Kürt coğrafyası petrol sondajlarıyla delik deşik edilirken, sondajlar üniversite kampüsüne uzandı. Önceki rektör kampüsün 2 bin 700 dekarını satılığa çıkarırken, yeni rektör kampüsü petrol sahasına dönüştürüyor
K. Bülent Ongun
Dicle Üniversitesi yerleşkesinde petrol rezervi tespit edildiği iddiasıyla Hukuk Fakültesi arkasında SANKO Holding tarafından 6 adet kuyu açılacağı öğrenildi. Planlamaya göre açılması öngörülen altı kuyudan elde edilecek petrol gelirinin yüzde 3’lük kısmının üniversiteye aktarılacağı belirtildi. Dicle Üniversitesi kampüsü içinde Amed’in Sûr ilçesindeki arazide açılmak istenen petrol kuyuları için Üniversite ile SANKO Holding bünyesindeki PETAR A.Ş. arasında anlaşma yapıldığı açıklandı. Üniversitenin Sûr ilçesi Yiğitçavuş Mahallesi’nde bulunan arazisinde yürütülen sismik arama çalışmaları sonucunda, bölgede sondaj kuyuları açılması için alanın 10 yıllığına kiralanması talep edildi. Sözleşme kapsamında belirlenen sahalarda iki farklı noktada sondaj faaliyetleri gerçekleştirilecek.
‘Süreç tamamlandı’
Üniversiteden yapılan açıklamada, söz konusu parselde yürütülen sismik çalışmaların ardından sondaj için kiralama talebinin uygun bulunduğu belirtildi. Kararın üniversite yönetimi tarafından onaylandığı ve ardından Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gerekli izinlerin alınmasıyla sürecin tamamlandığı belirtildi. Sözleşme, Dicle Üniversitesi Rektörü Kamuran Eronat ile PETAR Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Akyol tarafından imzalandı. Anlaşmaya göre devlet payı ve yüzde 25 oranındaki işletme giderleri düşüldükten sonra elde edilen net gelir üzerinden üniversiteye yüzde 3 pay aktarılacak.
Rektörlük rant makamı mı?
Dicle Üniversitesi Rektürü Prof. Dr. Kamuran Eronat kendisinden önceki tektör olan Prof. Dr. Mehmet Karakoç’un üniversite arazilerini satmasına tepki gösterip, “Bizim zamanımızda bir çakıl taşını bile kimseye vermeyeceğiz” iddiasına bulunurken bugün orman ve tarım alanı olan kampüs içindeki devasa araziyi petrol şirketine kiralaması anlaşılamıyor.
Gelenin gideni arattığı üniversite de rektörlük makamı rantı organize eden bir makama dönmüş durumda. 2022 yılında zamanı rektörü olan Mehmet Karakoç tarafından yapılan taleple üniversitenin yeşil alanları imara açılarak 2 bin 700 dekar alan villa yapımları için satışa çıkarılmıştı.
‘Üniversite yeşile düşman’
Diyarbakır Barosu ve Ekoloji Derneği üniversite yönetimini yeşile düşman yönetim olarak nitelerken, bugün aynı anlayış devam ettirilmekte. Ekoloji Derneği üyesi Zeki Kanay kampüsün imara açılmasına dair Dicle Üniversitesi’nde bir ekokırım suçu işlendiğine belirterek, “23 yıldır üniversitede akademisyenlik yaptım ve çok acı olaylara şahitlik ettim. Dicle Üniversitesi yeşile düşman. Kenarda kalmış en küçük otları dahi yok ediyorlar.
Kur’an kursları ve spor kulüpleri inşa edilen alanda hiçbir ağaç kalmadı. Buradaki bütün ağaçlar kurudu. Onların ektikleri ağaçların hepsi kurudu. Yaptıkları hiçbir projenin devamı yok, hepsi ranta dayalı. Öğrenci yurtları da ağaçlık alanlara kuruldu. Tarım alanlarının tam ortasına stadyum yapıldı ve hiç kullanılmıyor. Üniversiteye ait alanlar işgal altında ve bu bir ekokırımdır. Bu bir suçtur” sözleri dikkat çekmişti.
Petrol öldürür!
Petrol, çevreye yayılmasıyla birlikte değdiği her şeyi kaplar ve girdikleri her ekosistem için uzun vadeli kirletici özelliğine sahiptir. Bin ton petrolün yarattığı kirlilikten bir litre petrole kadar çevreye verdiği zarar yıkıcıdır. Petrol her şeyin üzerine yapışır ve tarım alanlarına, ormanlara veya sulak alanlara, bitkilere ve çimenlere ulaşarak bölgedeki yaban hayatı da yok eder. Petrol ilk süreçte su yüzeyinde yüzerek durur ancak zamanla diğer canlıları öldürür, suyu kullananları da zehirler. Êlih’de petrol kirliliği nedeniyle KOAH ve kanser gibi hastalıklar Türkiye ortalamasının çok üzerinde. Doktorlar Êlih’de yaşayan özellikle hasta yurttaşlara burayı terk edin diye uyarılarda bulunuyor olması ise petrolün kirliliğin boyutunu gösterirken, kampüs içinde açılacak sondajlar ve ardında yapılacak üretim süreci kampüsün idam fermanı anlamına geliyor.









