• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Eylül 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Özgürlüğün anlam magması’-Azad Barış

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Özgürlük sadece evrenin en kıymetli elması değil, aynı zamanda bilgeliğin de en kâmil halidir. Bunun Eflatuncu denklemi ise, bilge olmayan özgür olamaz, özgür olmayan da bilge olamaz. Buna göre geçmişin farkında olmayan hiç kimse bilge olamaz ve bilge olmayan hiç kimsenin geleceğin kâhini olamayacağı hem kelam geleneğinde hem de düşünce tarihinde bilinen bir hakikattir. Bu hakikat geçmişten süzülerek günümüze taşınan önemli bir deneyim aktarımı olarak insanlığın ortak hafızasına armağan edilmiştir.

İbni Rüşd’ün metaforu

Geleceğin kahini/devrimcisi olmak bütün çağların ruh acısını içinde taşımak demektir. Dolayısıyla özgür olma istenci ve onun derin anlamının bütün halleriyle baş etme durumudur. Hem kutsi sabahın hem de şükran dolu akşam ışığını görmek için bütün dünya acılarına katlanmak gerektiğini beşeri tarihselliğin mücadele tarihi ziyadesiyle bize göstermiş ve göstermeye de devam etmektedir. Hayatın anlamı derinliğine dair bilgi İbn Rüşd’ün aklın yaratım tarihi üzerinde büyük etki bırakmış önemli bir diyalektik betimlemesi vardır. Bilgenin betimindeki diyalektik vurgu her ne kadar kelam ve ilim arasında bir yarıkta duruyor gibi gözükse de, onun ilmi yanının daha ağır bastığını bugün daha iyi anlıyoruz. Bu, yumurtanın dışa doğru kırılmaya başlamadan hayat bulamayacağına yönelik tespitine tekabül etmektedir.

Yumurta örneği

İbn Rüşd’e göre, “Yumurta dıştan kırılırsa yaşam son bulur, içerden kırılırsa yaşam başlar.” Canlının en basit ama bir o kadar da temel derinlik anlamına dair bu yumurta metaforu, bugün tartışılmaz bir hakikat olarak önümüzde duruyor. Bu arı hakikate göre içten başlamayan bütün dönüşümler ölümcüldür, kendini kendi içinde boğan ve bir süre sonra yok eden bir döngünün kendisidir. Özgürlük de tam da yumurtanın içten dışa doğru kırılıp yaşama dönüşmesi gibi bir diyalektik döngüye denk düşer. Onun için içten başlayan dönüşümlere konsantre bir bilgenin özgürlük mefhumuna bakacağız. İçsel dönüşümlerin diyalektik haline yeni bir bakıştır Öcalan’ın özgürlük istenci. Öcalan’ın Demokratik Toplum Manifestosu olarak bir araya getirdiği hapishane notlarının, her geçen gün daha da aktüel bir hal almaya başladığını ve hayatımızı sarmalayan özgürsüzlük halinin panzehri olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar akademik dünyada hak ettiği nazarla buluşmamış olsa da toplumsal özgürlükler açısından başvurulacak en temel yapıtlardan biri olarak insanlığın düşünce mirasına armağan edilmiştir. Özellikle oluş koşularının kısıtlı olması, zaman ve mekan buluşunun cebri türde oluşu, istenen düzeyde interdisipliner bağlamda akademik cenahın dikkatini çekmemiş olması, dünyada maalesef özgürlük ve barış çalışmaları için büyük bir kayıptır.

Öcalan’ın paradigması

Oysa ki toplamı üç kitaptan oluşan seri, hem demokratik toplumun inşası hem de özgürlük mefhumunu bütünsel bir teorik kavrayışla ele almaktadır. Dolayısıyla dizinin yekününde hem önemli teorik kavramlar hem de demokratik toplum inşasına dair pratik önermeler bulunmaktadır. Buradan hareketle inşa ettiği yeni düşünme biçimleri ve pratik önermelerin tamamı özgür insanı savunma esprisi üzerinde bina edilmiştir. Dolayısıyla aklın hem yapıcı hem de yıkıcı gücünü, akıl ve ahlakın yalın halini, akıl ve inancın bağlamlarını, ahlak ve kültürel aktarımın etkinliğini, etik ve ahlaksal toplumun yönetsel kurgusunu ele alan Öcalan’ın temel amentüsü özgür insan iradesinin açığa çıkmasından başka bir şey değildir. Bu bağlamda nesnel koşulların tahlil ve tarifini yaparak sistem karşıtı güçlerinin kazanım ve yenilgilerinin tarihsel ve toplumsal nedenlerini irdelerken, aynı zamanda onların entelektüel, ahlak, politik ve mücadele rotalarını yeniden çizecek kadar tarihsel bir birikimle olgulara yaklaşıyor.

Özgür insan savunması

Bu noktadaki birikim ve olgu tekabüliyeti hem varoluşçu felsefenin temel etik değerlerinin uyarmasına dair bir düşünsel gıdıklama, hem de özgürlükçü felsefenin uyuyan ruhunun canlanmasına naif ve mütevazı bir çağrıdır. Yani hem teorik olarak insanın kendi üzerinde özgür iradesiyle tekrar düşünme olanaklarını sunuyor hem de etkin özne olarak kendi özgür halini savunmak için yeni değerler merkezine sevk ediyor. Bu yeni değerler merkezi özgür insanın savunmasına dair yeni bir kurtuluş alanıdır. İnsanı savunmamın ana fikri; tarihsel-toplumsal yürüyüşün demokratik uygarlık sisteminde daha özgürce yol kat etmesidir Öcalan’ın özgürlük felsefesi.

‘Özgürlük kazanacak’

Özellikle “özgürlük kazanacak” dediği eserinde mevcut bütün felsefi akımların özgürlük tarif ve tasvirlerinden beslenerek, özgürlüğünü derin anlamını içselleştirerek, yeni bir özgürlük ruhunun doğumuna ebelik ediyor Öcalan. Özgürlüğün ana rahminden uyanışının bedelinin ağır olacağını bilen Öcalan, özgürlük için bütün bu bedelleri ödemeye hazır olduğunu kendi hayatıyla deneyimleyerek yaşadı ve yaşıyor. Özellikle uygarlık bunalımının derin anlamı üzerinde özgür insanı tarif etme biçiminin, yeni bir kurtuluş paradigması olarak kabul görür bir hale geldiğini görüyoruz.

İradenin iyimserliği

Öcalan, mevcut nizam içinde karamsarlığın aksine, iradenin egemen kılındığı bir iyimserlikle geçmişe bir projeksiyon tutuyor. İnsanlık tarihinin yaratım mirasının aklıyla düşünen ve özgürlük istencinin arzusuyla mücadele eden insanın varoluşsal bir tehdit olarak karşımızda duran uygarlık bunalımıyla baş edeceğine işaret ederek, aklın kötümserliğine karşı iradenin iyimserliğini özgürlük yaratımına bağlıyor. Uygarlık bunalımına karşı demokratik uygarlık ve bu uygarlığa damgasını vuracak olan güçlerin tarihsel ve düşünsel dünyalarını da irdelemesinin esas sebebi budur. Nitekim “özgürlük kazanacak” dediği eserinde Avrupa demokrasisinin gaddarlığını, Batı uygarlığının ikiyüzlülüğünü, kapitalist sistemin içyüzünü, egemen erkeğin karakterini, kadının gerçek dünyasını çarpıcı bir biçimde gözler önüne sererek odaklandığı tek nokta yine özgürlük mefhumudur. Öcalan’ın özgürlük sosyolojisi eserinde dogmatizmi, kalıpçılığı, dar bakış açısını aşıp, çağımıza uygun bir özgürlük ve mücadele arayışı içerisinde olanlar için yeni bir özgürlük yolunu önerdiğini görüyoruz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bugün 20 Eylül

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

1992 yılının Eylül ayının 20’sinde Diyarbakır Seyrantepe mahallesinde organize bir eylemle Musa Anter katledildi. Bu kalleşçe eylemi gerçekleştiren kişilerin bazıları...

Bölgenin dizayn edilmesi ve süreç 

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

İki yıldır barış ve demokratik toplum süreci, doğal olarak, her boyutuyla gündemdedir. Çünkü Türkiye’de ve bölgede yaşanan her gelişme sürecin...

Hüseyin Aykol

Olmayan bir babanın oğlu olmak!

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Aykol hocamın oğlu Direncan'ın anlamlandıramadığım bir biçimde yaşamını yitirdiği haberini aldığımda derin bir üzüntü yaşadım. Birkaç defa size yazmaya çalıştım...

Yaşamın özgürlüğü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yaşamdan yana olmak devrimci bir tutumdur. Savaş bitince nefes alınır. Niye bitti, öyle değil böyle bitseydi diye düşünülemez. Tek akla...

ÇEDES, MESEM ve özel okul kıskacında eğitimin hal-i pür melâli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nin öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma yeteneğini ölçmek amacıyla üç yılda...

Alışarak kaybetmek

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yeniden başlamanın ağırlığı ve kahkahası aynı cümlede kurulamıyor. Dünya döndükçe o kadar değiştik ki, aklımız almaz. Hislerin metotları ya da...

Sonraki Haber

DAİŞ’in bitmesini niye istesinler ki?!-Nihat Kaya

SON HABERLER

Dêrik’te kaybolan çocuk mısır tarlasında ölü bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Amed’de ormanlık alanda yangın

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Rus turist otel koridorunda ölü bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Amedspor-Beşiktaş maçında peş peşe gol: 3-2

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

İç Güvenlik Güçleri’ne ait devriyeye saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Amedspor taraftarı Amed’e akın etti

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Meral Danış Beştaş: Bu çatışmayı gelecek kuşaklara devredemeyiz

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır