• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Eylül 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Mehmet Sait Yıldırım’ı bırakın

4 Eylül 2026 Cuma - 00:00
Kategori: Güncel, Manşet

Tahliyesi üçüncü kez ertelenen ve geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçiren 75 yaşındaki ağır hasta tutsak Mehmet Sait Yıldırım, kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda. Ailesi ve avukatlar, Yıldırım için acil tahliye çağrısı yaptı

Duygu Kıt

Mehmet Sait Yıldırım 75 yaşında ağır hasta mahpus. 33 yıldır hapishanede. 2025 yılı başında tahliye olması gerekirken, tahliyesi üç defa “örgütsel konuştuğu”, “pişmanlık duymadığı” ve “iyi halli olmadığı” gerekçeleriyle ertelendi. Son olarak İzmir Kırıklar 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 Ağustos’ta geçirdiği kalp krizi sonrası İzmir Şehir Hastanesi’ne götürülen mahpus Yıldırım, geçtiğimiz cuma günü taburcu edilerek, tekrar cezaevine götürüldü. Avukatlarının aktarımına göre Yıldırım, 24 Ağustos’ta İdari ve Gözlem Kurulu görüşmesinde “pişmanlık” dayatması yapılmasının ardından çıkan tartışma sonrası kalp krizi geçirdi. Bu dayatma aynı zamanda tahliyesinin üçüncü kez ertelenmesine sebep oldu. Yıldırım’ın yaşadığı ağır sağlık soruları sebebiyle yakınları ve duyarlı kamuoyu tarafından acil tahliye çağrısı yapılıyor. Son hastane sevkinde onu kısa da olsa görebilen yakınları Yıldırım’ın kendi kişisel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz durumda olduğunu aktardı. Peki 75 yaşında bir insanın tahliye hakkının gasp edilmesi ve sağlık hakkına erişememesi nasıl mümkün?

‘Özel bir uygulama var’

Mehmet Sait Yıldırım’ın kardeşi Selim Yıldırım

Mehmet Sait Yıldırım’ın kardeşi Selim Yıldırım, özel bir uygulamayla karşı karşıya olduklarını söyledi. Abisi Yıldırım’ın infazının ertelenmesine tepki gösteren Selim Yıldırım, “İnfaz kurulları bugün 1920’lerin İstiklal Mahkemeleri haline gelmiş durumda” diyerek tahliye erteleme kararlarına tepki gösterdi. Yıldırım şunları söyledi: “Abim 75 yaşında. Bugün savcılığa gittim ancak izinle 20 dakika görebildim kendisini. Durumu iyi değildi. Kendi kendini idare edemiyor cezaevinde. Biz böyle bir ceberrut durumla karşı karşıyayız. Birçok hastalığı var. Kalp hastalığı ailemizde kronik. Bir sene önce diğer abim kalp krizi geçirdi vefat etti. Bütün kamuoyunun bu işkenceye, bu zulme dur demesi lazım. Çözüm süreci, kardeşlik süreci diyoruz. Şimdi kardeşlik bunun neresinde? İki sefer kalp krizi geçirmiş, iki sefer anjiyo olmuş, kalbinde bir sürü stent var. Barış sürecinde eğer siz tutsakları içeride tutuyorsanız niyetiniz apaçıktır. İlk başta hasta tutsakların tahliyesinin olması lazım. Abime özel bir uygulama var. Avukatlar duruma itiraz etmişler. Umarız bu itirazı göz önünde bulundururlar. Temennimiz budur.”

Pişmanlık dayatması

ÖHD İzmir Eşbaşkanı Avukat Özcan Sarıoğlu

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Eşbaşkanı Avukat Özcan Sarıoğlu, 30 yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Mehmet Sait Yıldırım’ın tahliyesinin İdare ve Gözlem Kurulu tarafından bir kez daha ertelenmesine tepki gösterdi. Yıldırım’ın hipertansiyon, KOAH ve kalp damar hastalığı gibi çeşitli rahatsızlıkları bulunduğunu belirten Sarıoğlu, Yıldırım’ın hem ÖHD’nin hem de İnsan Hakları Derneği’nin hasta mahpuslar listesinde yer aldığını söyledi. Yıldırım’ın müebbet hapis cezasının infaz süresi olan 30 yılı 27 Şubat 2025’te doldurduğunu belirten Sarıoğlu, ilk olarak 9 ay, ardından Kasım 2025’te yine 9 ay “deneme süresi” adı altında infazının uzatıldığını, Ağustos 2026’da tahliye beklentisi olmasına rağmen bu kez de 3 aylık uzatma kararı verildiğini aktardı. İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının gerekçelerine dikkat çeken Sarıoğlu, “İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının üçünde de, ilk iki kararda 9 ay + 9 ay ve son kararda 3 ay olmak üzere, infazın uzatılmasına ilişkin gerekçelere baktığımızda, bunun yalnızca bir pişmanlık dayatması, ‘Pişman mısın?’ şeklinde sorulan bir sorudan ibaret değerlendirmelere dayandığını görüyoruz. Mahpusun 30 yıllık hapishane sürecinde yaşamış olduğu rahatsızlıklar, hastalıklar veya kendi psikososyal durumu göz önüne alınmamış; verilen kararlarda yalnızca yeniden pişmanlık duymadığı ve örgütle ilişkisinin devam edebileceği şeklindeki birtakım yorumlara dayanılarak infaz uzatma kararları alınmış” diye konuştu.

Avukat bulundurulmuyor

İdare ve Gözlem Kurulları’nın yapısına da dikkat çeken Sarıoğlu, bu mekanizmanın koşullu salıverilme değerlendirmelerinde daha önce bulunmadığını söyledi. Kurulda hapishane görevlilerinin yer aldığını belirten Sarıoğlu, mahpusun değerlendirme sırasında yanında avukat bulundurmasına ilişkin bir düzenleme olmadığını ifade etti. Sarıoğlu şunları söyledi: “Bildiğiniz üzere daha öncesinden koşullu salıverilme durumlarında böyle bir mekanizma yoktu. Fakat yakın zamanda yasal düzenlemesi sonrası oluşturulmuş bir kurul ve bu kurulun içerisinde hapishanedeki görevlilerin yer almış olduğu bir değerlendirme yapılıyor. Fakat burada, örnek veriyorum, mahpusun kendisi olsa bile mahpusun yanında bir avukat bulunamıyor. Buna dair bir düzenleme yok. Sait Yıldırım’ın kendisiyle ilgili verilen kararlara baktığımızda mahpusun kendi yaşam öyküsü, tıbbi öyküsü, yine 30 yıllık hapishanedeki yaşadığı süreçler çok gözardı edilerek sadece pişmanlıkla ilgili kısımlar veyahut örgütle ilişkisini devam ettirebileceğine ilişkin varsayımsal tabirler, ifadeler nedeniyle bu şekilde bir infaz uzatması durumu söz konusu oluyor.”

‘Karar kabul edilemez’

Bu sağlık tablosuna rağmen infazın üç ay daha uzatılmasına tepki gösteren Sarıoğlu, “Böyle bir şey bu kadar aleni bir şekilde, çok net bir şekilde göz önündeyken, yani kişinin yaşamına dair çok büyük bir tehlike bile göz önündeyken maalesef yine bahsettiğim gibi tıbbi öykü es geçilerek, kişinin 30 yıl ve işte üzerine de 18 aylık süreyi değerlendirdiğimizde neredeyse 32 yıldır içeride olmasına rağmen 3 ay daha cezaevinde kalması gerektiğine yönelik bir karar veriliyor. Bunun kabul edilmesi hukuken de vicdanen de mümkün değil. Çünkü 75 yaşında olan ve zaten çeşitli hastalıklar nedeniyle yaşamını idame ettirmekte zorlanan bir kişiye adeta hapishanede kalan yaşamını yaşaması dayatılıyor. Bu kararı bu şekilde eleştiriyoruz” şeklinde konuştu.

Düşünce suç sayılıyor

Yıldırım’ın aynı zamanda siyasi bir mahpus olduğuna dikkat çeken Sarıoğlu, bunun İdare ve Gözlem Kurulu kararlarında etkili olduğunu söyledi. Sarıoğlu şöyle devam etti: “Sait Yıldırım hasta mahpus olmasının yanı sıra PKK dosyasından müebbet hapis cezasının infazı için hapishanede bulunan bir siyasi mahpus. Bu da zaten İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının yine bu şekilde alınıyor olmasına sebep olan durumlardan birisi. Kararlara baktığınızda zaten doğrudan kararda ifade edildiği gibi kişinin örgütle ilişkisinin devam edeceğine yönelik yine belli varsayımlarla hareket edildiği bir durum söz konusu. Kişinin kendi siyasi düşüncelerini açıklamasının bile onun aleyhine kullandığını gösteren bir durum söz konusu bu alınan kararlar içerisinde. Dolayısıyla bu kısma değinmeden söz konusu durumu değerlendirmek de çok doğru değil.”

‘Uygulama süreçle tezat’

Yıldırım’ın durumunun devam eden Barış ve Demokratik Toplum süreciyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıoğlu, son iki yılda önemli gelişmeler yaşandığını söyledi. Sürecin hukuki zemininin oluşturulmasına yönelik adımlar atıldığını belirten Sarıoğlu, buna rağmen cezaevlerindeki uygulamaların sürecin ruhuyla çeliştiğini ifade ederek, “Yaklaşık iki yıldır devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecinde oldukça önemli mesafeler kat edildi. PKK’nin kendisini feshetmesi, silahların yakılması, törenin gerçekleştirilmesi, PKK mensuplarının sınır dışına çekilmesi vesaire gibi önemli tarihi süreçlerden geçildi. Ve yine bu süreçlerin artık hukuki zemine dökülmesi açısından da geçtiğimiz ay bir yasa düzenlemesi çıkartılarak, MGK kararı sonrasında uygulanacak şekilde bir yasal düzenleme yapıldı. Böylece artık yaşanılan bu Barış ve Demokratik Toplum sürecinin hukuki zeminlerinin oluşturulmasına da devlet düzeyinde karar verilmiş durumda. Ancak böylesine tarihi adımlar atılırken, güvenlikçi politikaların yerine artık bu meselenin Kürt sorunu çerçevesinde ele alınacağı bir durum geliştirilmeye çalışılırken, burada Mehmet Sait Yıldırım özelinde ve genel olarak da İdare ve Gözlem Kurulu’nun hapishanelerdeki uygulamalarının hâlâ hukuka aykırı bir yönüyle devam etmesi, yaşanılan süreçle tezat bir durum oluşturuyor” dedi.

‘Serbest bırakılmalı’

Yıldırım hakkında verilen 3 aylık infaz uzatma kararına karşı infaz hakimliğine itiraz edildiğini ve hukuki sürecin devam ettiğini belirten Sarıoğlu, ÖHD olarak kararın kaldırılmasını ve Yıldırım’ın serbest bırakılmasını istediklerini söyledi. Sarıoğlu son olarak şunları söyledi: “Bizler de Özgürlük İçin Hukukçular Derneği olarak bu kararın derhal, bir an önce ortadan kaldırılmasını ve infaz hakimliğinin kararıyla bu kararın kaldırılarak kişinin derhal serbest bırakılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yönde çağrımızı sivil toplum kuruluşlarına ve insan hakları alanında çalışan kişilere de yapıyoruz. Hasta mahpuslarla ilgili kesinlikle biraz daha bu meseleler konusunda toplum nezdinde duyarlı olunması gerekiyor. Bu hususla ilgili yine Adalet Bakanlığı’na da çağrılarımızı yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. İdare ve Gözlem Kurulları’nın yapısının zaten hukuka uygun olmadığını belirttik. Ancak alınan kararlarda da hukuki ölçütlerin ve hukuki kriterlerin yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Kişinin kendi özellikleri, örneğin tıbbi öyküsü, hukuki durumu ve içinde bulunduğu koşullar değerlendirilmeden, yani varsayımlarla hareket edilen bir uygulamanın bulunmaması, olmaması gerekiyor.”

Mehmet Sait Yıldırım kimdir?

1995’te Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına mahkûm edilen Mehmet Sait Yıldırım, “İmralı sekreteryası” olarak bilinen beş kişilik mahpus grubunda yer aldı. Sağlık sorunları nedeniyle İmralı’da yalnızca dokuz gün kaldıktan sonra başka bir cezaevine sevk edilen Yıldırım, kalp damar hastalıkları, KOAH, hipertansiyon ve diğer kronik rahatsızlıkları nedeniyle İHD ve ÖHD’nin ağır hasta mahpuslar listesinde yer alıyor. İdare ve Gözlem Kurulları’nın oluşturulduğu Ocak 2021 tarihinden itibaren yüzlerce tutuklunun tahliyesi birden fazla kez 1’er yıl, 9’ar ay, 6’şar ay veya 3’er aylık periyotlarla ertelendi. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) tarafından paylaşılan verilere göre, ilgili kurul kararlarıyla şimdiye kadar en az 8 bin 500 mahpusun tahliyesi ertelendi.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Barış ve demokrasi: İkilem mi?

Sonraki Haber

Mağrip’ten ötesi ölüm tarlası

Sonraki Haber

Mağrip’ten ötesi ölüm tarlası

SON HABERLER

Alevi hafızası, Kürtlerle ortak gelecek ve siyasallaştırılan tarih

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Mağrip’ten ötesi ölüm tarlası

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Mehmet Sait Yıldırım’ı bırakın

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Barış ve demokrasi: İkilem mi?

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Kök yasa, kurullar, hukuk ve demokratik siyasete

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Barışın kalıcılaşması için (2)

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Alevilere neden saldırıyorlar?

Yazar: Yeni Yaşam
4 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır