• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Mayıs 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Kalıcı barışa geçişte kritik eşik

15 Mayıs 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Türkiye’nin siyasi gündemindeki yerini koruyor. İktidar tarafından açık ve net olarak ifade edilmese de meselenin stratejik çekirdeği Kürt sorunu, onunla iç içe geçmiş hak talepleri, demokratikleşme ve hukuk. Bir kez daha özetleyecek olursak; Abdullah Öcalan’ın devlet tarafından resmen muhatap alınmasıyla başlayan görüşmeler, hızlı ve somut adımlarla ilerledi. Kürt tarafı, Öcalan’ın çağrısına bağlı olarak ilk stratejik hamleyi atmış; silahlı örgüt feshedilmiş, silahların yakılması gündeme gelmiştir.

Buna paralel olarak TBMM’de kurulan Komisyon’un çalışması, ardından iktidar, ortağı ve Kürt siyasal temsiliyetinden oluşan üçlü temsiliyetin Öcalan ile görüşmesi sürecin “ikinci aşaması’’na yani yasal ve hukuki düzenlemelerin yapılacağı kritik eşiğe geçişi resmileştirmiş oldu. Ancak bundan sonraki süreç sorunlu. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokratikleşme, hak ve özgürlükler gündeme geldiğinde yapısal bir direnç göstermektedir. Bir yandan “süreç olması gerektiği gibi yürüyor” retoriği kullanılırken, diğer yandan hâlâ adım atılmıyor ve mesele güvenlik parantezine sıkıştırılıyor.

Gerektiği gibi yürüyor mu?

Bu çelişki, zaman kazanma hesabı olmakla sınırlı olmayan iktidar stratejisinin açık işaretidir. Ancak silah yakanların ülkeye dönüşü, siyasi mahkûmların tahliyesi, diasporadaki sürgünlerin güvenli dönüşü gibi somut hukuki, yasal düzenlemelerde yerinden sayma devam ediyor.

Hukuksuzluğun genel hızı hiç kesilmemişken bu yerinde sayma hayra yorulamaz. CHP ve sol, sosyalist muhaliflere, hak savunucularına, sendikalara, çevre savunucularına, özgür basına ve demokratikleşme yanlısı tüm kesimlere yönelik gözaltı, tutuklama ve baskı dalgası aralıksız sürerken, sürecin demokratikleşme yönünde ilerleyip ilerlemeyeceği kaygısı derinleşmektedir.

Elbette göz ardı edilemeyecek kritik bir kazanım olduğunu atlamamak gerek. 40 yılı aşkın süredir Türkiye’nin kan ve gözyaşıyla tanımlanan gündeminden şiddet büyük ölçüde uzaklaşmıştır. Çatışma ortamı fiilen son bulmuştur. Toplum, ilk kez bu denli uzun ve istikrarlı bir çatışmasızlık dönemini yaşamaktadır. Bu aşama, sürecin en değerli ilk halkasıdır; ancak kalıcı barışa evrilmesi, yasal ve hukuki düzenlemelerle güçlendirilmiş hak ve özgürlüklerin kurumsallaşması ve kurumsal güvencelerle mümkün olacaktır.

Hukuki çerçeve ve muhataba statü

Çünkü çatışmasızlık kendi başına kalıcı değildir; hukuki ve yasal adımlar atılmadığında güvensizlik birikmekte, toplumsal meşruiyet erozyona uğramakta ve sürecin tersine dönme riski artmaktadır. Dolayısıyla sorunun güvelik parantezine hapsedilmeden atılması gereken adımlar bellidir ve “ortak karar” süreçleri uzun uzadıya müzakereye ihtiyaç duymaz. Toplumun büyük çoğunluğu tarafından da talep edilen ilk acil adımlar hızla atılmalıdır. Bunlar Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının derhal uygulanmasıdır. Bu kararların hayata geçirilmesi hem hukuksuzluğun simgesel tablosunu değiştirecek hem de sürecin ‘samimiyetini’ test edecektir.

Diğer önemli adım, kayyım garabetidir. Bu hukuksuz uygulamaların sona erdirilmesi aynı stratejik öneme sahiptir. Bayramdan sonraya, ardından Mayıs ayına ertelenen yasal ve hukuki adımlar, yeni bayram yaklaşırken hâlâ atılmamıştır. Öcalan’ın statüsü belirsizdir. Bilinmelidir ki; her ertelenen gün, kazanılmış çatışmasızlığı riske atmakta ve toplumda biriken güvensizliği derinleştirmektedir.

Sıra devlet ve iktidarda

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, sürecin ilerlemesi kapsamında “Barış İzleme ve Takip Kurulu” önerdi, aynı gün TBMM’de MHP Lideri bir kez daha Öcalan’a statü konusunu gündeme getirerek, “Barış Süreci ve Siyasallaşma koordinatörlüğü” önermişken atılmış bir adım yok. Bu yönlü hukuki düzenlemeler yapılmadan, hak ve özgürlükler anayasal güvence altına alınmadan “Süreç olması gerektiği gibi ilerlemektedir” demek, sadece retorik düzeyinde kalır.

Toplumun beklentisi…

Çatışmasızlık ortamı, demokratik adımlarla genişletilmeli ve kalıcı barışa dönüştürülmelidir. Bu, ne sadece iktidarın ne de muhalefetin meselesidir; Türkiye’nin ortak geleceğinin stratejik yol ayrımıdır. Dolayısıyla ‘çözüm süreci’ bugün kritik bir eşikte durmaktadır. Ya hukuksuzlukların devamıyla güvensizlik derinleşecek ve gidişat kırılganlaşacak; ya da AYM-AİHM kararlarının hızla uygulanması, kayyım sorununun çözümü, özgürlükleri genişleten yasal adımlar ve demokratik reformlarla kalıcı barış inşa edilecektir. Öcalan’ın statüsünde belirginlik ve diğer adımlar toplumsal motivasyonu büyütecekken, sürece yayma ise yeni sorunlara zemin yaratacaktır.

Sonuç olarak; gecikmenin sıfır maliyetli olmadığını, tam tersine, her ertelenen adımın kazanılmış barış iklimini de riske attığını, enfekte potansiyeli taşıdığı unutulmamalıdır. Ancak toplum, 40 yıllık acılardan sonra artık barışın hukuki ve kurumsal güvencesini istemektedir. İktidarın bu talebe vereceği yanıt, sürecin geleceğini, Türkiye’nin demokratikleşme rotasını ve bölgenin istikrarını belirleyecek en kritik değişkendir.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hakikat: Koordinatör özgür çalışmalı

Sonraki Haber

‘ALTTaki’ bizi eşitliyor

Sonraki Haber

Geçmişi bugünün dünyasıyla konuşturabilmek

SON HABERLER

Düzgün Bava ardından Elif Ana Türbesi’ne saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Tülay Hatimoğulları: Görüşmeler kesilmedi, bir yol haritası oluşabilir

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Bir kulüpten fazlası: Amedspor’un Süper Lig yürüyüşü

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Türkiye’de muhalif siyasetin hali ve pür melali

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Amedspor’u bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Kürt sorunu tekçi mantık ve konjonktürel bakış ile çözülmez

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Geçmişi bugünün dünyasıyla konuşturabilmek

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır