• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Temmuz 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Gıda krizi geçmeyecek!-Abdullah Aysu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dünyada her dokuz kişiden biri açlık çekiyor. Türkiye de pek farklı değil. Yeterli gıdaya ulaşanlar ise kimyasal kalıntılı ürün tüketiyor, sağlıkları risk altında. Her gün yeni bir ürün ithal edeceğimizi o ürün için sıfırlanan gümrük tarifelerinden öğreniyoruz. Ne yiyoruz? Yarın ne yiyeceğiz? Endişesi bir gıda krizi ile karşı karşıya olduğumuzu ayan beyan ortaya koyuyor. Aslında perşembenin geleceği çarşambadan belliydi Türkiye tarımında. Siyasilerin 1980’den beri ektikleri şimdi biçiliyor.

Tarımı yok etmek için 1980’lerden bu yana siyasilerin yanılsama yaratma amaçlı söyledikleri sözlere kulak verelim önce.

Özal’ın Tarım Bakanı Hüsnü Doğan, tohum ithalatını serbestleştirmek için “elin adamları 40 yıl 50 yıl uğraşmış geliştirmiş. Biz geliştirmek için o kadar beklemeyiz. İthal ederiz olur biter” demişti.

Süleyman Demirel, Adapazarı’nın birinci sınıf tarım toprakları üzerine otomobil fabrikası kurulmasına karşı çıkanlara “patates mi otomobil mi?” diyerek demagogluğunu konuşturuyordu.

Mesut Yılmaz, Orhangazi’ de Şekerpancarı üreticilerini yok edecek NBŞ fabrikası kuruluşu için firma ruhsat sorduğunda, “siz fabrikaya başlayın ruhsat arkadan gelir” dediği sonradan öğrenilecekti.

Siyasiler sadece söylemediler şirketler için ön açıcılık da yaptılar.

Hayvancılığı bitirecek EBK, SEK, YEM Sanayi özelleştirmelerinin altında at nalı gibi Çiller ve Karayalçın imzaları var.

Tekel, şeker ve Tarım Satış Kooperatifleri Birliği kanunlarının idam fermanının altında dışarıdan bakınca birbirine benzemez üçüzler olan, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz’ın imzaları arzı endam ediyor.

Görüldüğü üzere çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketleri için Türkiye tarımının mutfağında Erdoğan öncesi yemek hazırlayan siyasi spesiyal usta(!) aşçılar Özal, Demirel, Karayalçın, Mesut Yılmaz, Bahçeliydi.

Altın Tepsi

‘Usta’ aşçıların hazırladığı spesiyali altın tepside çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketlerine sunan da Erdoğan hükümetleri oldu.

Bugün sadece Erdoğan döneminin rakamlarını vererek tarımın kötüye gittiğini söylemek eksik olur. İçinde bulunduğumuz durumun vahametini anlaşılır kılmaz. Çünkü gerçekliğin ifadesi olan rakamlar sonuçtur ve tarımın şirketler lehine çiftçiler aleyhine değiştirilmesinin kaçınılmaz duvara toslama halidir. Duvara toslama hali de sistem kaynaklıdır.

Erdoğan, tarımın çöküşünü görmesine rağmen, düzeltmek için çaba harcamadı, hatta “tarımın çökmesi için çalıştı” demek yanlış olmaz. Ancak tarım spesiyali hazırlayan aşçılar ile sunanı birlikte değerlendirirsek o zaman tarımın çöküşünün nedenini eksiksiz ve bütünlüklü anlamış oluruz.

Çünkü bu bir süreçtir. Sistemi değiştirme içerikliydi. Gayet tabii ki bilinçli bir tercihti.

Aşçıların hazırladığı spesiyal, (özelleştirme yasaları) sisteme karşı direnç noktalarını kırdı. “Bu ülkeyi pazarlıyorum”, diyen zat, hakkını teslim edelim(!) halkın kursağından ayırarak kurduğu (KİT’leri) kendisinden öncekilerinin hazırladığı kanunların ona sunduğu olanaklarla gözü kara bir biçimde pazarladı. Yani aşçılar, tarımda özelleştirilme, piyasalaştırma ve kuralsızlaştırma için yasal şoseyi döşedi. Erdoğan da döşenen şoseden ilerleyerek hazırlanan yemeklerin sunumunu yaptı, pazarladı. Sattı.

Elde ne piyasayı düzenleyecek, ne de üretim girdisi sağlayacak bir kamu kurumu kaldı. Hepsi satıldı. Sistem böyle değişti(rildi).

Piyasayı artık hükümetler değil “piyasa tanrıları” – şirketler belirliyor ve yönetiyor.

Krizin emareleri

2018’de kuru soğan yüzde 184 arttı. Patates yüzde 75,  karnabahar yüzde 67, pırasa,  sivribiber yüzde 57 yükseldi. Oysa çiftçi pazarda oluşan fiyatın altıda yedide birine ürününü satabiliyor. Ürün üretim sürecinde kullandığı mazotun fiyatı benzini geçti. Yüzde 90’nı ithal edilen bir başka önemli girdi gübrenin fiyatı yüzde yüzleri aştı. Ve geldi, çattı gıda krizi.

Peki gıda krizi geçici mi? Hayır kalıcı. Çözüm var mı? Elbette; her melanetten bir çıkış yolu vardır. Ürün fiyatlarını düzenleyecek ve üretim girdisi sağlayıcı kamu kuruluşlarının yeniden kurulması ve üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturacak organizasyonların yapılması yani “gıda egemenliği”nin inşası, gıda krizinin yeğane panzehiridir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Türkiye’nin NATO içinde kalması ve bu yönlü angajmanlara girmesi esas olarak içerideki muhalifleri bastırmada destek almak içindir. Bu yönüyle NATO,...

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri olan Küba Devrimi en başta ezber bozuculuğuyla dikkat çekmiş, Ortodoks yaklaşımların...

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

PKK’nin kendini lağvetmesi ve sembolik olarak silahları yakması, 2.Çözüm Süreci’nin sıçrama noktasıydı. O günden beri ZP ve İYİP gibi ultra...

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Olağanüstü bir milliyetçi kışkırtma eşliğinde ABD’ye gönderilen “Türkler” bir milli hezimetle kısa sürede gerisin geri döndüklerinde, bunun bedeli hakkında bazı...

Kürtlerin yerinde kim olsa çatlardı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Kürt sorununun en yaygın ve yoğun olarak tartışıldığı bir dönem yaşanıyor. Bundan önceki süreçlerde Kuzey Kürdistan için çözümler tartışılıyordu, bugün...

Mizah halkı güldürür, diktatörü ürkütür

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Deniz Göktaş Erdoğan’a hakaret ettiği için tutuklandı. Hakaret nedir? Hakaret öfkeyle yapılır. Kişiye kızarsın, kızgınlıkla küfredersin. Yani kişilik hakkına girmiş...

Sonraki Haber

SON HABERLER

Gürkan Türkoğlu son yolculuğuna uğurlandı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Gimgim’daki JES 66’ncı gününde devam etti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Semsûr’daki halk buluşmaları son gününde: Çocuklarımızın mezarlarını istiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Kocaeli’nde fabrika yangını: Bir işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Dünya Kupası’nda son 16 heyecanı: Arjantin-Mısır ve İsviçre-Kolombiya karşı karşıya

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

‘Kürdistan Jeopolitiği ve Kadınların Durumu’ sempozyumu başladı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Gazeteci Berfin Ay serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır