programının ana gündemlerinden birisinin emeğin değersizleştirilmesi stratejisi olduğu artık hepimizin malumu. Bu strateji güvencesiz çalışmayı yerleşik hale getirecek hedeflere sahipti. Son 20 yılda bunlar büyük oranda gerçekleşti.

1990’larda özelleştirme ile başlayan sermayenin büyük emeği güvencesizleştirme kuşatması 2000’lerde taşeron çalışmanın yaygınlaştırılması ile devam etti. 2003 yılında değiştirilen İş Kanunu ile bireysel iş hukuku alanında güvencesizliğin alt yapısı oluşturuldu. Örneğin çağrı üzerine çalışma, uzaktan çalışma v.b güvencesiz çalışma biçimleri – sermaye cephesi buna esnek çalışma diyor- çalışma hayatına bu kanunla resmi olarak girdi. 2012 yılında çıkarılan Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile işçilerin toplu iş hukuku ile sağladığı temel korunak ve güvenceler zayıflatıldı. İşçilerin iş güvencelerini koruma noktasında sahip olduğu kolektif hakların kullanımı zorlaştırıldı, güdükleştirildi. Özel istihdam büroları ile kölelik koşullarında çalışma dayatması güçlendi.

Ama tüm bunlar yetmedi. Yıllardır yayınlanan IMF Raporları, Dünya Bankası raporları OECD çalışmaları Türkiye’de işgücü piyasasındaki “katılık”lardan bahsetmeye devam etti. Bu katılıklara çare olarak sunulan esnekleşme için yukarıda sıraladığım düzenlemelerin yeterli olmadığı asgari ücretin baskılanması ve kıdem tazminatının fona devri konularının “halledilmesi” gerektiği sıkça yinelendi.

Kıdem tazminatı bu noktadan bakınca işçi sendikalarının da sıkça kullandığı tanımla güvencesizlik kuşatmasında işçi sınıfının elinde kalan son kale. 2003’ten beri ne zaman bu konu gündeme gelse emek örgütlerinden sert ve keskin çıkışlar fon tartışmasının ertelenmesini sağladı. Fakat derinleşen kriz koşullarında sermaye ve iktidarın gözünü bu son kaleye diktiğini görüyoruz.

1936’da yapılan düzenlemeden beri yürürlükte olan kıdem tazminatı işçinin her yıl aldığı 13’üncü maaşı olarak düşünülebilir. Bir işyerinde 1 yılı tamamlayan her işçi iş kanununda belirtilen nedenlerle işten ayrılmışsa çalıştığı her yıl için 1 aylık giydirilmiş brüt ücret alır. Bununla beraber kıdem tazminatı basit bir ekonomik haktan fazlasıdır. Kıdem tazminatının en önemli boyutu iş güvencesinin temel taşı olmasıdır. Kıdem tazminatı keyfi ya da haksız işten çıkartmaların önündeki en büyük engeldir.

Hedeflenen fon düzenlemesi işçiler adına bir hesap açılmasını patronların kıdem tazminatı ödeneğini bu fona yatırmasını, işçinin belli bir yıl/ koşul sonucu bu fondaki paraya erişebilmesini öngörüyor. Böylece kıdem tazminatı işverenin işçiyi işten atmasını zorlaştırıcı bir kısıt olmaktan çıkıyor. İşçiye sağladığı iş güvencesi kalkanı ortadan kalıyor. Fon gibi ileride iktidarın keyfiyeti ile kolayca yağmaya açılabilecek, üstelik daha düşük miktarda ödemelere dönüşecek bir sistem olarak tasarlanıyor. Anlayacağınız fona devir adı altında işverene dertsiz tasasız işçi işten atma hakkı tanıyor. Emeğin sınırsız sömürüsü ve düşük ücretin yerleşik hale getirilmesinin önündeki son engel de yıkılıyor.

Sermayenin bu yıllara yayılan kuşatmasına karşı işçi sınıfı en etkili ve ilk yanıtı 1 Mayıs meydanlarında verecektir. Son kaleyi savunmak, bizden önceki sınıf kardeşlerimizin büyük bedeller ödeyerek kazandığı bu hakkı insanca koşullarda çalışabilsinler diye gelecek kuşaklara aktarmak boynumuzun borcu olsun.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Barış için ortak hükümet

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Dün Yeni Özgür Politika’daki yazımda, “üçüncü” bir füze, provokatörler tarafından ateşlenip, Türkiye’ye düşerse, AKP iktidarının tek başına ABD ve İsrail’in...

‘Hüseyin abi hep iki kart gönderirdi, birisinin arkası boş’

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Cezaevleri ile ilgili köşenin devam etmesi için gösterdiği özen, özveri ve hassasiyet duygulandırıyor. Yanımızdan giderken dahi bizi mahrum bırakmak istememiş....

Savaş ve Kürtlerin gücü

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

Bölge halklarına ve insanlığa zarar veren ABD-İsrail ve İran savaşı, şiddetlenerek ve yayılarak devam ediyor. Savaşan güçler başkaları olsa da...

Savaşın yeni grameri, devletin yeni fiziği

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mart 2026

2026 yılının hızlı başlayan jeopolitik gerçekliği ve özellikle Ortadoğu merkezli sürekli tırmandırılan çatışma ortamı, ‘devlet’ merkezli tartışmaları da yeniden gündeme...

Yapay zekanın insan ve toplum üzerindeki etkileri

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

Yapay zekanın iktisadi ve emek üzerindeki etkilerinin yanı sıra, çok iyi anlaşılmayan ama potansiyel olarak ciddi sonuçlara yol açabilecek; psikolojik,...

Emperyalizm, İran ve devrim  

Yazar: Yeni Yaşam
14 Mart 2026

ABD emperyalizmi ile Netanyahu’nun Siyonist yönetimi, 28 Şubat 2026’dan bu yana İran’a açık savaş açtı. Saldırılar 15. gününde devam ediyor....

Sonraki Haber

Çevre sorunlarını tartıştılar

SON HABERLER

İsrail-ABD saldırılarında son 24 saatte 11 yurttaş yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Rojava ve Federe Kürdistan kentlerinde Halepçe anmaları

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

SOHR: Suriye’de 3 ayda 80’ni çocuk 51 kadın katledildi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Suriye ile Türkiye arasındaki Hammam Sınır Kapısı kapatıldı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Babil’de Haşdi Şabi üssü bombalandı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Türkmen tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Şahin Öneri’i katleden polise ödül gibi ceza

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır