• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Mayıs 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Gıda krizi geçmeyecek!-Abdullah Aysu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dünyada her dokuz kişiden biri açlık çekiyor. Türkiye de pek farklı değil. Yeterli gıdaya ulaşanlar ise kimyasal kalıntılı ürün tüketiyor, sağlıkları risk altında. Her gün yeni bir ürün ithal edeceğimizi o ürün için sıfırlanan gümrük tarifelerinden öğreniyoruz. Ne yiyoruz? Yarın ne yiyeceğiz? Endişesi bir gıda krizi ile karşı karşıya olduğumuzu ayan beyan ortaya koyuyor. Aslında perşembenin geleceği çarşambadan belliydi Türkiye tarımında. Siyasilerin 1980’den beri ektikleri şimdi biçiliyor.

Tarımı yok etmek için 1980’lerden bu yana siyasilerin yanılsama yaratma amaçlı söyledikleri sözlere kulak verelim önce.

Özal’ın Tarım Bakanı Hüsnü Doğan, tohum ithalatını serbestleştirmek için “elin adamları 40 yıl 50 yıl uğraşmış geliştirmiş. Biz geliştirmek için o kadar beklemeyiz. İthal ederiz olur biter” demişti.

Süleyman Demirel, Adapazarı’nın birinci sınıf tarım toprakları üzerine otomobil fabrikası kurulmasına karşı çıkanlara “patates mi otomobil mi?” diyerek demagogluğunu konuşturuyordu.

Mesut Yılmaz, Orhangazi’ de Şekerpancarı üreticilerini yok edecek NBŞ fabrikası kuruluşu için firma ruhsat sorduğunda, “siz fabrikaya başlayın ruhsat arkadan gelir” dediği sonradan öğrenilecekti.

Siyasiler sadece söylemediler şirketler için ön açıcılık da yaptılar.

Hayvancılığı bitirecek EBK, SEK, YEM Sanayi özelleştirmelerinin altında at nalı gibi Çiller ve Karayalçın imzaları var.

Tekel, şeker ve Tarım Satış Kooperatifleri Birliği kanunlarının idam fermanının altında dışarıdan bakınca birbirine benzemez üçüzler olan, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz’ın imzaları arzı endam ediyor.

Görüldüğü üzere çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketleri için Türkiye tarımının mutfağında Erdoğan öncesi yemek hazırlayan siyasi spesiyal usta(!) aşçılar Özal, Demirel, Karayalçın, Mesut Yılmaz, Bahçeliydi.

Altın Tepsi

‘Usta’ aşçıların hazırladığı spesiyali altın tepside çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketlerine sunan da Erdoğan hükümetleri oldu.

Bugün sadece Erdoğan döneminin rakamlarını vererek tarımın kötüye gittiğini söylemek eksik olur. İçinde bulunduğumuz durumun vahametini anlaşılır kılmaz. Çünkü gerçekliğin ifadesi olan rakamlar sonuçtur ve tarımın şirketler lehine çiftçiler aleyhine değiştirilmesinin kaçınılmaz duvara toslama halidir. Duvara toslama hali de sistem kaynaklıdır.

Erdoğan, tarımın çöküşünü görmesine rağmen, düzeltmek için çaba harcamadı, hatta “tarımın çökmesi için çalıştı” demek yanlış olmaz. Ancak tarım spesiyali hazırlayan aşçılar ile sunanı birlikte değerlendirirsek o zaman tarımın çöküşünün nedenini eksiksiz ve bütünlüklü anlamış oluruz.

Çünkü bu bir süreçtir. Sistemi değiştirme içerikliydi. Gayet tabii ki bilinçli bir tercihti.

Aşçıların hazırladığı spesiyal, (özelleştirme yasaları) sisteme karşı direnç noktalarını kırdı. “Bu ülkeyi pazarlıyorum”, diyen zat, hakkını teslim edelim(!) halkın kursağından ayırarak kurduğu (KİT’leri) kendisinden öncekilerinin hazırladığı kanunların ona sunduğu olanaklarla gözü kara bir biçimde pazarladı. Yani aşçılar, tarımda özelleştirilme, piyasalaştırma ve kuralsızlaştırma için yasal şoseyi döşedi. Erdoğan da döşenen şoseden ilerleyerek hazırlanan yemeklerin sunumunu yaptı, pazarladı. Sattı.

Elde ne piyasayı düzenleyecek, ne de üretim girdisi sağlayacak bir kamu kurumu kaldı. Hepsi satıldı. Sistem böyle değişti(rildi).

Piyasayı artık hükümetler değil “piyasa tanrıları” – şirketler belirliyor ve yönetiyor.

Krizin emareleri

2018’de kuru soğan yüzde 184 arttı. Patates yüzde 75,  karnabahar yüzde 67, pırasa,  sivribiber yüzde 57 yükseldi. Oysa çiftçi pazarda oluşan fiyatın altıda yedide birine ürününü satabiliyor. Ürün üretim sürecinde kullandığı mazotun fiyatı benzini geçti. Yüzde 90’nı ithal edilen bir başka önemli girdi gübrenin fiyatı yüzde yüzleri aştı. Ve geldi, çattı gıda krizi.

Peki gıda krizi geçici mi? Hayır kalıcı. Çözüm var mı? Elbette; her melanetten bir çıkış yolu vardır. Ürün fiyatlarını düzenleyecek ve üretim girdisi sağlayıcı kamu kuruluşlarının yeniden kurulması ve üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturacak organizasyonların yapılması yani “gıda egemenliği”nin inşası, gıda krizinin yeğane panzehiridir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Bahçeli geri adım mı attı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Bahçeli’nin son açıklamaları bir geri adım atma anlamına geliyor. Hem de çok esaslı bir geri adım. Hatırlanırsa, aynı Bahçeli, sürecin...

Çakma Sezar ve hakiki Brütüsler

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Aynı gazetede yazanlardan birinin diğerinin yazısına ister olumlayarak isterse eleştirerek atıfta bulunması bizim medyada adetten değildir. Bu yaklaşıma akıl erdiremesem...

Hayır!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Devlet Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulsun, Öcalan koordinatör olsun” derken, “yumurtayı masaya dikine oturtan Kristof Kolomb” kadar kendinden...

Dünyada sürekli savaş hali ve yeniden sömürgeleştirme

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

İkinci Paylaşım Savaşı iki kutuplu dünyayla sonuçlandı. Ekonomik bölgeler ve nüfuz alanları yeniden düzenlendi. Emperyalizm klasik sömürü yöntemlerini terk ederek...

Tayyip Erdoğan’ın büyük kaybetme oyunu mu?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Artık süreç istihbarat örgütünün ilişkilenmesi ve çalışmalarını aşmış bulunuyor. Ortada 100 yıllık bir siyasi sorun var. Böyle bir sorun istihbaratın...

Güncel bir tehlike olarak İbrahim Kaypakkaya

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Türkiye ve Türkiye Kürdistanı devrimci hareketinin 71 devrimci kopuşunun komünist çizgisini temsil eden İbrahim Kaypakkaya’nın Amed Hapishanesi’nde 18 Mayıs 1973’te...

Sonraki Haber

SON HABERLER

Gülistan Kılıç Koçyiğit Meclis’te konuşuyor CANLI

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

‘Meclis ve iktidar somut adımlar için harekete geçmeli’

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Gîyadîn’de izinsiz GES kurulumuna başlandı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

ABD-İran arasındaki savaş dünya basınında yerini koruyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Arıcılar dertli: Arıcılık hak ettiği değeri görmüyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

2026 Dünya Kupası 11 Haziran’da başlıyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

34 yıldır babası için adalet mücadelesi veriyor: Gerçek barış yüzleşme ile olur

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır