• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Mayıs 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Abdullah Öcalan: Demokratik siyaset ve hukuksal düzenlemeler onaylanırsa çözüm gelişir

5 Mayıs 2026 Salı - 10:24
Kategori: Güncel, Manşet

Özgürlük ve demokratik entegrasyon yasalarının önemi üzerinde duran Abdullah Öcalan, ‘Demokratik toplum çözümü ne zaman gelişir? Parlamentoda demokratik siyaset ve hukuksal düzenlemelerin onaylanması halinde, ikinci aşama olarak devreye girecektir’ diyor

Kürt sorununun çözümü ve ülkenin demokratikleşmesi açısından önem arz eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair tartışmalar devam ediyor. Tüm kesimlerin “kritik bir aşamada” dediği süreç kapsamında Meclis’te kimi yasal düzenlemelerin yapılması bekleniyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), ay içerisinde yaptığı Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesinde, barış ve sürecin ilerletilmesi için öncelikli adımları şöyle sıraladı:

  • Gerekli yasal düzenlemeler gecikmeden Meclis gündemine alınmalıdır.
  • Çözüm için bütünlüklü bir yasanın tüm toplumsal kesimlerin katılımıyla çıkarılması hedeflenmelidir.
  • Demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
  • Kayyım uygulamalarına son verilmeli, yerine kayyım atanan belediye başkanları görevlerine iade edilmelidir.
  • Cezaevlerinde bulunan politik tutsaklar serbest bırakılmalı ve demokratik hukuk normlarına uygun düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Toplumsal barışı güvence altına alacak bir Barış Yasası çıkarılmalıdır.
  • Barışın kurumsallaşması için Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür ve etkin çalışma koşullarının sağlanması gerekiyor. Fikirlerini toplumla, siyaset kurumuyla ve ilgili çevrelerle doğrudan paylaşıp tartışabileceği demokratik ve hukuki zemin oluşturulmalı.

Entegrasyona giriş toplantısı

Sürecin başaktörü olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan da 16 Şubat’ta İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmede, sürecin birinci aşamasının bittiğini ve yapılan toplantının “entegrasyona giriş toplantısı” olduğunu vurguladı.

Abdullah Öcalan, ayrıca meselenin “birkaç ceza hukuku maddesi değişikliğine indirgeme”nin doğru olmayacağını vurgulayarak, “entegrasyonun temel ilkelerinin 27 Şubat bildirgesinde olduğunu” vurguladı.

Hem Abdullah Öcalan hem de DEM Parti’nin altını çizdiği düzenlemeler noktasında top Meclis’te. Hükümet yetkilileri her ne kadar bu noktada kimi açıklamalar yapsa da henüz pratik bir adım atılmış değil.

Peki önemle üzerinde durulan yasal düzenlemeler neler ve Abdullah Öcalan bu noktada hangi önermeler ve değerlendirmelerde bulunuyor?

Özgürlük ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılmasını istiyor 

Abdullah Öcalan, demokratik siyaset için öncelikle yol temizliğinin yapılması gerektiğini kaydediyor. Abdullah Öcalan, bu yol temizliği için özgürlük ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılmasını istiyor.

Abdullah Öcalan, geçtiğimiz yılın Haziran ayında gerçekleşen görüşmede, “Özgürlük yasaları gerekecek. Öbür türlü şunu söyleyecekler; mevzilerden çıkınca bizi vuracaklar, adım atsak ağır müebbetlik durumlar var tüm bunların düzenlenmemesi durumunda ağır bir yasal engel var. Bundan kaynaklı demokratik entegrasyon ve özgürlük yasalarına ihtiyaç var” vurgusu yaptı.

Bir başka görüşmede bu yasaların çıkması halinde hem Türkiye’nin hem demokratik siyasetin önünün açılacağını vurgulayan Abdullah Öcalan, “Bir hukuki yasaklama olmayacak. Sonuna kadar ifade özgürlüğü alanı olacak. Belediyeler kapatılmayacak, oraya demokratik yollarla gelen demokratik yollarla gidecek. Aksi isyan sebebidir. Biri suç mu işledi, belediye meclisi toplanır, başkan yeniden seçilir ya da vekaleten belirlenir. Aynı şey milletvekilleri için de geçerlidir” diye kaydetti.

3 yasa önerisi: Demokratik toplum, özgür yurttaş, genişletilmiş yerel yönetim

Abdullah Öcalan, demokratik entegrasyon ve özgürlük yasalarını 3 temel yasa önerisiyle formüle ediyor; demokratik toplum yasası, özgür yurttaş yasası ve genişletilmiş yerel yönetim yasası.

PKK’ye özgü çıkarılacak yasanın kapsayıcı ve bütünlüklü olması gerektiğini vurgulayan Abdullah Öcalan, Ekim 2025’de yapılan görüşmede de “özel yasa” konusuna vurgu yapıyor. Akabinde “barış yasası”ndan bahseden Abdullah Öcalan, bunun neden önemli olduğunu gerekçeleriyle sıralıyor: “Bu yasa dananın kuyruğunun koptuğu yer. Nasıl olmalı? Özel yasayı ilk dile getiren benim, biliyorsunuz. Daha sonra başkaları yazdı. PKK’ye özgü bir yasa, dolayısıyla geçicidir. Kapsayıcı, bütüncül olmak zorundadır. Ona mensup ne kadar kişi ne kadar eylem varsa, onun tarihinde olup bitenlerin hepsini bir olgu olarak kapsamalı. Çünkü PKK bir olgu. […] Tarihi bunun için yoklamaya çalıştım. ‘Terörsüz’ diyorlar, ‘terörsüz’ değil, ‘Barış Yüzyılı’ diyelim. Fiilen ve zihnen de silahtan arınmış biçimde ‘Barış Yüzyılına Geçiş Yasası’ diyebiliriz. […] Türkiye’nin ikinci yüzyılında barış yasası. Barış Yasası, en uygun kelime bunun için. Yasanın gerekçesinde bu kapsamda yer alanların bundan sonra hiçbir şekilde şiddete bulaşmama, teşvik etmeme, siyasete şiddet sokmama temelinde bir yasadan söz ediyoruz. Sadece şiddet de değil, demokrasi dışında siyasete müdahale etmeme temelinde bir yasa.”

Yasal güvence vurgusu

Abdullah Öcalan, sonraki süreçte yapılan görüşmelerde de özgürlük ve entegrasyon yasaları üzerinde önemle durdu.

Abdullah Öcalan, “Tekrar altını çiziyoruz: devletçi bir yaklaşımımız yoktur. Ama bu, varlığımızın anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulması için mücadele etmeyeceğimiz anlamına gelmemektedir. Tam tersine aracımız demokratik siyaset ve hukukla kendimizi ifade etme ve varlığımızı tartışılır olmaktan çıkarmadır. Bu gerçeğin çok iyi anlaşılması gerekir. Bunsuz en küçük bir adımın bile hiçbir güvencesi olmayacağından, siyaseten yok hükmünde olacak” diyor.

Meclis komisyonun çalışmalarına dikkati çeken Abdullah Öcalan, şunları belirtiyor:

“Komisyon, ismindeki barış ve demokratik çözümün hayat bulmasını istiyorsa, Kürt varlığına demokratik siyaset yapma ve hukuki güvence sağlamayı içeren adımlar atmak durumundadır. Bunun dışında her söylem bir örtbas etme, erteleme, oyuna getirme olarak anlaşılacaktır. 

Daha çarpıcı gelebilecek bazı hususları ifade etmekte yarar vardır. Eğer komisyonun demokratik siyasetin ve hukuk yolunun açılması gerektiğine dair bir önerisi TBMM’de acilen karşılığını bulursa, o zaman demokratik toplum çözümü devreye girecektir. Yani sürecin bu kısmı parlamentoda demokratik siyaset ve hukuki zeminde çözümlenirse, ardından daha uzun bir sürece yayılması gereken demokratik toplum çözümü söz konusu olacaktır. 

Demokratik toplum çözümü ne zaman gelişir? Parlamentoda demokratik siyaset ve hukuksal düzenlemelerin onaylanması halinde, ikinci aşama olarak devreye girecektir.”

‘İkinci aşamaya geçip engellerin kaldırılması ara yol olarak düşünülebilir’

Kimi çevrelerin dar yaklaşımlarını da eleştiren Abdullah Öcalan, şunları söylüyor:

“Bazı çevrelerin lanse ettikleri gibi çözüm diye düşündükleri, PKK’nin varlığına son vermesinden sonra bazı üyelerinin cezaevinden tahliye edilmesi, bazılarının dağdan İndirilip yargılanıp cezalarının kaldırılması ve topluma kazandırılması biçiminde ise, süreç baştan kaybedilmiş demektir. 

Ancak ikinci aşamaya geçip yol üstündeki bazı engellerin kaldırılması ve bir ara yol olarak belki düşünülebilir. Bütün bir PKK yapısı olarak, ayrıma gitmeden, dağda, cezaevlerinde veya diasporada bulunan herkes dahil edilerek yasadışılıktan çıkarılarak demokratik siyasete katılmalarının önü açılmalıdır. Bu, önemli bir eşiğin aşılması olarak değerlendirilmelidir. Asıl çözüm ise, demokratik toplumun kendisi; onun gerçekleşme ilkeleri, programı ve taktikleri olacaktır. Buna engel bir pozisyon teşkil etmemeli devletin.”

Haber: Azad Altay \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Apocu Hareket Yönetimi: Gerçek bir çözüm sürecine Rêber Apo’nun yasal muhataplığının statüsünün belirlenmesiyle girilmiş olur

Sonraki Haber

Wanlı kadınlar: Rojin’in faillerini bulun

Sonraki Haber

Wanlı kadınlar: Rojin'in faillerini bulun

SON HABERLER

‘Saç örgüsü’ görseli sakıncalı bulundu: 8 Mart mektupları tutsaklara verilmedi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

Güleryüz : Demokratik Toplum Kongresi yapacağız

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

122 bin MW gücün 1/3’ü kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

Amedspor gerçeği: Futbolun ötesinde bir toplumsal itiraz

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

Hafızalarda taze, düşlerde diri

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

Kürt varlığını kutladı!

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

89. yılında Dersim Tertelesi devam ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır