• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Boş kabuklar- Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
10 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Çok şeyleri var, kaybedecek o kadar çok şeyleri var ki kımıldamadan beklemesi gerektiğini biliyor. İlke, erdem, onur, ahlak, güzellik… Sıkıcı yinelemeler, afaki serzenişler bunlar. Hem karın doyurmaz, hem can sıkar, hem de eldekinden eder. Bir zamanların cesaret sözleri, şimdiki korkularıyla bağdaşmaz. Zaten kişisel heveslerine bozdurup harcayamayacağı bir şey miydi ki lekesiz olan? Öyleyse gülünüp geçilmeyecek hangi büyülü söz, aptallıkla bir tutulup aşağılanmayacak hangi çıkarsız düşünce? Özgürlük gibi öfke de bir haktı, ama nasıl bir insan gücü olsun ki onu yürüyen bir gerçek haline getirebilsin bugün? Eskiden bir umuttu, dün bir yönelimdi, ama bugün bir sözcük bile değil artık. Vaktiyle yarım sözün büyük uyanışlara yettiği yokluklar ve sihirler, bu dramlar ve mucizeler diyarında, bugün en hatasız belagat, en sarsıcı eylem bile ancak genel uyuşukluğa yarayan kışkırtıcılardan. Yitirebileceğine sarılıp susmak, uyumak ve nihayetinde unutmak, siyasal bağdaşmanın nimetlerinden en az yararlanmış olanın bile içini dökmek isteyebileceği bir incelikli düzen kalıbıyla uyuşmakta.

Onu olduğu yerde tutan ağırlıkları, artık paslı zincirleri değil. Bilirsiniz, yaşaması için gerekli başka şeyler onlar! Çokça anlayış gerektiren sabırlı bir gözlem, eskitilmiş onca acıdan sonra vicdanına değil çıkarlarına seslenmek gerektiğini söyleyebilir. Fakat buna ihtiyacı olmadığını hissettireli de çok oldu. Daha alımlı, daha zeki, seslenenden çok daha donanımlı en geride kalmış olanı da. Yanıltan şey, madeni bir bakışın dibinde arada bir kazara beliren duygulu bir yalımın ışığı. Ama bu parıltı da öyle zayıf ve güçsüz ki, onu sadece her şeyin yerini alabilecek bir görüş haline getirebilmek için bile bugün ne çok yangın gerekli! Üşümek için bir nedeni vardı bir vakitler, ama tutuşmak için hiçbir nedeni yok şimdilerde. Tutunduğunu kollayan düzeni seviyor çünkü. Kurulu olanın şiirine tutkun, içsizliğini onaylayanın müziğine meftun. Bununla yaşayabilir, bununla mutlu olabilir, bununla yaşlanabilir. Kaybedecek bir şeyi değil, çünkü kaybedecek birçok şeyi birikti ilk yanlıştan son vurguna.

En iyilerini gördü, en kötüye tutuldu en sonunda. Çıkar, şimdiki zamanda bir denk gelme, bir incelikli alıkonulma biçimi. Baştan çıkmak, umulandı. Umduğunu buldu, baştan çıktığıyla mutlu şimdi aldatan gibi aldanan da. Çağrılan vicdan ise orada bir yerde, keyifli bir yaşam süren gamsız bir insan suretinde. Ne bekleniyordu? Hıyanetten gelme, haysiyetsizlikten bozma yapı ve ruhların ayakları dibine oturtulunca, çok şey umulan yığınların başı gurur ve yüreği devrim ateşiyle yanıp tutuşacağı mı? Hile, yalan, riya, vurgun, işbilir uyumluluk, sinsi uyurgezerlik… İşte vicdanına seslenilen duygulu kamuoyunun eksiksiz dökümü! Çoğunluğun nabız atışlarını yükseltmek için yapılmış doğru vurguların, tutumlu dip varlıkların onca kötülükle anca ulaştığı birikimi tehlikeyi atacağına gerçekten inanan var mı hala? Sağırlığın artışında gözlemlenen huzurlu yoğunluğun, korkudan öte sebepleri olmaz mı? Uzun zamandır “dönüşmüş yapıların, karakterlerin” yol göstericiliği, çıkar patikalarında en aptalı bile bir zekâ küpüne dönüştürmez mi?

Sessizliği, elindekiyle uyuştuktan sonra, hangi hakikatin hangi yalanı taşıyabileceğini bilmek için bugün düşünmesine bile gerek yok, hissetmesi yeter de artar. Kendiliğinden öğrenebileceği bir şey değildi, önünde yürüyen pek çok yanlışın yüreklendirmesi gerekti. İyileştirici coşkudan sapmak besili tabaka ve izleyicileri için başlangıçta iştahtı, dün tıka basa atıştırmak, bugün ise alabildiğine bastıran uyuşukluktur. İşte bakın en iyi biçim verilmiş çirkinlikleri yaşamına nasıl uyduruveriyor, kısa yoldan köşeyi döndüren hilelere nasıl bağlanıveriyor, suskunluğuna sebep küçük sunuları nasıl da seviyor! Çoktandır yolunu buldu, artık kaybedecek çok şeyleri var, diptekinden en üsttekine. O yüzden gurur, cesaret ve erdem tınılı sesler yankı bulmaz buralarda. Yinelenmez, her mucize bir defaya mahsustur da ondan. Anlayın, damladan coşkulu ırmaklar doğuran bir başka sihirdi o. Çünkü halk, güzel bir yürekten başka hiçbir şey değildi o zamanlar. Sonra yırtıcılar üşüştü, yedi bitirdi; geriye kalan sağır kalıntılar şimdi, içi boş kabuklar.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bahçeli geri adım mı attı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Bahçeli’nin son açıklamaları bir geri adım atma anlamına geliyor. Hem de çok esaslı bir geri adım. Hatırlanırsa, aynı Bahçeli, sürecin...

Çakma Sezar ve hakiki Brütüsler

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Aynı gazetede yazanlardan birinin diğerinin yazısına ister olumlayarak isterse eleştirerek atıfta bulunması bizim medyada adetten değildir. Bu yaklaşıma akıl erdiremesem...

Hayır!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Devlet Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulsun, Öcalan koordinatör olsun” derken, “yumurtayı masaya dikine oturtan Kristof Kolomb” kadar kendinden...

Dünyada sürekli savaş hali ve yeniden sömürgeleştirme

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

İkinci Paylaşım Savaşı iki kutuplu dünyayla sonuçlandı. Ekonomik bölgeler ve nüfuz alanları yeniden düzenlendi. Emperyalizm klasik sömürü yöntemlerini terk ederek...

Tayyip Erdoğan’ın büyük kaybetme oyunu mu?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Artık süreç istihbarat örgütünün ilişkilenmesi ve çalışmalarını aşmış bulunuyor. Ortada 100 yıllık bir siyasi sorun var. Böyle bir sorun istihbaratın...

Güncel bir tehlike olarak İbrahim Kaypakkaya

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Türkiye ve Türkiye Kürdistanı devrimci hareketinin 71 devrimci kopuşunun komünist çizgisini temsil eden İbrahim Kaypakkaya’nın Amed Hapishanesi’nde 18 Mayıs 1973’te...

Sonraki Haber

Mehdi Boz ve Elazığ 1 nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi-İÇERİDEN

SON HABERLER

Mayıs Ayı Şehitleri Bismil’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Ege Üniversitesi’nde güvenlik öğrencilere saldırdı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Samsun’da şüpheli kadın ölümü

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Taş ocağına tepki: Bağlarda verim kalmadı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in davası görüldü

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Erdoğan’dan süreç açıklaması: Yeni hamleleri ortağımızla istişare ediyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

‘Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı’ düzenlenecek

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır