• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Ekim 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Gıda krizi geçmeyecek!-Abdullah Aysu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
6 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Dünyada her dokuz kişiden biri açlık çekiyor. Türkiye de pek farklı değil. Yeterli gıdaya ulaşanlar ise kimyasal kalıntılı ürün tüketiyor, sağlıkları risk altında. Her gün yeni bir ürün ithal edeceğimizi o ürün için sıfırlanan gümrük tarifelerinden öğreniyoruz. Ne yiyoruz? Yarın ne yiyeceğiz? Endişesi bir gıda krizi ile karşı karşıya olduğumuzu ayan beyan ortaya koyuyor. Aslında perşembenin geleceği çarşambadan belliydi Türkiye tarımında. Siyasilerin 1980’den beri ektikleri şimdi biçiliyor.

Tarımı yok etmek için 1980’lerden bu yana siyasilerin yanılsama yaratma amaçlı söyledikleri sözlere kulak verelim önce.

Özal’ın Tarım Bakanı Hüsnü Doğan, tohum ithalatını serbestleştirmek için “elin adamları 40 yıl 50 yıl uğraşmış geliştirmiş. Biz geliştirmek için o kadar beklemeyiz. İthal ederiz olur biter” demişti.

Süleyman Demirel, Adapazarı’nın birinci sınıf tarım toprakları üzerine otomobil fabrikası kurulmasına karşı çıkanlara “patates mi otomobil mi?” diyerek demagogluğunu konuşturuyordu.

Mesut Yılmaz, Orhangazi’ de Şekerpancarı üreticilerini yok edecek NBŞ fabrikası kuruluşu için firma ruhsat sorduğunda, “siz fabrikaya başlayın ruhsat arkadan gelir” dediği sonradan öğrenilecekti.

Siyasiler sadece söylemediler şirketler için ön açıcılık da yaptılar.

Hayvancılığı bitirecek EBK, SEK, YEM Sanayi özelleştirmelerinin altında at nalı gibi Çiller ve Karayalçın imzaları var.

Tekel, şeker ve Tarım Satış Kooperatifleri Birliği kanunlarının idam fermanının altında dışarıdan bakınca birbirine benzemez üçüzler olan, Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli, Mesut Yılmaz’ın imzaları arzı endam ediyor.

Görüldüğü üzere çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketleri için Türkiye tarımının mutfağında Erdoğan öncesi yemek hazırlayan siyasi spesiyal usta(!) aşçılar Özal, Demirel, Karayalçın, Mesut Yılmaz, Bahçeliydi.

Altın Tepsi

‘Usta’ aşçıların hazırladığı spesiyali altın tepside çokuluslu tarım, gıda ve ecza şirketlerine sunan da Erdoğan hükümetleri oldu.

Bugün sadece Erdoğan döneminin rakamlarını vererek tarımın kötüye gittiğini söylemek eksik olur. İçinde bulunduğumuz durumun vahametini anlaşılır kılmaz. Çünkü gerçekliğin ifadesi olan rakamlar sonuçtur ve tarımın şirketler lehine çiftçiler aleyhine değiştirilmesinin kaçınılmaz duvara toslama halidir. Duvara toslama hali de sistem kaynaklıdır.

Erdoğan, tarımın çöküşünü görmesine rağmen, düzeltmek için çaba harcamadı, hatta “tarımın çökmesi için çalıştı” demek yanlış olmaz. Ancak tarım spesiyali hazırlayan aşçılar ile sunanı birlikte değerlendirirsek o zaman tarımın çöküşünün nedenini eksiksiz ve bütünlüklü anlamış oluruz.

Çünkü bu bir süreçtir. Sistemi değiştirme içerikliydi. Gayet tabii ki bilinçli bir tercihti.

Aşçıların hazırladığı spesiyal, (özelleştirme yasaları) sisteme karşı direnç noktalarını kırdı. “Bu ülkeyi pazarlıyorum”, diyen zat, hakkını teslim edelim(!) halkın kursağından ayırarak kurduğu (KİT’leri) kendisinden öncekilerinin hazırladığı kanunların ona sunduğu olanaklarla gözü kara bir biçimde pazarladı. Yani aşçılar, tarımda özelleştirilme, piyasalaştırma ve kuralsızlaştırma için yasal şoseyi döşedi. Erdoğan da döşenen şoseden ilerleyerek hazırlanan yemeklerin sunumunu yaptı, pazarladı. Sattı.

Elde ne piyasayı düzenleyecek, ne de üretim girdisi sağlayacak bir kamu kurumu kaldı. Hepsi satıldı. Sistem böyle değişti(rildi).

Piyasayı artık hükümetler değil “piyasa tanrıları” – şirketler belirliyor ve yönetiyor.

Krizin emareleri

2018’de kuru soğan yüzde 184 arttı. Patates yüzde 75,  karnabahar yüzde 67, pırasa,  sivribiber yüzde 57 yükseldi. Oysa çiftçi pazarda oluşan fiyatın altıda yedide birine ürününü satabiliyor. Ürün üretim sürecinde kullandığı mazotun fiyatı benzini geçti. Yüzde 90’nı ithal edilen bir başka önemli girdi gübrenin fiyatı yüzde yüzleri aştı. Ve geldi, çattı gıda krizi.

Peki gıda krizi geçici mi? Hayır kalıcı. Çözüm var mı? Elbette; her melanetten bir çıkış yolu vardır. Ürün fiyatlarını düzenleyecek ve üretim girdisi sağlayıcı kamu kuruluşlarının yeniden kurulması ve üretici ile tüketiciyi aracısız buluşturacak organizasyonların yapılması yani “gıda egemenliği”nin inşası, gıda krizinin yeğane panzehiridir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Pozitif muhalefet: Herkese karşı herkesle birlikte

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Türkiye’nin ve bölgenin içine değil de, müzakere sürecinin içine bakarsak bazı olumlu adımlarla bazı olumsuz adımları birlikte görürüz. Olumlu adımları...

Devlet neden demokratikleşmiyor

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Kürt halk önderi Sayın Öcalan’a yönelik olarak gerçekleştirilen uluslararası komplonun yıl dönümünde komplo, Kürtlerin yaşadığı her yerde kitlesel olarak protesto...

 Sarı öküzü vermek; İstanbul Kuzey Su Havzaları  

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Yaşam mücadelesi verirken iş cinayetlerinde yitirdiğimiz çocuklara, maden işçilerine ve 10 Ekim emek demokrasi barış mücadelesinde yitirdiğimiz özgürlük sevdalılarına saygılarımla…                                       ...

Komün ve dayanışmayla direniyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Her devrimci direnişin bir zindan ayağı olması da bu işin diyalektiği gereğidir. Yıllar içerisinde koğuşları odalara, odaları da şimdi kuyu...

CHP’de yaprak dökümü

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Her geçen gün yerel olarak çöken bir CHP ile karşı karşıyayız. Ankara’dan sonra İzmir de AKP’ye teslim oldu. Bu insanları...

Süreç ve Hareket

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

İki yılı aşkın bir süredir “Barış ve Demokratik Toplum” adı verilen süreç, tek taraflı bir irade sınavına dönüşmüş durumda. Kürt...

Sonraki Haber

SON HABERLER

MHP konvoyunda kaza: Bir kişi hayatını kaybetti, milletvekili yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Adalet Bakanlığı önünde tahliyelerin engellenmesine tepki

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Pîrsûslu çiftçiler’den traktör ve biçerdöverli protesto

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Amed’de Mehmed Uzun dokümantasyon sergisi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Tera Holding hacklendi: 12 bin 566 dosyadan oluşan veri elde edildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

10 Ekim’de katledilenler mezarları başında anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Cibuti’de göçmen teknesi battı: 109 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır