Türkçe edebiyata büyük romanları ile unutulmaz katkılarda bulundu. Senaryo yazdı ve film yönetti. Her şeyin yanında devrimci tutumunu sürdürdü. ‘Sayın Öcalan’ diyenlerin cezalandırıldığı dönemde katıldığı bir TV programında, ‘Ben de ‘Sayın Öcalan’ diyorum. Ne oldu şimdi?’ şeklinde konuştu
Hüseyin Kalkan
On yıl önce aramızdan ayrılan Vedat Türkali, edebiyatın yanı sıra siyasetin de önemli isimlerinden olagelmiştir. TKP davasında hapis yatmış, DEHAP’ta milletvekili adayı olmuştur. Kürt meselesinde tarafını açıkça belli etmiştir. Türkali, 13 Mayıs 1919’da Samsun’da dünyaya geldi. Asıl adı Abdülkadir Demirkan’dır. Mahkeme kararıyla Pirhasan soyadını almıştır. Samsun Lisesi’nde okuduktan sonra 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl eşi Merih Pirhasan’la evlendi. Üniversite mezuniyetinin ardından Maltepe Askerî Lisesi ve Kuleli Askerî Lisesi’nde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951 yılında siyasi düşünceleri nedeniyle görevine son verildi ve tutuklandı. 9 yıl ceza aldı, 7 yılın sonunda şartlı tahliyeden faydalanarak serbest kaldı.
Her gün tek başına
Usta edebiyatçı Rıfat Ilgaz ile Gar Yayınlarını kurdu. 1960 yılında ‘Dolandırıcılar Şahı’ adlı filmle senaristliğe başladı ve Karanlıkta Uyananlar filmiyle 1965 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı. Vedat Türkali’nin ilk romanı olan Bir Gün Tek Başına 1974’te yayımlandı. O aslında tutum olarak her gün tek başınaydı. Başta Kürt meselesi olmak üzere bütün kritik konularda tutum almak için sağına soluna bakmadan tavrını ortaya koydu. Yazarın Türkiye edebiyatına kazandırdığı eserler arasında, Mavi Karanlık, Tek Kişilik Ölüm, Güven, Yeşilçam Dedikleri Türkiye, Kayıp Romanlar, Yalancı Tanıklar Kahvesi ve Bitti Bitti Bitmedi yer alıyor. Vedat Türkali, 1974 yılında Milliyet Yayınları Roman Yarışması Birincilik Ödülü’nü, 1976 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı ve 2016’da Beyaz Martı Edebiyat Onur Ödülü’nü aldı. Yazarın ayrıca Eski Şiirler Yeni Türküler adlı şiir kitabı ve aralarında Eski Filmler, Dallar Yeşil Olmalı’nın da bulunduğu oyun ve senaryoları var. Türkali, 2009 yılında DEHAP’tan aday olarak siyasette de aktif oldu.
TKP’den DEHAP’a
Vedat Türkali, Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) ilk üyelerindendir. Öğretmenlik yaptığı dönemde, 1951 yılında üyesi olduğu TKP davasında yargılanan Türkali, ‘siyasi eylem suçu’ nedeniyle tutuklanıp 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 7 yıl cezaevinde yattıktan sonra koşullu olarak serbest bırakıldı. 2002 seçimlerinde Demokratik Halk Partisi’nden (DEHAP) aday olarak seçimlere girdi. Türkali, 29 Ağustos 2016’da Yalova’da tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında hayatını kaybetti. Naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
Türkali’nin enternasyonalist tutumu
Türkali, 2011 yılında NTV’de katıldığı bir programda, Abdullah Öcalan’a “sayın” dediği için insanların tutuklandığını hatırlatarak, “Ben de ‘Sayın Öcalan’ diyorum. Ne oldu şimdi?” şeklinde konuştu. Öcalan’ın Kürt sorununun çözümü ve Türkler ile Kürtlerin barışması için büyük çaba gösterdiğini ifade eden Türkali, Kürt sorununun çözümünü isteyen Öcalan’a vatansever dediğini, Öcalan’ın dağdakileri getirme gücüne sahip olduğunu belirtmiştir. Türkali , Öcalan’a özgürlük verilmesinin rahat konuşulmasını sağlayacağını ve bunun Türkler ile Kürtler için bir özgürlük olacağını da ifade etti. Türkali’nin öngörüleri şimdilerde hayat buluyor. Onun enternasyonalist tutumunun ne kadar değerli olduğu görülüyor.
Başlıca eserleri
Bir Gün Tek Başına, roman, 1974,
Eski Şiirler, Yeni Türküler, şiirler, 1979,
Üç Film Birden, senaryolar, 1979,
Mavi Karanlık, roman, 1983,
Eski Filmler, senaryolar, 1984,
Bu Gemi Nereye (yazılar, anılar, 1985)
Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 1985)
Tek Kişilik Ölüm, roman, 1989,
Özgürlük İçin Kürt Yazıları (yazılar, 1996)
Güven (roman, 1999)
Komünist (anı, 2001)
Yeşilçam Dedikleri Türkiye (roman, 2001)
Bu Ölü Kalkacak (oyun, 2002)
Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 2002)
Kayıp Romanlar (roman, 2004)
Yalancı Tanıklar Kahvesi (roman, 2009)
Bitti Bitti Bitmedi (roman, 2014)









