Çerçeve yasanın sürecin ilk hukuki adımı olduğunu belirten TJA aktivisti Sebahat Tuncel, yasanın uygulanmasının önemine dikkat çekerek demokratik siyasetin önünün açılması, kayyım uygulamasına son verilmesi ve kadınların müzakere ile izleme süreçlerinde yer alması gerektiğini söyledi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025’deki Barış ve Demokratik Toplum Süreci çağrısının ardından toplumun en büyük beklentilerinden biri de sürecin hukuki boyutuna ilişkin adımlardı. Yasal düzenlemeleri konu alan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” adıyla duyurulan ve 12 maddeden oluşan taslak 5 Ağustos’ta Meclis’e sunuldu. Abdullah Öcalan’ın “Bin kilometre yolun ilk adımı olarak” önem atfettiği yasa, süreç bağlamında ilk adım olarak kabul görüyor. Toplum, yasanın açıklanmasıyla birlikte, kapsamının genişletilmesi ve demokratik siyasetin önünü açma noktasında ileriye taşınmasına dair taleplerini dile getiriyor.
Çerçeve yasaya dair konuşan Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad – TJA) aktivisti Sebahat Tuncel, yasanın süreçteki ilk hukuki adım olduğunu belirtti.
‘Komisyon ve yasayla başlangıç yapıldı’
Kürt meselesine ilişkin daha önce gelişen çözüm ve diyalog süreçlerini anımsatan Sebahat Tuncel, devletin sorunu çözmeye yönelik niyeti olmadığı için süreçlerin başarıya ulaşmadığını belirtti.
Devlet Bahçeli’nin çağrısını hatırlatan Sebahat Tuncel, “Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla aslında, Sayın Öcalan’a gelip siyaset yapma çağrısı, sorunun siyaseten çözümü konusunda yaklaşım gösterildi. İlk kez pratikte karşılık bulmuş oldu. Meclis’te kurulan komisyon, arkasından çerçeve yasayla birlikte başlangıç yapılmış oldu” diye belirtti.
‘Yasanın uygulanması önemli’
Yasanın uygulanmasının önemine değinen Sebahat Tuncel, “Bu yasanın uygulanması ve pratikte Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne gidecek demokratik adımların atılmasına ihtiyaç var. Ama başlangıç olması açısından, silahlı mücadelenin sonlandırılması ve demokratik siyasete alan açması açısından önemli. Devlet içerisinde hala Kürt sorununun çözümü konusunda yaklaşım net değil. Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, Türkiye’nin içerisine girmiş olduğu çoklu kriz hali Kürtlerle bir ittifak kurmayı zorunlu hale getirdi. Dolayısıyla bu müzakerelerin başlamasında da bunun etkisi var. Bu açıdan da süreci zamana yayma, bölgedeki gelişmelere göre bir politika belirlemeyi beraberinde getirdi. En nihayetinde yasanın parlamentoda görüşülmesi önemli. Sanırım bir kaç gün içerisinde de Meclis’te yasallaşacak. Sonraki sürece geçiş noktasında da önemli bir etken olacak” ifadelerini kullandı.
Devletin demokratik siyasete alan açması gerektiğini kaydeden Sebahat Tuncel, Kürt siyasi hareketinin mücadele aracını değiştirdiğini belirtti.
‘Kadınlar için barış tercih değil, zorunluluk’
Kadınların eşitlik, demokrasi, özgürlük mücadelesine değinen Sebahat Tuncel, Ortadoğu’da yaşanan çatışmalarda en çok kadınların etkilendiğini belirtti.
“Kadınlar açısından barış bir tercihten ziyade bir zorunluluk” diyen Sebahat Tuncel, şunları söyledi: “Bir yandan kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini yürütürken bir yandan da barışın inşasını geliştirmeye çalışıyoruz. Bu süreç bağlamında da Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Meclis komisyonunda da görüşlerini ifade etti. Sadece kadınlara dair görüşlerini ifade etmedi. Mesela TMK’nın kaldırılsın. TMK olduğu sürece düşünce, ifade, eylem özgürlüğünün olması mümkün değil. Siyaset yürütmek suç olmaktan çıkarılsın. Kayyımlara son verilsin, demokrasi inşa edilsin. Bunlar aynı zamanda kadınların da talebi. Hem TJA hem Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi sürece ilişkin yaptığı açıklamada, müzakere sürecinde de yasama sürecinde de kadınları yer alması gerektiğini söyledi. İzleme kurullarında kadınlar mutlaka yer almalı. Kadınların görüş ve önerilerine mutlaka yer verilmeli.”
‘Beklentiler çerçeve yasaya yüklenmemeli’
Çerçeve yasayı her kesimin kendi çerçevesinden değerlendirdiğini dile getiren Sebahat Tuncel, yasanın devamında da özgürlüklere ve demokrasiye alan açması gerektiğine dikkat çekti. 2015’ten beri uygulanan baskıdan dolayı toplumda daha özgür ve demokratik bir ortamın beklentisi olduğuna işaret eden Sebahat Tuncel, bütün beklentilerin çerçeve yasaya yüklenmemesi gerektiğini dile getirdi. Sebahat Tuncel, son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu taleplerimiz varsa, bunu örgütlememiz gerekiyor. Mücadeleyi yükseltmemiz gerekiyor. Bu ne bir bitiş yasası ne de her şeyin çözüldüğü bir yasa. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bin kilometrelik yolun bir adımı tanımlamasını akılda tutmak lazım. Yoksa bu yasada Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanmaması Kürtler açısından bir sorun. Umut hakkı içermiyor. Kürt sorunun çözümü konusunda tam ne yapılacak tarif etmiyor. Çünkü bu yasa bunu ifade etmiyor. Ama bundan sonraki süreçte bunların uygulanması için hepimize görev düşüyor.”
Haber: Can Kırbaş / MA









