• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Eylül 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Güvenli Bölge’ ve Minbic pazarlığı sürüyor-Nihat Kaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

ABD başta olmak üzere bir takım uluslararası güçler Türk devleti ile Kuzey Suriye yönetimi arasında bir uzlaşma zemini bulmak için özellikle ‘güvenlikli bölge’ ve Minbic sorunlarına ilişkin bir süredir çaba içerisindeler. Bu amaçla ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, ABD-Türkiye- Kuzey Suriye arasında bir süredir mekik dokuyor. Ancak şimdiye kadar ortaya gözle görünür bir sonuç çıkaramadı. Kısa bir süre önce Türkiye’de temaslarda buluna Jeffrey’in bu günlerde Kuzey Suriye’yi bir kez daha ziyaret etmesi bekleniyor.

Jeffrey’in gündeminde yine Mınbıc ve ‘güvenli bölge’ konuları var. Minbic konusunda temel açmaz AKP hükümetinin Minbic’in Kuzey-Doğu Suriye yönetimine bağlı olmasını istememesinden kaynaklanıyor. Çünkü mevcut yapılanmanın Kürtlerin denetiminde olduğuna inanıyor. Bundan dolayı Minbic’in siyasal ve toplumsal örgütlenmesinin değiştirilmesini dayatıyor.

Tabi bu dayatmada bulunurken Rusya’yı da arkasına alıyor, çünkü ABD’nin Fırat’ın batısında bir kentte bayrak asması Rusya’yı da rahatsız ediyor. Ki bu durum, ABD ile Rusya arasında 2014’te kabul edilen ve 21’inci yy’lın Sykes-Picot’u olarak tabir edilen anlaşmada Fırat’ın doğusunun ABD’nin, batısının ise Rusya’nın kontrolüne bırakılması anlaşmasına aykırı. Bu durum Rusya ile Türk devletini Minbic siyasetinde birleştiriyor.

James Jeffrey işte tam da bu noktada hem Türk devletinin hem de Kuzey-Doğu Suriye yönetiminin kaygılarını giderecek bir Minbic modeli arayışında. Türk devletinin Minbic dayatması, denetiminde olan grupların da Minbic yönetiminde yer alması temelinde. Kuzey-Doğu Suriye yönetiminin itirazıysa cihadist gruplarla hareket eden ve direkt Türk devletinin denetimindeki bu grupların yönetime girmesinin bölgede daha büyük bir kaosa neden olacağı noktasında. Bundan dolayı Kuzey-Doğu Suriye yönetimi Türk devletinin Minbic Meclisi’nde yer almasını önerdiği isimleri kesinlikle kabul etmiyor.

Bu noktada Jeffrey bir ara formül olarak, Türk devletinin itiraz ettiği isimlerin de Minbic yönetiminden çıkarılmasını önerdi. Jeffrey bu esasla Türk devletinden isim listesi istedi ve bu çerçevede belirtilen isimlerin hepsi Minbic Meclisi’nden çıkarıldı. Ancak Erdoğan ve Putin’in son Moskova görüşmeden sonra yapılan ortak basın açıklamasında Erdoğan’ın konuşmalarından da görüldü ki, AKP-MHP hükümetinin itirazları hala bitmemiş. Bunun temel nedeni de istedikleri isimleri Minbic yönetimine koyamamaktan kaynaklanıyor. Bundan dolayı Jeffrey Minbic konusunda büyük ihtimalle Kuzey-Doğu Suriye’ye eli boş gelecek. Jeffrey’in çantasındaki ikinci dosya ise ‘güvenli bölge’ sorunu.

Derinliğine ilişkin 5 ila 32 km arasında değişik görüşler olsa da böylesi bir bölgenin oluşturulması konusunda taraflar ilkesel olarak birbirine yakın duruyor. Sorun bu bölgenin kapsamı ve korunmasında görev alacak olan birlikler konusunda yaşanıyor. Ki, Rojava kentlerinin çoğu sınıra neredeyse sıfır noktada. Güvenli bölge 1 km de olsa 30 km de olsa birçok kent herhalükarda bu kapsama giriyor. Kent merkezlerinin korunması ile sınır güvenliğinin sağlanmasını aynı kefeye koymak mümkün değil.

Üstelik Kamışlo’da hala Suriye rejim askerleri varken, kentin YPG’den tamamen arındırılması Kuzey Suriye yönetimi açısından büyük risk oluşturuyor. Güvenlikli Bölge konusunda anlaşmaya varılamayan bir diğer nokta ise; sınır güvenliğini sağlayacak birliklerin oluşturulması konusunda. Türk devleti ısrarla Kuzey Suriye ile alakası olmayan Tenef’deki Ahmed el Cerba’ya bağlı birlikler ile Güney Kürdistan’daki Roj Peşmergeleri gibi Kuzey Suriye savaşı ve bölge halkı ile alakası olmayan bir takım paramiliter güçleri sınıra yerleştirmek istiyor. Kuzey Suriye yönetimi buna itiraz ediyor.

Jeffrey’in bu noktada önerisi; Türk devletinin istediği güçler ile YPG’nin içinde olmadığı, yerelden çıkarılacak yeni bir sınır güvenlik muhafızları birliklerinin oluşturulması yönünde. Bir nevi Kobane’yi Kobaneliler, Serekaniye’yi Serekanililer, Kamışlo’yu Kamışlolular koruyacak. Kuzey Suriye yönetimi bu modele karşı çıkmıyor. AKP-MHP hükümeti ise birlikte hareket ettiği silahlı güçleri Kuzey Suriye’de etkili hale getiremediği için Jeffrey’in planından rahatsız. Ancak Türk devleti ile ABD arasındaki gerginliğin esas kaynağı sadece bu iki konu değil.

AKP hükümetini ABD ile karşı karşıya getiren Ortadoğu’daki değişim rüzgarında Müslüman Kardeşler (İhvanin Müslim) ile birlikte hareket etmesi ve tarihsel Kürt düşmanlığı siyasetidir. Bunun sonucudur ki, ABD ve NATO’dan uzaklaşıp Rusya ve İran ile yakınlaştı ve S-400 füzelerinin alınması projesine girdi. S-400 füzeleri ile sembolleşen, Türkiye’nin Rusya ve İran cephesine kayması sorununun kökeninde de yine Suriye, daha açık bir ifadeyle ABD’nin Suriye’de Kürtlerle hareket etmesi ile Türk devletinin Kürt düşmanlığı siyasetindeki ısrarının çatışması yatıyor.

Bu çatışmada ABD Türk devletini dengelemek ve daha fazla Rusya ve İran’a yaklaşmasını engellemek için, parça-bütün diyalektiğinin dışında hareket etmeye ve sorunu bu şekilde çözmeye çalışıyor. AKP ise ABD yönetimine ‘istediğimi kabul etmezsen Rusya ve İran ile ortak hareket ederim’ blöfünde bulunuyor. ABD, Türkiye’nin stratejik öneminden dolayı bu blöfleri alttan alıyor, ama Rojava Kürtlerini Türkiye’deki Kürtlerden, Kuzey-Doğu Suriye’yi de Suriye’nin tamamından ayrı ele almak mümkün değil. Bu maddenin doğasına da aykırı. Bundan kaynaklı olarak Jeffrey’in işi zor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bir kampanya çok anlam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası geçenlerde kamuoyuna açıklandı. Siyasetçi, akademisyen, hak savunucusu, Alevi örgütü temsilcisi ve Barış...

Barış en büyük cem erkânıdır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Demokratik toplum, esas itibariyle Alevilik inancındaki rıza toplumunun güncel biçimi ya da ahlaki-politik toplumun çağdaş hali olarak değerlendirilebilir. Alevi inancında...

Ekonomi nasıl kurtulur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Siz de kendinizi büyük ve saçma bir otobanın üzerinde sürüklenir hissetmiyor musunuz? Fakat bu sürüklenme, öyle hızlı bir akıntı içinde...

Yeni Suriye’de Kürtlerin rolü

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Suriye toplumu savaş yorgunu bir toplum. Baasçıların rezil yönetiminin ülkeyi getirdiği nokta, paramparça olmuş çaresiz ve agresif bir toplum. Savaş...

Güven sorunu ve anadilde eğitim hakkının anlamı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Metropol kamuoyu araştırma şirketi yaptığı bir ankette şuna benzer bir soru sormuş: “PKK’ye ve gerillanın dağdan ineceğine güveniyor musunuz?” Sonuç...

Sürecin gölgesindeki Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Rojava’da yaşanan gelişmeler Bakûr Kürdistan ve Türkiye ile doğrudan bağlantılı. Bu olaylar aynı aklın ürünüdür. Türkiye’deki sürecin ilerlememesi durumunda Rojava-...

Sonraki Haber

150 bin dönümlük alan sulanacak

SON HABERLER

Bir kampanya çok anlam

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Spinoza ve Öcalan gündelik yaşam filozofu

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Barış en büyük cem erkânıdır

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Sözcü’den barışa karşı medyatik tetikçilik

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Kürt halkının başı sağ olsun

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

Ekonomi nasıl kurtulur

Yazar: Yeni Yaşam
17 Eylül 2026

PJAK ve Rojhilat Siyasi Güçler İttifakı’ndan genel grev açıklaması

Yazar: Yeni Yaşam
16 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır