• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Erdoğan’ın popülist otoriterizmi-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

AKP’den hiç söz etmiyor. Cumhur İttifakı’nı dillendirerek yerel seçim kampanyasını tek başına yürütüyor. Sanki cumhurbaşkanlığı seçimi yapılıyormuş gibi her gün iki-üç yerde konuşuyor. Toplantı yerleri binlerce polis ve asker tarafından muhasaraya alınıyor. Onu dinleyen kalabalıkları, devlet kurumlarına bağlı memur ve işçiler, çevre ilçe ve illerden otobüslerle taşınan hazır kıtalar oluşturuyor. Kendisinden önceki iktidarlar tarafından yapılan işleri de sahiplenerek çok büyük gaflar yapıyor. Yerel yönetimlerle ilgili olarak bir proje filan sunmuyor.

Her şeyi “biz” ve “onlar” kurgusuyla anlatıyor. Çıtayı yüksek tutarak 24 Haziran’daki oy oranını korumak için kutuplaştırma siyaseti izliyor. 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde olduğu gibi iki ittifak söylemini sürdürüyor. Altına imzasını atarak yayınladığı bir grafikle, “Bugün Türkiye’de iki ittifak karşı karşıyadır” diyerek Cumhur İttifakı ile Millet (kendi deyimiyle Zillet) İttifakı kıyaslaması yapıyor. Bu grafikte, 6 maddede CHP-HDP-İPSP’nin kendisine karşı bir cephe kurdukları iddiası ile halkın yüzde 50’sini oluşturan muhalefeti, yani kendisine oy vermeyenleri dışlamaktan ve ötekileştirmekten çekinmiyor.

Medyanın tüm organlarında yayınlanan 26 Şubat 2019 tarihli bu grafik Cumhur İttifakı’nı şöyle tanımlıyor: “15 Temmuz gecesi, sokaklarda meydanlarda kurulmuştur. Milletin emrindedir. Hak ve hakikatin savunucusudur. Zalimlerin karşısında, mazlumların yanındadır. Pazara kadar değil mezara kadardır. Sadece milletin hizmetine taliptir.” Millet İttifakı için şöyle diyor: Gizli pazarlıkların, siyaset mühendisliklerinin çıkar hesaplarının ürünüdür. Kandil ve Pensilvanya’nın güdümündedir. Mazluma hoyrat, zalime müşfiktir. Kirli ilişkiler bitene, çıkarlar çatışıncaya kadardır. Amacı terör örgütlerinin uzantılarını, belediye meclislerine ve bürokrasisine taşımaktır.”

Oysa bu seçimde 24 Haziran’da olduğu gibi partilerarası ittifaklar yok. Sadece AKP-MHP ve CHP-İP seçim işbirlikleri var. Zaten yerel seçim yasasına göre başkanlık seçimlerinde olduğu gibi partilerarası seçim ittifakları kurulamıyor. YSK’ye verilen listeler her partinin kendi adına düzenleniyor. Buna rağmen yerel seçimin Erdoğan ve Bahçeli tarafından ısrarla partilerarası seçim ittifakına dönüştürülmesi, başkanlık rejiminin yeni paradigmasını oluşturuyor. Bundan sonraki tüm seçimler ve referandumlar başkanlık rejiminin kutuplaştırıcı seçim sistemi kurallarına göre yapılacak ve rejimin devamı için sıkça anayasa ve yasa düzenlemeleri gündeme gelecek.

Emperyalizme bağımlılık ilişkileri, gelir dağılımındaki farkların büyüklüğü, otoriter ve totaliter gelenekleri, demokratik siyasal kültürün zayıflığı vb. olgular, Türkiye’de siyasal ve toplumsal kutuplaşma için uygun bir zemin oluşturuyor. Sadece başkanlık sistemi için değil, eski parlamenter sistem için de geçerli olan bu tarihsel ve güncel olgular, yeni rejime geçiş sürecinin toplumsal altüst olmadan gerçekleşmesin sağlarken, ideolojik ve siyasal mücadelenin aşırı ölçüde kutuplaşmasına da yol açıyor. Yasama yetkilerinin sınırlandığı ve yürütmenin tek kişinin iradesine bırakıldığı başkanlık rejiminin “iki turlu” seçim sistemi, partileri seçim ittifakına ve “iki kutuplu” iktidar yarışına zorluyor. Bu nedenle siyasal ve toplumsal süreçte yapılacak her seçim ve referandum, cepheleşmeye ve “iki kutuplu” iktidar yarışına dönüşüyor.

Türkiye’yi tek başına yöneten başkanın, yasama, yargı ve Sayıştay gibi devlet kurumlarına karşı hesap verebilirliğinin olmaması, siyaset etiğine ve protokol nezaketine uymayan bir söylemini de meşrulaştırıyor. Partisinin tüm başarısızlıklarını muhalefete yükleyerek korku ve tehdit söylemleri ile kitlelere gücünü gösteren başkan, toplumsal rızaya dayalı yeni bir siyasal-kültürel ilişki biçimi kuruyor. Başkanlık sisteminin geçerli olduğu benzer ülkelerde görüldüğü gibi bu yönetim biçimi, popülist otoriterizme tekabül ediyor.

Önümüzdeki süreçte rejimin ideolojik ve siyasal parametrelerinin iyi anlaşılması gerekir. Eski rejime duyulan özlemden kaynaklı geriye dönüş refleksleri ve yeni otoriter sistem projeleri ile Türkiye’nin özgür ve demokratik geleceği sağlanamaz. Çözüm, çok kimlikli, çok kültürlü ve çok inançlı yeni bir demokratik toplum inşası için ortak mücadeledir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Almanya’da nihayet eylem zamanı mı?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Sol Parti’nin Berlin zaferi, ardından geçen hafta 50 bin öğrencinin zorunlu askerliğe karşı okul grevleri düzenlemesi ve gene geçen cumartesi...

Turpun büyüğü buradaymış

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, Ankara'da Anayasa Mahkemesi önünde beylik tabancasıyla kendisini vurarak intihar etti. Bu acı olay,...

Fonun ötesi ve magazinleştirme

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Türkiye, bir haftadır yaklaşık 455 bin kişinin doğrudan etkilendiği, 20 milyar dolarlık bir tutarın söz konusu olduğu fon vurgunuyla yatıp...

Rıza’dan demokratik topluma: Alevilerin öze dönüşü

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ekim 2026

Kapitalist modernist anlayış, an itibarıyla evrensel boyutta derin bir kriz yaşamaktadır. Yaşanan kriz, başlı başına sistemsel bir kriz olup aynı...

Borç, bir egemenlik biçimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ekim 2026

Borçluysanız utanmanız gerekir. Bize böyle öğrettiler. Birisine borcunuz varsa gözlerinizi kaçıracaksınız. Telefon çalınca açmayacaksınız. Sokakta alacaklıyı görünce karşı kaldırıma geçeceksiniz....

Zihinsel dönüşüm zamanı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Ekim 2026

En başta söylemekte beis yok. Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Siyasette ve toplum yapısında bu sürece uygun zihinsel değişim ve...

Sonraki Haber

AKP’yi İstanbul getirdi, İstanbul götürüyor-Ahmet Birsin

SON HABERLER

Xebat Andok: Devlet nedenleriyle değil sonucuyla ilgilenirse Kürt sorunu çözülemez

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Hacı Lokman Birlik katledileli 11 yıl oldu: Failler belli, açılan bir dava yok, kimse cezalandırılmadı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Sri Lanka deneyimi: Kadınlar alt komisyonları nasıl örgütledi?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Dizilerin yüzde 86’sında şiddet var: Kadına yönelik şiddet meşrulaştırılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Metropolitan Avrupa Orkestrası Kürt halkının hikayelerini seslendirecek

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Yaşı büyütüldü, müebbet verildi: Tüm itirazlar reddedildi, AYM’ye başvurulacak

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Tahran’da 3 Kürt yurttaşa idama cezası

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır