• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Ağustos 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Yeni ‘sezon’ başlarken…-Foti Benlisoy

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
5 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dizi izlerken önceki bölümlerde neler olup bittiğine dair özet kısmı mümkünse ileriye sarıyor ya da atlıyoruz. Bu kez bir istisna yapalım ve geçmiş sezonda neler olduğunu (elbette kısaca) hatırlayalım.

“Piriviyısli”: İktidar bloğunda 15 Temmuz darbe girişiminde silahlı çatışmaya kadar varan çekişme ve çözülmeler, devletin bütünlüğünün şefin bedeninde yeniden sağlanması hedefli şefçi/Bonapartçı bir girişimin önünü açmıştı. Uzatmalı bir plebisit sürecinde devletin kurumsal mimarisini şefçi doğrultuda dönüştürme girişimi hukuken de tescillenmiş, Bahçeli’nin deyimiyle “fiili duruma hukuki yol” bulunmuştur.

Yeni sezonun daha ilk bölümlerindeyse dizinin bütün akışını değiştirecek keskin bir dönüşle, düne kadar zaferle taçlanmış görünen alaturka Bonapartizm güncel deyimle “topal ördek” gibi görünmeye başladı. Bu yeni duruma sebep olan gelişmeleri kabaca üç başlık altında toplamak mümkün:

1- Bonapartist iddia, devletin birlik ve bütünlüğünün, ancak Erdoğan’ın bir “mutlak hakem” konumu edinerek iktidar bloğuna dahil edilen sınıf ve fraksiyonların iktisadi güç kaynaklarına erişme koşullarını yukarıdan aşağıya belirlemesiyle temin edilebileceğiydi. Kriz şimdiden bu hakem konumunun altını oymaktadır. Krizin bedelinin hangi sosyal sınıf ve kesimlerce ödeneceği kararının eninde sonunda verilecek olunması, şefi tabanda da tavanda da zorlamaktadır. Kriz “aşağıda” iktidarın toplumsal tabanını istikrarsızlaştırmakta, “yukarıda” ise iktidarın hâkim sınıfın çeşitli fraksiyonlarının bütünlüğünü sağlama kabiliyetini erozyona uğratmaktadır. Aşağıdan gelen basınç şimdilik sadece oy oranlarında ifadesini buluyor. Yukarıdaki basınç ise krizde kimin (hangi sermaye kesimlerinin) “kurtarılıp” kimin “feda edileceği” sorusu eşliğinde ortodoks ya da heterodoks iktisat politikaları arasında bir kararsızlık ya da başka bir deyişle “kriz yönetiminin krizi” olarak cereyan ediyor. Bu durum, Bonapartist girişimin hâkim sınıfın bütünlüğünü sağlama iddiasında sınıra dayandığının açık bir ifadesidir.

2- “Şefin devlet olması”, emperyalist güçlerin Türkiye devletinin siyasal karar alma süreçlerini etkilemeye dönük geleneksel kanallarının bir bölümünün tıkanması ve dolayısıyla da söz konusu etkinin dolayımlanarak değil, doğrudan şef ile anlaşıp uzlaşma yoluyla realize edilmesi anlamına gelmektedir. Erdoğan’ın istediği, tek muhatap olarak kabul edilmek, emperyalist güçlerle dolayımsız-doğrudan pazarlık ve uzlaşı gücüne kavuşmaktır. Şefin artık Türkiye devleti demek olduğunun kabul edilmesi, ilişkinin de bu temelde perakende ve bire bir yürütülmesi gereğine ikna olunmasıdır. Uluslararası sistemdeki hegemonya bunalımı, şefçi “denge siyasetini” geçmiş sezonda olanaklı kılmıştı. S-400 krizinin gösterdiği, şefçi denge siyasetinin sistemik sarsıntılara yol açması hasebiyle sürdürülmesinin giderek zorlaşacağıdır.

3- Geçtiğimiz sezon inşasına tanık olduğumuz Bonapartist rejim, devleti şefin bedeninde yeniden örgütleme çabasında “milli irade” mitine, şefin milli iradenin doğal temsilcisi olduğu varsayımına dayanıyordu. Bu, çarpıtılmış da olsa sandığın temel meşruiyet ve güç kaynağı konumunda olduğu, “plebisiter” bir olağanüstü rejim tipiydi. Devlete sandıktaki kitle mobilizasyonuyla, yani “millet” aracılığıyla ve “millet” adına el koyma stratejisi önceki bölümlerde başarılı olmuştu. Yeni sezonda, Bonapartist girişimin bu güçlü olduğu alanın, onun yumuşak karnı haline gelişini izliyoruz. Çünkü Bonapartist hizbin, “milletle” olduğu varsayılan temsil ilişkisinde oluşmaya başlayan zaafı, onu istikrarsızlaştıran bir etkiye yol açıyor. Kitlelerle lider arasındaki “mistik” bağ aracılığıyla bir otokrasi yaratma girişimi, AKP’nin toplumsal çoğunluğu yitirmiş bulunduğunun tescillenmesi durumuyla nasıl baş edeceğini bilmez görünüyor. 31 Mart sonrası iktidar cenahındaki dağınıklık bundan…

Şimdi yeni bölümleri izlemeye hazırız. Bu sezonun sürprizlerle, hikâyede keskin dönüşlerle dolu olacağı kesin. İktidar “frene” de “gaza” da bassa, şu son yıllarda gördüğümüzden başka bir yola girmek zorunda kalacağı şimdiden belli…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Çerçeve yasanın gündeme geldiği günden beri bu köşedeki yazılarımda “maddelerin” değil, “mutabakatın” esas olduğunu sürekli vurguladım. Altında İmralı’dan Kandil’e, Kongre...

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

TBMM’ye yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde...

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Avrupa’daki burjuva basını salyalarını dökerek, geldikleri kadar hızlı ve beklenmedik şekilde geri dönen Faslıları manşetlere taşımaya devam ediyor. Muhafazakarı, sosyal...

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Sonraki Haber

Barbarları beklerken-Arif Altan

SON HABERLER

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

Flamingolardan ayılara: Drone baskısı büyüyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Ağustos 2026

İBB Davası’nda tahliye kararı çıkmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Husiler Yemen askerine saldırdı: Ölü sayısı 38’e yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

İzmir Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 2 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır