• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Eylül 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sihirli sözcüklerden başlamak…-M. Ender Öndeş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
11 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Otoriter yönetimleri, faşist diktatörlükleri bu neoliberal dünya düzeni, bu para piyasaları doğurmuşken, şimdi sanki o düzenin bu diktatörlüklerden rahatsız olduğunu düşünmek mantıklı mı?

İstanbul’un yeni dönemi ve Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasıyla ilgili tartışmalarda üç sihirli sözcük, hayatımıza yerleşip kaldı: İsraf, bağımsızlık ve liyakat… Maymuncuk gibi sözcükler! Her kapıda işe yarıyor ve üçü de meşruiyetini AKP’nin berbat uygulamalarından sağlıyorlar. Bir yanda hanedan ve şatafat düzeni, diğer yanda hayvanat bahçesi müdürlüğünden TÜBİTAK’a atama gibi tuhaflıklar, bu kavramları besliyor ve öyle görünüyor ki aynı kavramlar, yakın dönemde AKP’yi tasfiye eden ya da ‘düzelten’ süreci besleyecek. Yandaş kalemler ‘hep bundan kaybettik’ mealinde mızıldanırken, muhalefet cephesinde de yeni süreç bunların üzerine kuruluyor.
Ama aslında böylece daha derin sorunları gizleyen bir ideolojik salgı da yayılmış oluyor.

Merkez Bankası mesela… Tuhaf bir ‘bağımsızlık’ hikâyesi var ortalıkta. Kimileri MB’nin ve ekonomi kurumlarının ‘bağımsızlığı’nın neoliberal bir IMF/DB dayatması olduğunu çabuk unutmuşa benziyor!

Sahi, kimden bağımsız olmalı ekonomi? Siyasi iktidardan. Peki, kime bağlı olmalı? Uluslararası para piyasasına! Başka bir yanıtı olan var mı? Biz, ekonomi denilen şeyi, ‘Con Ahmet’in Devr-i Daim Makinası’ gibi kendi kendine çalışan bir mekanizma mı sanıyoruz? Yok öyle bir şey. Uluslararası sermaye diye bir şey var; yeni süreçte dünyayı büyük bir rulet masasına çeviren bu mekanizma, 80’lerden beri bir yandan kölelik ilişkilerini dünyanın varoşlarına yıkıp ucuz emek havzaları yaratırken, diğer yandan da bütün sosyal haklar ve kamusal kurumları yok ediyor. Bunu yaparken de siyasal pürüzlerin ayağına dolanmasını istemiyor, ‘popülizm’ diye bir heyula icat edip her türlü itirazı o çuvalın içine tıkıştırıyor. Hukukla, demokrasiyle filan da ilgisi yok bunun. ‘Hukukun üstünlüğü ve demokrasi olmadığı için yatırımlar gelmiyor’ lafı da koca bir yalan. O diktatörler, o soluk aldırmaz baskı rejimleri olmasa ucuz emek depoları nasıl yaratılabilirdi ki? Sendikaların belini kırmadan, Memur-Sen’ler olmadan kamu sözleşmelerini üç kuruşa bağlayabilir misin? Uluslararası sermayenin en önemli talebini yerine getirerek emekliliği kabir azabına çevirmek, sokakları ezmeden mümkün müdür? İnşaat işçilerini içeri tıkmazsan, gazeteciliği tehlikeli bir meslek haline getirip, basın açıklamasını bile suç haline getirmezsen, her canı isteyen sokağa çıkıp ben şunu istiyorum derse, yüksek kârlar nasıl ortaya çıkar? EYT’yi Erdoğan mı yarattı sanıyoruz biz mesela? 30 yıldır ‘mezarda emekliliği’ dayatan sistem onun ikide birde ‘eyyy’ diye atarlandığı sistem değil mi? Burada saçma bir yumurta-tavuk ilişkisi yok ki. Otoriter yönetimleri, faşist diktatörlükleri bu neoliberal dünya düzeni, bu para piyasaları doğurmuşken, şimdi sanki o düzenin bu diktatörlüklerden rahatsız olduğunu düşünmek mantıklı mı?

Peki, uluslararası sermayenin bütün temel isteklerini yerine getiren, kamu kurumlarının tümünü tasfiye edip, sosyal hakları yok eden, emeği ucuzlatan bir iktidar neden sevilmiyor artık? AKP’nin içinden dışından hamlelerle neyin hazırlığı yapılıyor?

Yapılıyor, çünkü çok abarttılar! Kimi tutuklarsan tutukla, umurunda değildir onların. Ama keyfi davranışlar ve çalıp çırpma işleri, belli bir düzeyi aşarsa, sosyal tehlikeler artar, düzenin ‘sürdürülebilirliği’ sıkıntıya girerse, üstüne bir de ‘fetihçi’ serüven merakları ortaya çıkarsa, işte onu sevmezler. Sevmezler ve yeni seçeneklere bakarlar. Yoksa ekonominin bağımsızlığı tümüyle saçmadır ve doğru da değildir zaten. Siz, iktidar olsanız ve eşitlikçi-demokratik bir düzen kurmak isteseniz, MB ve ekonomiyi yönetmeden nasıl yapacaksınız bunu?

Demem o ki, alametlere bakılırsa eğer, tamam, bu sonbaharın farklı olacağı görünüyor. Belki kartlar yeniden karılıp yeni oyunlar kurulacak, vs. vs… Ama her ne olursa olsun, sizin ‘üçüncü yol’ dediğiniz hat, iktidar sözcülerine laf yetiştirmekten farklı bir şey olmak zorundadır artık. Belki bunun için kavramların sihrini bozmak ve onları yeniden tanımlamak gerekir. En azından üçüyle başlanabilir ve AKP’nin ‘israf’ının işin ekstrası olduğu, asıl israfın neoliberal vahşi kapitalizmden doğduğu, ‘liyakat’ın gerçek anlamının ‘işi bilmek’ değil, halka layık olmak şeklinde düşünülmesi gerektiği, ‘bağımsızlığın’ da aslında halkın çıkarlarına bağlılıkla anlamlı olacağı yeniden ortaya koyulabilir.

Belki o zaman işe ‘maymuncuk’la değil gerçek bir anahtarla başlanabilir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bugün 20 Eylül

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

1992 yılının Eylül ayının 20’sinde Diyarbakır Seyrantepe mahallesinde organize bir eylemle Musa Anter katledildi. Bu kalleşçe eylemi gerçekleştiren kişilerin bazıları...

Bölgenin dizayn edilmesi ve süreç 

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

İki yıldır barış ve demokratik toplum süreci, doğal olarak, her boyutuyla gündemdedir. Çünkü Türkiye’de ve bölgede yaşanan her gelişme sürecin...

Hüseyin Aykol

Olmayan bir babanın oğlu olmak!

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Aykol hocamın oğlu Direncan'ın anlamlandıramadığım bir biçimde yaşamını yitirdiği haberini aldığımda derin bir üzüntü yaşadım. Birkaç defa size yazmaya çalıştım...

Yaşamın özgürlüğü

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yaşamdan yana olmak devrimci bir tutumdur. Savaş bitince nefes alınır. Niye bitti, öyle değil böyle bitseydi diye düşünülemez. Tek akla...

ÇEDES, MESEM ve özel okul kıskacında eğitimin hal-i pür melâli

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı)’nin öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgi ve becerileri günlük yaşamda kullanma yeteneğini ölçmek amacıyla üç yılda...

Alışarak kaybetmek

Yazar: Yeni Yaşam
19 Eylül 2026

Yeniden başlamanın ağırlığı ve kahkahası aynı cümlede kurulamıyor. Dünya döndükçe o kadar değiştik ki, aklımız almaz. Hislerin metotları ya da...

Sonraki Haber

Entelektüel kibir-Pierre Bourdieu*

SON HABERLER

Kurtulmuş: Takip komisyonu 1 Ekim’den sonra kurulacak

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Bugün 20 Eylül

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Yürü ya kulum; Eti Bakır!

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Bölgenin dizayn edilmesi ve süreç 

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Hüseyin Aykol

Olmayan bir babanın oğlu olmak!

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Çınar Yolcu

Zamanın durduğu yer 

Yazar: Yeni Yaşam
20 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır