• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Haziran 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Renklerin vücudumuza ve zihnimize etkisine dikkat-Gülcan Dereli

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
24 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yaşam alanlarımızda karşılaştığımız renkler gün içerisinde psikolojimizi de etkiliyor. Renklerin insan davranışını ve psikolojisini etkilediği birçoğumuz tarafından bilinen bir gerçeklik. Hatta yapılan çok sayıda araştırma renklerin gücünün azımsanmayacak büyüklükte olduğunu gösteriyor. Her rengin hem duygusal hem de psikolojik tepkilerle bağlantısını yapılan araştırmalar ortaya koyuyor. Renklerin psikolojimiz üzerindeki etkisini ve anlamını bilmek, renkleri kullanırken önem taşıyor.

Göz mü görür beyin mi?

Işığın yarattığı renk bir çeşit enerji olarak tanımlanır. Bu enerji hem vücut fonksiyonları hem de zihnimizi, duygularımızı etkiler. Görme işleminin temel organı göz olmakla beraber yapılan çalışmalar aslında beynin gördüğünü belirtmektedir. Gözümüze gelen görüntü iki çeşit görme hücresi aracılığı ile taranır. Silindir veya çomak şeklinde olanlar ışığı, koni şeklinde olanlar ise rengi algılar. Gözümüzde 7 milyon konik ve 100 milyon kadar silindirik hücre var. Yani, bizim bir renge tepkimiz hem fizyolojik hem psikolojiktir. Hatta psikolojik olarak önemli ölçüde etkilediğine yönelik çok sayıda araştırma yapılmış. Kanada’da bir okulda yapılan deneyde, odaların renk ve ışık düzenlerinin değiştirilmesi ile bazı öğrencilerin zeka düzeylerinin ve disiplin sorunlarının olumlu biçimde etkilendiği tespit edilmiştir.

Psikolojik ve fizyolojik etkisi

Ancak insan gözünün ışık ve rengi algılayan ağ tabakasının görme sinirleri vasıtasıyla bunu beyne ilettikten sonra beyinde nasıl fizyolojik etkiler yarattığını renk bilimciler henüz açıklayamıyor. Yapılan deneylerde, pembe renge bakan kişilerin rahatladıkları, kırmızı, turuncu ve sarı gibi sıcak renklere bakanlarda tansiyonun yükseldiği, nabzın ve solunumun hızlandığı, terlemenin çoğaldığı, mavi rengin ise tam tersi etki yarattığı belirlenmiştir. Araştırmalar insanların en çok mavi rengi sevdiklerini, bunu kırmızı ve yeşilin takip ettiğini gösteriyor. Bir binada sarı renge boyanmış bir tavan, odayı daha yüksek, sarı renkli duvarlar ise daha geniş gösterir. Kliniklerin sıcak renklere boyanması, beyaz rengin hastalarda yarattığı hüzün duygusunu azaltır. Ayaküstü hazır yiyecek satan dükkanların duvarları iştah açtıran portakal rengine boyanır. Kırmızı renk kan rengidir, asırlar boyu tehlikenin ve tahribatın simgesi olmuştur. Trafik ışıklarında ‘dur’ sinyali olarak kullanılmasının nedeni de böyle açıklanır. Aynı zamanda kırmızı uyarıcı olduğu için dünyadaki gıda firmalarının çoğunun logosu kırmızıdır. Gri, diplomatik ve ağır bir renktir ama hareketsizliği, yavaşlığı ve ciddiyeti temsil ettiği tespiti yapılmış. Devlete ait tüm mekanlarda gri özel olarak tercih edilir.

Siyah konsantre eder

Yeşil doğanın kendisi olarak tanımlanır. Doğal yaşamı temsil eder, yaratıcılığı artırdığı düşünülür. Siyahın, gücü ve tutkuyu temsil ettiği ve hırsın da ifadesi olduğu belirtilir. Batı’da siyah matemi simgelerken, Japonya’da mutluluğun simgesi olarak görülür. Siyahın konsantrasyonu en çok sağlayan renk olduğu; Einstein’ın da konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odada çalışmalarını yaptığı belirtilir

Mavi huzurun rengi

Sigmund Freud maviyi sakin diye niteler. Mavi, güvenirliği, bilgeliği, sadakati, sakinliği, uyumu, huzuru, sevgiyi ve zekayı temsil eder. Mavinin sakinleştirici bir renk olduğuna yönelik birçok araştırma mevcut. Avrupa ülkelerinde intiharları azaltmak için köprü korkuluklarının maviye boyanmasının sebebinin bu olduğu söylenir. Amerika’da bir ilkokulun duvarlarını beyaz ve portakal renginden maviye çevirmişler, çocukların notlarının yükseldiğini ve yaramazlıklarının azaldığını tespit etmişler. Mavinin en önemli özelliklerinden birisi de çok uzaklardan fark edilebilmesi.

Tedavi şekli olarak kullanılıyor

Birçok eski kültür, kromoterapiyi (renk terapisi) uygulamış ya da insanların iyileştirilmesinde renklerden faydalanmıştır. Kromoterapiye bazen ışık terapisi ya da renk bilimi de denilmekte ve günümüzde de alternatif tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Çılgın bir ilkbahar: Prolet-Kult

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Devrim, 'değiştirenlerin de değişmesi'yse eğer, yığınsal kültürel dönüşümü gerçekleştiremeyen bir hareketin şansı pek azdır. 1917-21 arasındaki 'gökkuşağı' yılları bu konudaki...

Xwebûn krizi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

“Savaştan çıkmış gibisin” derler. Evet çoğumuz savaştan çıkmış gibiyiz, kan ter içindeyiz, çünkü modern hayat esasen savaş halidir. Modern hayatın...

Akıl ve siyaset

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Halk arasında bazı durumlara dair özlü tanımlar gerçekten bilgelik doludur. Bu tanımlardan biri kişilik tiplerinin yaptıkları işler ve sonuçları ekseninde...

Ekonomide gerçekler ve büyüklere masallar

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Türkiye’de yüksek enflasyon sürerken, ekonomik büyüme yavaşlıyor, yoksulluk artıyor. Buna rağmen siyasal iktidar işlerin iyi gittiğini söylemeye devam ediyor. TÜİK,...

Demokratik dönüşümün anahtarı

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Cumhuriyet demokratik dönüşüme uğratılacaksa bu gerçek görülecektir. Kürtler üzerindeki kültürel soykırım politikası yasal, anayasal, yani hukuki olarak terk edilmezse inkâr...

Pasif Devrim mi, Kavramsal Çarpıtma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2026

Fırat Aydınkaya’nın analizindeki en ölümcül teorik hata, Antonio Gramsci’nin 'pasif devrim' kavramını, yapısal olarak taban tabana zıt bir siyasal aktöre...

Sonraki Haber

Etiyopya’da darbe girişimi

SON HABERLER

Hukuk Fakültesi öğrencilerinden mezuniyet töreni mesajları

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Colemêrg’deki fuhuş davası ertelendi

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Ankara Üniversitesi’nde ırkçı saldırıya uğrayan öğrencilere soruşturma

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Erdoğan süreci değil ‘butlan’ı konuştu

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

138 milyon çocuk çalıştırılıyor 54 milyonu tehlikeli koşullarda

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Munzur Festivali için anket: Söz Şimdi Halkta

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Yerel Yönetimler Konferansı sonuç bildirgesinde ‘Yerel Demokrasi’ öne çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır