• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Beyza Üstün

COP 31’le gelenler: Betonlaşma, ormansızlaşma, radyoaktivite

8 Mayıs 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Beyza Üstün, Yazarlar

TOKİ’deki görevini önce Şehircilik Bakanlığı’na taşıyan Murat Kurum’un görevlerine yenileri ekleniyor; COP 31 Türkiye ev sahipliğini yürütme görevi kendisine verildi. Siyasi iktidar adına, TOKİ’yle ortak yürüteceği COP 31 hazırlık ve kongre sürecinde ve sonrasında Ortadoğu dahil olmak üzere bu coğrafyada yaşam alanlarını şirketlere devretme görevini de üstlenmiş durumda.

Bildiğiniz gibi bu günlerde Halkların İklim Zirvesi’nin (HİZ) halk buluşmaları il il, ilçe ilçe planlanırken devlet ve yürütücüsü siyasi iktidar da hummalı bir çalışma içinde. TOKİ ve şirket çalışmaları nicedir başladı; yasasıyla, bütçesiyle, sermaye birikimi ile son derece hızla yürütülüyor. Siyasi iktidar cephesinde sermaye birikim planları, yaşam alanlarını gasp etme süreci, şirketlere verilecek destekler hızlandırılmış durumda.

Antalya Kent Haber’den Nazlı Özbiçen; TOKİ tarafından açılan ihalenin Özyazıcı şirketine 8 milyar 85 milyona verildiğini 2 Mayıs 2026’ da aktardı. İhaleyi alan Özyazıcı şirketi,  kalyon ortaklığı bir şirket, son yıllarda çalışmaları, iktidar tarafından destekleri giderek artan şirket, özellikle Demirören’e ait arazilerde, el konulan yaşam alanları üzerinden sağlanmış sermaye birikimleri ile son yıllarda oldukça tanınır oldular. Şirketin Beykoz’da ormanlık alanda hayata geçirdiği villa projesi kapsamında 1 milyon 804 bin m2’lik arazinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 108 bin m2’lik alanda inşaat izni verilmişti.

5 Mayıs 2026’da siyasi iktidar tarafından COP 31 için bir destek daha geldi hem bu şirkete hem de bu sürece dahil olacak tüm şirketlere. AKP’ den bir yasa önerisi sunuldu; Türkiye’de şirketi olsun veya olmasın COP 31 sürecinde iş yapacak tüm tüzel kişilere katma değer vergisinden muaf olmaya; her türlü damga vergisi, gümrük vergisi, mal alım satımlardan doğacak kurumlar vergisi vs. dahil tam muafiyet kapsamına alınmalarına kadar destek kesesinin ağzı sonuna kadar açıldı. Bu arada Antalya ve yöresine “konferans için” bilgi notu ile hangi yapı, bina yapılırsa ve nereye yapılırsa tam destek sözü açık çek olarak sunuluyor. Nasıl mı? 2872 sayılı Çevre Kanunu’na eklenen geçici bir maddeyle… Bu ‘’vefakâr’’ şirketler olur da bir şekilde vergi muafiyetine girmezse doğmuş veya doğacak olan yükümlülükler o zaman da damga vergisi faslından karşılanacak, indirime girmeyen kısım kendilerine geri ödenecek.

TOKİ’leşme, betonlaştırma hamleleri de aynı hızla sürüyor. DEM Parti vekili İbrahim Akın  sosyal iletişim hesaplarından; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 30 Nisan 2026 tarihli duyurusunu paylaştı. Türkiye’de 670 301, 41 m2 (67 hektardan fazla) orman ve hazine arazi şirketlere tahsis edilmekte. Sadece ormansızlaştırıp betonlaştırmayacaklar. El koymadıkları, yağmalamadıkları kıyı, sucul sistem ve mera varsa onlar için de hazır COP sürecinde organizasyonu kapmışken, yeşil ekonomi saflarında yer almak için bir girişimi daha planlıyorlar; Nükleer atıklara ev sahipliği yapmayı, uluslararası şirketlere ve kapitalistlere yeni nükleer santraller pazarlamayı… Bildiğiniz gibi; Çernobil’in 40. yılında Sinop, NKP’nin öncülüğünde Sinop’ta gerçekleşen mitingde  ‘’Nükleer Santrale hayır’’, ‘’Ne Sinop’ta ne Akkuyu’da ne de başka herhangi bir yerde Nükleer Santral istemiyoruz’’ sözünü ve kararını tüm dünya halklarına duyurdu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT) EÜAŞ’ın bağlı ortaklığı ve resmi kayıtlarda Türkiye Nükleer Enerji A.Ş. (TÜNAŞ) olarak belirlenmiş olan idari-şirket yapısı başka bir süreci yürütmekte. Bu yapı 2015 yılında EUAS International ICC adında yurtdışında kurulan şirketin özvarlığını devralarak, 2022 yılında Türkiye’de kurulmuş bir şirket, bakanlıktan aldığı yetki ile 2013 yılından itibaren kurulumu tasarlanan yeni nükleer santral için yer arayışında -İbrahim Akın’ın soru önergesine Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Bayraktar’ın yanıtına göre- pazarlayacakları nükleer santral için yer olarak Trakya işaret edilmekte. Soğutma suyunun alımı ve bırakılması için deniz ekosisteminin belirlendiği ama henüz karar verilmediği Enerji Bakanı’nın yanıtına eklenmiş. Radyoaktif atıkların gömüleceği, ancak bunun için radyasyon acil durum planı hazırlanmakta olduğu da.

Endişe etmeyin! Radyoaktif atıklardan açığa çıkacak yüzlerce yıllık yarılanma ömürleri ile ışınımlar için artık acil durum planı (URAP) ile birlikte Türkiye Afet Planlama (TAMP) yani AFAD yetkisinde tüm acil durum türleri için genel bir müdahale organizasyonu da hazır olacak. URAP’lar TAMP’lar hazır bizlere de atıklardan yayılacak genetik bozunum yaratacak ışınlardan korunma kalacak! Daha ne yapsın bu siyasi iktidar. Şirketlere tam destek yaşamın üstüne mistik örtüler.

Hazırlık sadece nükleer santralleri pazarlamaya değil radyoaktif atık ticaretine de… Nükleer atıkları ne yapacakları oldukça net; tabi göllerin, denizlerin içi, meralar, ormanlar, tarım alanları bunlar için tahsis edilecek “yasa gereği” her şey! Çünkü -8 Mart 2022 tarihli ve 7381 sayılı Nükleer Düzenleme Kanunu- kapsamında radyoaktif atıkların yönetimine ilişkin esaslara  açıkça ve yasaya göre “Radyoaktif atıklar çevreye salınamaz veya bırakılamaz” şeklindeki hüküm var. Bu hüküm uyarınca radyoaktif atıkların çevreye salınması veya bırakılması yasaklanmış durumda. O yüzden ya hükmü gömecekler ya da bırakacaklar salınacak.

Kalın sağlıcakla…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Mazlum’u unutmayın: Onun davası tüm Kürtlerin davasıdır

Sonraki Haber

‘Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü’

Sonraki Haber

‘Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü’

SON HABERLER

‘Barış için adım at’ yürüyüşüne çağrı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

 Gimgim’’de JES’e karşı nöbet 11’inci gününde

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

DEM Partili Oluç: Vakit kaybetmeden ‘barış yasası’ çıkarılmalı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Kürtler ve Aleviler hedefte: Suriye’de Nisan’dan bu yana en az 69 keyfi gözaltı

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Filipinler Senatosu’nda silah sesleri duyuldu

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Cizîr’de kaçırıldıktan sonra tutuklanan Ramazan Kalkan tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bolu Cezaevi’nde 30 yıllık 3 tutsağın tahliyesi ertelendi

Yazar: Yeni Yaşam
13 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır