• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Mehmet Nuri Özdemir

İlk adım ve politika

18 Ağustos 2026 Salı - 23:00
Kategori: Mehmet Nuri Özdemir, Yazarlar

Çerçeve yasa cumhurbaşkanın onayından sonra kanunlaştı ve Kürt meselesinde yepyeni bir kapı açıldı. Bu kapının ardındaki hakikat, karmaşık ve doğru yönetilmesi gereken kolektif bir irade ile başka bir kapıya taşınmayı bekliyor. Öyle ki açılan her kapının ardında politikanın yeniden yapılmasını zorunlu kılan riskler ve fırsatlarla karşı kaşıya kalabileceğimiz, son derece realist bir döneme giriyoruz. Bu realist dönem boyunca atılan her adımda ihtiyat; ezilen, barış isteyen tüm kesimler için salt geçici bir tedbir hali değil, hakiki, etik-politik bir strateji olarak hayat bulmalı.

Bu aşamadan sonra Kürt halkı yılardır büyük bedeller ödeyen çocuklarının eve dönüşünü bekleyecek. Gelecek olanlar yıllardır uzak kaldıkları evin nasıl değişip dönüştüğünü, kusurlarıyla birlikte nasıl genişlediğini deneyimleyecekler. Gelişleriyle yola çıktıkları ilk günden bugüne, soğuk savaş günlerinden yapay zeka çağına süregelen, kesintisiz bir arzu ile atıp duran devrimin kalbine yeni bir kan akışını aktive edecekler.

Hepimiz şunu iyi biliyoruz ki sömürge toplumların rasyonalitesinde biten bir savaşın ardından başka savaşlar başlar. Çünkü sömürge toplumlar için ayakta kalmak, donmuş bir nehirden öte, durmadan akıp giden su gibi akışkan ve sürekli olmak zorundadır. Vedalar ve ayrılıklar, yeni buluşmalar, yeni dokunuşlarla yaşam durmadan akıp giden su gibi yatağında akıp gidecek. Direniş dinamikleri yeni yollardan yolculuğa devam edecekler. Yeni yeni kapılar açılacak. O kapıların ardında yeni kavgalar, yeni çatışma alanları doğacak. Kuşkusuz niteliksel değişimler de olacak. Savaş bir nebze insanileşecek. Direnişin konuşma, tartışma, müzakere mevzileri çoğalacak. Hepsi bu mu, hayır! Özgürlüğe bir adım daha yaklaşmış olacağız.

Kürt devrimi, Kürdün kendi hamuru ve dünya devrim tarihinin çokluklarıyla bileşiminden imal edildi. Devrimin bu karakteri hikâyeye her şeyden önce süreklilik katıyor. Kürt dinamiği, bu sürekliliğin ruhuyla hem kendi içinde, hem birlikte yaşadıkları dost halklarla büyük özgürlük yürüyüşüne devam edecek. Büyük örgütlenecek, büyük örgütleyecek; yeni dünyanın özgürlük tohumlarını toprakla buluşturmanın sorumluluğundan hiç bir zaman vazgeçmeyecekler.

Böylece yepyeni fırsatların doğabileceğine tanıklık ettiğimizde, umudun ne bir hayal kırıklığı, ne de boyun eğmeye götüren bir olgu olmadığını, bunun aksine mümkün olanın neşesi olduğunu görmüş olacağız. Devrimci kalabildiğimiz ölçüde özgürlük, umuttan öte bir şey olsa da umut kadar imkansız olamayacak ölçüde artık mümkün. İnancın ve umudun yükseldiği bu eşikte, özgürlüğün mümkün olduğu yolları büyütmek için omuz omuza vermeliyiz. Zira tek bir yurttaşın bile kendisini özgür hissedemediği bir düzende hiçbirimize rahat yok.

Bakmayın siz devrimleri kendilerine ipotekleyen dogmatik mahallelere. Egemen tarihin gidişatına 21. yüzyılın en keskin ihtarını çeken Kürd devrimi, yerelin ve evrenselin buluştuğu patikada Spartaküs’lerden Hallaç’lara, Thomas Müntzer’lerden Jan Dark’lara, Marx’tan Roza’lara, Che’den Deniz’lere, Mahir’lerden Mazlumlara, Arin Mirkan’lardan Paramaz’lara devredilen devrimin tohumunu kardeş topraklara serpmeye devam edecek. Dünyayı değiştirme yolculuğu, kendini bilmenin bilinciyle başlatılan ilk adımın direnciyle sürecek. Dünyanın herhangi bir yerinde çığlığı duyulmayan çocuklara, şiddete uğrayan kadınlara, sömürülen ve emeği çalınan işçiye, geleceği elinden alınan gençlere ses olmak için yola düşmekten bir an bile yorulmayacak, yolu genişletecekler. Özgürlük arzusu, eşit ve sömürüsüz dünya iddiasıyla birlikte tüm ısrarıyla bir ihtimalden çok etik-politik bir strateji olarak yola yön ve doğrultu verecek.

Ve dostlarımız… Bu tarihsel dönüşümü bir veda havası olarak karşılamaya eğilimli, tarihsel yanılgılarını tarihin en kritik yerinde test etmekle meşgul olan; Kürtlerin iğne ile kuyu kazarcasına elde ettiği barış mevzisini tarihsel yenilgilerine entegre etmek için can atan dostlarımız… Tarihin hiçbir anında olmayacak kadar Kürtlerle dostluğu güçlendirebilecekleri bir eşikte olduklarını görmezden gelerek, barışı yeni bir yaşamın kazanılmış mevzileri olarak elde tutmakta ısrar eden Kürtlerin hâlâ soykırım kıskacında olduklarını unutuyor, güvercin tedirginliğinde soluk alış verişlerini hesaba katmayan bir yabancılaşmaya savruluyorlar.

Dostlarımız halklara sadece tutarlı teorik dünyaları değil, gündelik yaşamın sürdürülmesi için lazım olan ekmeği, suyu, barışı götürmek gerektiğini bir an bile unutma gafletine düşmemeli. Teorik duvarların ardına, dar mahallelere sıkışmaktan ve yolu küçültmekten vazgeçerek Kürtlerle omuz omuza halk iktidarı için kıran kırana mücadele edebilecekleri bir zeminde politika yapmalılar.

Halklarımız bizi bekliyor; bizi bir arada istiyor. Bu durumda halkı kendimizde mi bitireceğiz, yoksa kendimizi halkta mı başlatacağız? Halklaşacak mıyız, yoksa halktan koparak kendi banliyölerimizde yenilginin teorisyenliğine devam mı edeceğiz? Kazanımları büyütecek miyiz, yoksa dağıtacak kazanım mı arıyoruz? Yeni bir tarih mi yazacağız, yoksa tarihsel yenilgilerin rehinesi mi olacağız?

Zaman bizler için dostluğun bilinci ve halkların ortak direnişiyle, yaşanmışlığın, bedelin haysiyetiyle yeniden kuracağımız devrimci bir mevziden başka bir şey değil. Zamanı birlikte örgütlemeli, kendi zamanımıza sahip çıkmalıyız. Zira bu zamanın hâlâ akıyor olmasında hepimizin payı var. Zaman mevzisi, bize masanın üzerini temizleyip kazanımları arkamıza alarak yeniden başlamayı emrediyor. Bir geri çekilme arifesinde değil, ileri atılma eşiğinde olduğumuzu ilan ediyor. Bir kez daha halkın can yakıcı çığlığına revan olmayı, tarihsel görev ve sorumluluklarla birlikte önümüze koyuyor. Bizleri oyunda tutan potansiyelimizi daha fazla gecikmeden halkımıza taşımalıyız.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Pülümür Vadisi alarm veriyor

Sonraki Haber

Tabelada ‘Yeni’, zihniyette ‘eski’: YENİ Parti’nin ilk sınavı

Sonraki Haber

DEM Parti'den Özel'e geçmiş olsun telefonu

SON HABERLER

İzmir’de tarım işçilerinin minibüs kaza yaptı: 1 kişi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

DEM Parti’den Özel’e geçmiş olsun telefonu

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

Tabelada ‘Yeni’, zihniyette ‘eski’: YENİ Parti’nin ilk sınavı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

İlk adım ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

Pülümür Vadisi alarm veriyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

Yasanın ilk haftası: Ağır sorular ve bir yol haritası

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

Dağ ve Dam Edebiyatı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır