Maaşlarının ve kıdem tazminatlarının ödenmediğini belirten Barta Tekstil işçileri, işverene seslendi: Bizler sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bu haklarımızı sonuna kadar arayacağız
Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası, Barta Tekstil’de çalışan üyelerinin maaşları ve kıdem tazminatlarının ödenmemesine ilişkin sendika binasında basın toplantısı yaptı.
Kıdem tazminatı 12’ye bölündü
Yıllarca yoğun mesailer yaptıklarını, ağır koşullarda çalıştıklarını, baskı ve mobbinge maruz kaldıklarını aktaran Barta Tekstil işçilerinden Gülsüm Karademir, patronlar lüks ve sefahat içinde yaşarken, kendilerinin geçim derdiyle boğuştuğunu belirtti.
2025 Nisan ayından bu yana maaşlarının düzensiz ödendiğini belirten Gülsüm Karademir, “Neredeyse her bir işçinin içeride alacağı birikti. Başta bunu geçici sandık ve iyi niyetle sabrettik. Ama bu iyi niyetimiz suistimal edildi” dedi.
İşten çıkarılırken, kıdem tazminatlarının 10-12 taksite bölündüğünü belirten Gülsüm Karademir, “Hakkımızı aramaya kalktığımızda hakaret ve tehditlerle karşılaştık. Yasal yollara başvurduğumuzda ise önümüze uzun ve karmaşık süreçler çıkarıldı. Bugün gelinen noktada görüyoruz ki, bizleri işten ayrılmak zorunda bırakan Barta patronları fabrikayı adım adım boşaltmış, üretimi tamamen dışarıya taşımış durumda”
‘Hakkımızı arayacağız’
Barta Tekstil patronlarına seslenen Gülsüm Karademir, şunları söyledi:
“Fabrikayı kapatmanız, makineleri başka yerlere taşımanız sizi kurtarmayacak. Başka isimlerle üretim yapsanız da biz sizi bulacağız. Biz açken, sizin rahat yaşamanıza izin vermeyeceğiz. Buradan yıllarca üretim yaptığımız markalara da sesleniyoruz: Belki bu sözlerimiz size ulaşmaz ama bilin ki bu düzenin sağladığı ucuz iş gücünden siz de faydalandınız. Bu yüzden yaşadığımız hak kayıplarında sizin de sorumluluğunuz var. Haklarımız ödenmezse, markalara yönelik eylemler de başlatacağız. Çalışma Bakanlığı’na da şunu söylüyoruz: Her şey gözünüzün önünde yaşanıyor. Bir işveren daha işçilerin hakkını gasp ediyor. Buna sessiz kalanlar da en az yapanlar kadar sorumludur. Eğer bizlerde bu ülkenin eşit vatandaşları isek sizin bizim haklarımızı da patronlar haklarını koruduğunuz kadar korumanız gerekmiyor mu? Bizler sadaka değil, hakkımız olanı istiyoruz. Alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bu haklarımızı sonuna kadar arayacağız. Kendimizin ve çocuklarımızın hakkını kimseye yedirmeyeceğiz. Bizler açken, lüks içinde yaşayanların huzurlu olmasına izin vermeyeceğiz.”
İZMİR









