• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
18 Mayıs 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Adı Gurbet-2-Diren Cevahir Şen

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Gurbet Çetinkaya tüm celseler boyunca sürekli bağıran, azarlayan, duruşma salonunda avukat azarlayıp tespih çeken, salondan avukat atan ve sanıkların ya da tanıkların kendilerini sakince ve korkmadan ifade edebilmesine müsaade etmeyen bir mahkeme başkanının karşısında, 5 celse boyunca hakim olmadığı Türkçe dilinde derdini anlatmaya çabalayıp, çalışmıştı. Her seferinde mahkeme başkanı bağırdı, çağırdı ya da onun sözünü kesti.

Tüm taleplerin reddedildiği, delillerin toplanmadığı, usul açısından bütünüyle eksik olan yargılamanın karar duruşmasında, Gurbet Kürtçe tercüman istedi, ancak bu talebi onun sürekli lafını kesen, bağırıp çağıran ve kendisini rahatlıkla ifade etmesine izin vermeyen, sözlerini tutanağa yanlış geçirip bunu her seferinde kavga dövüş avukatların itirazıyla düzelten mahkeme başkanı tarafından ‘şimdiye kadar ifade edebildiği, demek ki Türkçe ifade etme sorunu olmadığı,’ gerekçesiyle reddedildi.

Gurbet karar duruşmasında mahkeme başkanına şöyle dedi: “Sen beni hep azarlıyorsun, susturuyorsun. Ben kendimi ifade edemiyorum, çünkü lafımı kesiyorsun. Ben senden korkuyorum.”

Başkanın lafı hazırdı tabi: “Ben sana her türlü rahat ortamı hazırladığımı düşünüyorum. Kendini de gayet ifade ettin, ben senin sözünü mözünü kesmiyorum.”

Bunu, adı İstanbul’da duruşma salonuna polis çağırarak salondan avukat atmayı adet haline getirmiş, tanıklara bağırıp çağırma rekoru kırmış, taraflara yönlendirici ve objektif olmaktan uzak sorular soran, sanıklara hele ki kadınsa ağzını açtırtmayan, eli tespihli, yukarıdaki meziyetleriyle de ünlü erkek mahkeme başkanı diyor. “Pardon özür dilerim” demesini bekliyor muyduk? Elbette hayır.

Gurbet, hayatı boyunca akrabası olan erkeklere göre yaşamış, onların kontrolünde ve talimatıyla hayatını sürdürmüş sayısız kadından sadece biri. Tüm bu yükü tek başına üstlenmiş, erkekler duyarsa kıyametler kopar diye ses dahi edememiş.

Pek çok kadın gibi Gurbet de, başından geçenleri anlatırken, sanki işittikleri, yaşadıkları, kendisine yönelen erkek saldırısı onun ayıbıymış gibi davranıp, tıkanan, anlatamayan, lafı dolandıran, ama Türkçe’yi çok iyi bilmediği için her şeyi iyice karıştıran, her seferinde hakim bağırıp çağıracak korkusu yaşayan, bir kere de ailedeki erkeklerce yargılanmaktan korkan bir kadın.

Anadilinde savunma yapamadığı, yaşadığı erkek şiddetini, tüm hadiseleri anlatmasına izin verilmediği gibi, bir de kendine ait olmayan yükleri taşımış, tüm bu zaman diliminde kendi ifadesiyle gözyaşları kurumuştur.

O gece kendisini “sana da tecavüz ederim” diyen Rıdvan adındaki adama karşı korumasaydı, o adamı öldürmeseydi, yani meşru müdafaa dediğimiz fiili gerçekleştirmeseydi ne olurdu? Pek çok şey olabilirdi. O alkolik, kumarbaz, küfürbaz, kadın döven ve tehditkar adam, ona tecavüz edip öldürürdü muhtemelen. Sonra ne olurdu? O adam yakalanırsa sanık sandalyesine oturtulur, kendisini anadili Türkçe’de rahatlıkla ifade edip, traşlı ve takım elbiseli vaziyette ya ağlayıp duygu sömürüsü yapardı, ya pişmanım çok sevdim ama sevdiğim kızın annesi aramıza girdi deyip, dövdüğü, hakaret ve tehditler sıralayıp, altınlarını ve yüzüğünü zorla elinden aldığı, kumar borcu için dünyanın parasını isteyip geri vermediği kızın kendisini bu yüzden istemediği ve nişanı atıp can havliyle, kendisinden korkusuna

Diyarbakır’a kaçtığından hiç bahsetmezdi. Mahkeme başkanının tavrının, karşısına sanık olarak çıkarılmış ve hayatına sahip çıkan bir kadına olandan çok daha farklı olacağına şüphe yok.

Zira erkekler ve erkek egemenliği bizzat yargı eliyle de ihya ediliyor, kadınlar şiddet gördüğünde gelmeyen ya da çok geç gelen adalet kadınlara canlarını kurtarma ve kendilerini koruma hakkı vermiyor. Ve hep söylediğimiz gibi, onlara; “ya uğradığınız şiddet karşısında susun ya ölün, ölmezseniz biz sizi hapsederiz” diyor. Yani kadınlar için Ceza Kanunu’ndaki meşru müdafaa hükmü işlemiyor. O yalnızca erkekler için var.

Ona mektup yazmak için: Gurbet Çetinkaya, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi C-14 Bakırköy/İSTANBUL

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Özgür Kürdün doğuşu enternasyonal bir çıkıştır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bu yönleriyle Haki Karer yoldaş, devrimciliği, enternasyonalizmi sadece teorik olarak yaşayan değil, bizzat onu en ileri düzeyde temsil eden bir...

Marifet söylemek değil yapmaktır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

Bahçeli’nin iki yıldan beri gösterdiği ezber bozan söylemleri, gündemin temel konusu olarak değerlendirilmeye devam ediliyor. Bahçeli, Kürt Halk Önderi Sayın...

‘Kürt uykusunda Dayê’sini görmesin diyorlar’

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

On yıllardır sistemin bizlere uyguladığı sistemsel politik baskılar şu an ‘süreç’ adı altında dışarıdan bir rahatlama gibi görünüyor olsa da...

Darbe ihtimali hakkında

Yazar: Yeni Yaşam
17 Mayıs 2026

CHP İstanbul İl’ine kayyım tayin edilen Gürsel Tekin, ‘’CHP fabrika ayarlarına dönene kadar görevimin başındayım’’ dedi. CHP fabrika ayarlarına nasıl...

Amedspor’u bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mayıs 2026

Amedspor’un Süper Lig’e çıkışı ile birlikte geniş bir tartışma başladı. Kürtlerde, süreç içerisinde Barcelona’ya benzer bir takıma evrilmesi beklentisi ortaya...

Kalıcı barışa geçişte kritik eşik

Yazar: Yeni Yaşam
16 Mayıs 2026

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Türkiye’nin siyasi gündemindeki yerini koruyor. İktidar tarafından açık ve net olarak ifade edilmese de meselenin...

Sonraki Haber

Şehir dışındaki ‘Şehir Hastaneleri’-Fikret Başkaya

SON HABERLER

Tarsus’ta restorana silahlı saldırı: 4 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

BİSAM: Açlık sınırı 34 bin yoksulluk sınırı 114 bin lira oldu

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Van Cezaevi’nde ‘Kürtçe konuşamazsınız’ dayatmasına tepki

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Nergis Muhammedi hastaneden taburcu edildi

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Ferhat Kurtay ve arkadaşları mezarı başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Mayıs ayında yaşamını yitiren devrimciler çok sayıda kentte anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Ayşegül Doğan: İmralı Heyeti’nin Öcalan ile görüşmesi bekleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
18 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır