• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Nisan 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Binlerce ‘Gülistan’ adalet bekliyor

26 Nisan 2026 Pazar - 23:00
Kategori: Kadın, Manşet

Gülistan Doku dosyasındaki gelişmeler, çocuklarını arayan ailelerde adalete olan inancı yeniden yeşertti. Antep’te 2008 yılında kaybolan Gül Gonca Çelik’in babası Cuma Çelik de bu umuda tutunarak, ‘Benim kızımı da bulun’ diyor

Nesli Şahiner

Ülkenin toprağından barajına, gölünden denizine kadar her yerinde katledilen kadınların cansız bedenleri bulunuyor. Faillerin korunduğu bu ülkede, cezasızlık politikasının verdiği cesaretle gerçekleştirilen kadın cinayetleri büyük bir ‘kırım’a dönüşmüş durumda. Bu kadın cinayetlerinin üstü eğer ‘intihar’ ya da ‘kaza’ olarak kapatılamamışsa, bu kez de açılan soruşturmaların uzun yıllara yayıldığına, sürüncemede bırakıldığına tanıklık ediyoruz. Kaybedilen, kaçırılan kadınlar ve çocuklar da bulunmuyor ve yıllar geçse de akıbetleri aydınlatılmıyor. Bu durumun en net örneklerinden biri de Gülistan Doku. 6 yılı aşkın bir süredir hiçbir ilerlemenin kaydedilmediği dosya, geçtiğimiz hafta jet hızıyla aydınlatılmaya başlandı. Onlarca delilin karartıldığı, adaletin engellendiği, faillerin korunduğu Gülistan Doku dosyasının ‘iktidarın kendi içindeki hesaplaşma’ nedeniyle aydınlatıldığı söylense de ailenin ve kadınların yıllara yayılan mücadelesi, muhalif basının olayın peşini bırakmaması asla unutulmamalı.

Gülistan Doku dosyasında, devletin eliyle suç işleyen faillerin ortaya çıkarılması, yıllardır katledilen/kaybettirilen çocukları için adalet arayan ailelerde büyük umut yarattı. Bu ailelerden bir de Antep’te yaşayan Çelik ailesi.

Çocukların en çok kaybedildiği kent

Tarikatların, fuhuş çetelerinin kol gezdiği, ataerkil politikaların boca edildiği bir kent olan Antep, aynı zamanda Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2018 yılı verilerine göre, çocukların en fazla kaybolduğu kentlerin başında yer alıyor. Bu çocuklardan biri de 10 yaşındayken kaybolan ve hala bulunmayan Gül Gonca Çelik. Okula gidip gelen, babasının iş yerine uğrayan bazen de halasını ziyaret eden Gül Gonca, 15 Mart 2008’de yine “Halama gidiyorum” diye çıktığı evine bir daha geri dönemiyor. Halasına da gitmediği çıkıyor ortaya. Sonrası Gül Gonca’nın ailesi için hâlâ devam eden bir kâbusa dönüşüyor. Gül Gonca’nın başına ne geldiği, hayatta olup olmadığı ise aradan geçen 18 yıla rağmen aydınlatılmıyor.

‘Kızımı bulun’ dedi diye polis dövdü

Gül Gonca’nın akıbetinin aydınlatılması ve failin ya da faillerin bulunması için yıllardır adalet mücadelesi veren baba Cuma Çelik’in feryadını, 23 Ağustos 2020 tarihli gazetemizde ‘Fakirim ben hanfendi o yüzden bulmadılar kızımı’ başlıklı haberle duyurmuştuk.

Gül Gonca da dahil 5 çocuğu olan Cuma Çelik, ailesiyle birlikte onlarca eziyet yaşayan, hâlâ da yaşamaya devam eden bir baba. Yoksulluğa, zorluklara rağmen en büyük derdi ise Gül Gonca. Kaybolan kızını bulmak için her yola başvuran ama tüm kapıların yüzüne kapatıldığı baba Cuma Çelik, dönemin Valisi Erdal Ata’ya gitmiş, görüştürülmeden kovulmuş. Yine o dönem Belediye Başkanı olan Fatma Şahin’e “Kızımı neden bulmadınız” diye sormuş, yoksulluk yardımı kesilmiş. Polise, “Kızımı bulun” demiş, ağır şekilde dövülmüş…

‘Gülistan Doku gibi bir şey istiyorum’

18 yıldır kızı Gül Gonca’yı aramaktan vazgeçmeyen baba Çelik, 5 Ocak 2020’de kaybettirilen Gülistan Doku soruşturmasındaki gelişmeleri duyunca yeniden büyük bir umutla dolmuş. Bu umutla bize ulaşan Çelik, “Belki benim Gül Goncamı da bulurlar, sesimi duyurur musunuz” dedi.

İlk olarak şunları söyledi: “Gülistan Doku soruşturmasındaki gibi bir şey istiyorum ben de. Bizim için böyle bir başsavcı olmadı, çıkmadı, görüşmüyorlar bile benle. Yani biraz daha ısrar etsem yine döverler beni. Ama pes etmedim, Allah’ın izniyle de pes etmeyeceğim.”

Gülistan Doku dosyasındaki grlişmeleri duyunca hemen CİMER’e başvuruda bulunmuş Cuma Çelik. Bir gün sonra bir polis aramış ve “Bizden istediğin bir şey var mı?” diye sormuş. Çelik de, “O nasıl bir soru ya, ben sizden ne isteyeceğim. Benim yavrum bulun o kadar” demiş. Polis hiçbir şey demeyince, Çelik, emniyet müdürü ya da asayiş müdürüyle görüşmek istediğini söylemiş. ‘Bakarız’ deyip kapatmışlar.

Özel ekip kurulmuştu ama…

2012 yılında da bir şekilde o dönem başbakan olan Tayyip Erdoğan’a ulaşan baba Çelik, Erdoğan’ın talimatıyla özel ekip kurulduğunu söylüyor. ‘Gül Gonca’nın katili bulundu’ diye heberler yapılıyor sonra. Hatta Sabah gazetesinden bir muhabir Çelik ailesinin evine geliyor ve ‘Cuma Bey gözün aydın, kızın bulundu’ diyor. Çelik, devamını şöyle anlatıyor: “Kızımın ne ölüsünü bulduk ne de dirisini. Vallahi öyle söyledi gazeteci. Benim aklım yetmiyor yargıya da basına da. Nefesimi kestiler ya…”

Ardından kızı Gül Gonca’ya dair 2012’de bir katil zanlısının tutuklandığını aktaran Çelik, “O dönemki savcı, ‘bu tutuklanan zanlı senin kızına ne yaptıysa yaptı’ dedi ama sonra o zanlı mahkemede tahliye edildi. Gerekçe de zanlının suçunu itiraf etmemesiymiş. Bu zanlı benim küçük kardeşimin alt komşusuydu” diyor.

Dosyayı kapatmak istediler

Kızının dosyasının kendisinin ısrarlı mücadelesiyle hala açık olduğunu dile getiren Çelik, “Dosya hala açık, çünkü ben devamlı rahatsızlık veriyorum kendilerine. Eskiden kapatacaklardı dosyayı, engel oldum şikayetlerimle” diyor. Sonrasında çok garip bir gelişme yaşanıyor, Gül Gonca Çelik’in 2008’de yani kaybolduğu yıl olan 2008’de ve 2013’te Ağrı ve Urfa’da sağlık kurumlarında muayene olduğu kayıtlar çıkıyor ortaya. Bir süre sonra, ‘Yok kızın değildir o, yanlışlıkla girilmiştir kayda’ açıklaması yapılıyor polislerce.

Kızı Gül Gonca’nın kimliğinin hala kendilerinde olduğunu söyleyen Cuma Çelik, “Benim aklım almıyor, 2012’de katil yakalanıyor, kızımın muayene kayıtları çıkıyor ortaya ama hiçbir şey yapılmadı. Adamı bıraktılar, o dönem ki savcı da adamın bırakılmasına itiraz ettikten sonra görevden alındı” diye anlatıyor.

‘Kendi adaletini sağla’ demişler

O kadar çok olumsuzluk, ihmal ve şiddet yaşamış ki Cuma Çelik, görevini ihmal eden polislere dava açmış. Bu konuda birçok dosya olduğunu ama hepsine de ‘takipsizlik’ kararı verildiğini paylaşıyor.

Hatta dosyaya bakan polisin kendisine, ‘Cuma Bey biz yapacağımızı yaptık, artık sen bunu konuşturacaksın’ dediğini söyleyen Çelik, “Topu bana atıyor, ‘git vur-kır’ diyorlar. ‘Sen hiçbir şey yapmamışsın’ diyorlar. O zaman polis niye var, niye mahkeme var, niye hukuk var?” diyerek isyan ediyor.

“Cehennem yaşıyorum, ben böyle bir memleket görmedim, ailece cehennemdeyiz sanki. Ben Allah’a havale ediyorum bunları” diyerek sözlerini sürdüren Çelik, şöyle sesleniyor yetkililere: “Vali neredesin, başsavcı neredesin, emniyet neredesin? Benim yavruma niye sahip çıkmıyorsunuz? Kovdunuz vazgeçmedik, öldüresiye dövdünüz, vazgeçmedik. Daha ben ne diyeyim?”

Gül Gonca Çelik nerede?

Bugün birçok kayıp kadın ve kayıp çocukla ilgili kampanyalar yapıldığını hatırlatan Çelik, “Gül Gonca Çelik nerede? diye soran bir kişi bile yok. O kadar sesimi duyurmaya çalışıyorum ama olmuyor. Ben nasılım biliyor musun, yaşayan bir ölüyüm ben” diyor.

Son olarak ne söylemek istersiniz insanlara diyorum Çelik’e. Şunları söylüyor: “Kızım Gül Gonca Çelik için haberler yapılmasını istiyorum. 18 yıldır arıyorum ama bir sonuca varamadım. Adaletten kızıma ne olduğunu bulmalarını ve faillerinin bulunmasını istiyorum. Benim kızımın dosyasına sahip çıkılmasını istiyorum. Ben Cumhuriyet Başsavcısı’yla bile görüşemiyorum. Bunları neden yapıyorlar biliyor musunuz, yoksulluğumdan. Yoksulluk bir ateşten gömlek gibi. Benim kızımdan sonra 2013’te burada Ahmet Şireci (Antepli bir tekstilci) kaçırıldı. Helikopteri getirdiler, aynı gün buldular. Ben kızım bulunsun diye afişler bastırdım, sokaklara yapıştırdım. Fatma Şahin hepsini toplattı, izin vermedi. Yasakmış. Öyle dediler. Fatma Şahin’e aile bakanı olduğu dönemde de ulaştım, ne aile bakanlığını gördüm ne başka bir şey.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Savaş ve Palantir

Sonraki Haber

Küresel Sumud Filosu ‘2026 Bahar Misyonu’ yola çıktı

Sonraki Haber

Küresel Sumud Filosu '2026 Bahar Misyonu' yola çıktı

SON HABERLER

Küresel Sumud Filosu ‘2026 Bahar Misyonu’ yola çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Binlerce ‘Gülistan’ adalet bekliyor

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Savaş ve Palantir

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Nazan Üstündağ: Kaybedilmek istenen kadın tahayyülüdür

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Orhan Yılmazkaya, kırık sandalye ve ‘Apocu Siyaset Tarzı’

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Kürt-Türk ilişkilerinin tarihsel gelişimi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Hafızanın sahnede yürüyüşü: Moraşîn

Yazar: Yeni Yaşam
26 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır