• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Eylül 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Yeni bir yalan: Koruma alanları yüzde 17’ye çıkacak!-Yusuf Gürsucu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
15 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Türkiye’de korunan alan büyüklüğünün 2023 yılına kadar dünya ortalaması olan yüzde 17’lik orana (Türkiye için öngörülen 13 bin 400 hektar) çıkarılacağını duyurdu. Kurum, Afrika’da 305 bin 7754 kilometreden fazla arazinin doğal kaynakların aşırı kullanımı, erozyon, tuzlanma ve kirlilik nedeniyle bozulduğunu belirterek, “Türkiye, acil koruma altına alınması gereken sıcak noktada. Türkiye, dünyada Güney Afrika ve Çin ile birlikte üç sıcak nokta barındıran üç ülkeden birisidir. Ülkemizin yaklaşık yüzde 9’u korunan alan statüsündedir. Bakanlığımız her yıl korunan alanları yüzde 20 arttırarak 2023 yılı itibariyle korunan alanları ülke yüzölçümünün yüzde 17’sine ulaştırmayı hedeflemektedir” ifadelerini kullandı.

2017 yılında ve 2018 yılında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararları ile toplam 6 milyon 855 bin hektar alanı kaplayan 243 adet “büyük ova” yani “tarımsal koruma alanı” ilan edilmişti. Buna göre geriye yüzde 10’luk yani 7 milyon 800 bin hektar koruma alanı kalıyor. Korunacağı öngürülen kalan ölçünün içine doğal sit alanları, milliparklar, ormanlar, sulak alanlar ve meralar sığdırılacak. Bakanın açıklamasında Türkiye yüzölçümünün yüzde 9’unun korunduğu belirtiliyor.

Buna göre korunan yüzde 9 ile ilan edilen 243 adet “büyük ova” yüzde 17’yi karşıladığı anlaşılıyor. Orman Genel Müdürlüğü’nün 2014 yılında yayınladığı ‘Türkiye Orman Varlığı Raporu’nda Türkiye’nin yüzde 27.6’sının orman, yüzde 18.6’sının mera, yüzde 1.4’ü sulak alan, yüzde 31.1’i ise tarım alanları olduğu belirtiliyor. Yani bu durum, 2017 yılında 23.4 milyon hektara gerilemiş olan tarım alanlarında ki koruma ölçüsü yüzde 7’ye çekilirken yüzde 16.4 milyon hektar alanın gözden çıkarılabileceğini gösteriyor. Temel gıda ihtiyaçları ve tarım ürünlerinin ithalata bağlanması tarımı gözden çıkardıklarının bir başka göstergesi.

Sadece 2012-2016 yılları arasında ormanlık alanlarda, madencilik için; 13 bin 674 adet ruhsatla 42 bin 706 hektar alan. Enerji için; 5.907 adet ruhsatla 63 bin 810 hektar alan. Diğer farklı sektörler ve imarla ilgili olarakta 10 bin 456 adet izinle 80 bin 829 hektar ormanlık alan yok edildi. Toplamda ise verilen izinlerle yok edilen orman varlığı; 30 bin 037 adet izinle, 189 bin 100 hektar. Son 3 yılda sermaye yağmasına verilen alanların ölçüsü ne olabilir? Sağlıklı her hangi bir veri yok. Ancak açıklanan verileri en az ikiyle çarpmak mümkün. Buna karşın Orman Genel Müdürlüğü her nasılsa orman varlığının aynı dönemde yüzde 27.6’dan yüzde 28.6’ya ulaştığını belirtebiliyor. Yayınladıkları veriler ya yalan ya da yanlış olmalı!

Şunu rahatlıkla söylemekte yarar var, yalan söylüyorlar! Nasıl mı? Örneğin, milyonlarca ağacın katledildiği İstanbul Kuzey Ormanları, Orman Genel Müdürlüğü’nde halen orman olarak görülüyor. Okluk koyunda saray inşası için katledilen ağaçlar da kayıtlara girmiyor. Yok edilen ormanlar kayıtlara geçmezken oraya buraya diktikleri fidanlar ise ormanlık alan olarak işleniyor. Şimdi bu işi yapanlar bizi mi kandırıyor? Bu ülkede bunlar yaşamıyor mu? Neden yalan söylerler?

Şöyle düşünebiliriz, bunlar uzaydan gelip dünyayı ve Türkiye’yi ele geçirmeye çalışan uzaylılar olabilirler mi? Şuna inanın bunlar uzaydan gelebilecek birilerinden çok daha fazla ormana, ağaca, kuşa, kurda, balığa, ayıya, suya, dağa, taşa, insana, hayvana, bitkiye yabancı. Çünkü yaşamsal tüm değerler onlar için bir meta yani bir mal. Çünkü bunlar yaşamın toplamından beslenen ve yaşama yabancı asalaklar. Gediz Havzası’nı yok edecek, milyonlarca ağacı katlecek, suları zehirleyecek olan altın madenine izin verebiliyorlar. 12 bin yıllık bir tarihi alanı yani Hasankeyfi korumayan ve baraj sularına gömen anlayış anladığımız anlamda insan olabilir mi?

Bunlar Kürdün, Lazın diline düşman, işçinin emeğine düşman, çocuklara düşman, kadına düşman, inanca düşman, havaya-suyagüneşe düşman yani bizim olan her şeye düşman. Onlar bir avuç bizlerse yaşamı var eden milyarlarca canlıyız. Ama en acıklısı ise o bir avuç asalağa esir olmuş durumdayız. Oysa bizim zincirlerimizden gayri kaybedecek bir şeyimiz yokken o zincirleri kıramamamız nedeniyle esaret altında, acılar çekerek ve boyun eğerek varlığımızı sürdürmeye çabalıyoruz. Neden?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bugün 20 Eylül

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

1992 yılının Eylül ayının 20’sinde Diyarbakır Seyrantepe mahallesinde organize bir eylemle Musa Anter katledildi. Bu kalleşçe eylemi gerçekleştiren kişilerin bazıları...

Bölgenin dizayn edilmesi ve süreç 

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

İki yıldır barış ve demokratik toplum süreci, doğal olarak, her boyutuyla gündemdedir. Çünkü Türkiye’de ve bölgede yaşanan her gelişme sürecin...

Hüseyin Aykol

Olmayan bir babanın oğlu olmak!

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Aykol hocamın oğlu Direncan'ın anlamlandıramadığım bir biçimde yaşamını yitirdiği haberini aldığımda derin bir üzüntü yaşadım. Birkaç defa size yazmaya çalıştım...

Yaşamın özgürlüğü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yaşamdan yana olmak devrimci bir tutumdur. Savaş bitince nefes alınır. Niye bitti, öyle değil böyle bitseydi diye düşünülemez. Tek akla...

ÇEDES, MESEM ve özel okul kıskacında eğitimin hal-i pür melâli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nin öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma yeteneğini ölçmek amacıyla üç yılda...

Alışarak kaybetmek

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yeniden başlamanın ağırlığı ve kahkahası aynı cümlede kurulamıyor. Dünya döndükçe o kadar değiştik ki, aklımız almaz. Hislerin metotları ya da...

Sonraki Haber

İdlib krizinin perde arkası-Ersin Çaksu

SON HABERLER

İran’da 23 yaşındaki kadın öğrenciye idam cezası verildi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

İlham Ehmed, Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’de öğretmenlerle görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

ABD’den İran heyetine vize: Pezeşkiyan, BM Genel Kurulu için New York’a gidecek

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

İki kentte arkek şiddeti: İki kadın katledildi, 5 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Apê Musa kabri başında anıldı: Bir tohum ekti, şimdi o tohum büyüyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Kürt siyasetçi İbrahim Ayhan mezarı başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Dêrqam’da GES projesine tepki: Güneş enerjisi yenilenebilir fakat toprak sınırsız değil

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır