Hewlêr’de hastanede yaralı olan gerillalar ve sivillerin, KDP tarafından katledilmesinin üzerinden 30 yıl geçti. Hozan Serhad ‘Hewlêr’ ezgisi ile bu ihaneti ve direnişi unutulmaz kılar
Hêlîn Serhad
Bundan tam 30 yıl önce 16 Mayıs 1997 yılında Federe Kürdistan’ın Hewlêr (Erbil) kenti Kürt tarihinin en acı ve ihanetin en derin olaylarından birine tanık oldu. Bu olay, sadece bir katliam değil aynı zamanda insanlığın ahlaki değerlerinin de ayaklar altına alındığı derin ihanetin simgesi haline geldi. Hozan Serhat’ın unutulmaz şarkısı “Hewlêr”, bu acıyı hem ağıt hem de direniş ezgisine dönüştürerek Kürt hafızasına kazıdı.
Çelik Harekâtı ve ihanet
1990’ların ortalarında PKK’nin silahlı mücadelesi yoğunlaşırken, Türkiye ise sınır ötesi operasyonlara ağırlık vermişti. 1995’teki Çelik Harekâtı (bazı kaynaklarda Çekiç Operasyonu olarak da anılır), Türkiye’nin Federe Kürdistan’a yönelik büyük çaplı bir askeri harekattı. Askeri operasyon binlerce askerin katılımıyla aylarca sürdü ve bölgede derin izler bıraktı.
Türkiye 12/13 Mayıs 1997 tarihinde Sinat, Haftanîn, Xakûrkê, Ava Gozê ve Zap bölgelerini F-104 savaş uçakları ile bombalayarak 14 Mayıs 1997’de sabah saat 03.00’da onlarca üs ve noktadan binlerce askerini bombaladığı alanlara doğru harekete geçirdi. Amaç PKK’yi ortadan kaldırmak, ezmek ve bunu başardığı takdirde Federe Kürdistan’a yerleşip kalıcı olmaktı. Türkiye’nin bu saldırılarına korucular eşlik etti. Bu saldırılara karşı gerçekleşen direniş karşısında hem Türkiye, hem KDP, hem de korucular bir an önce savaşın bitmesi için çareler aramaya başladı. Ve 11 Haziran 1997’de Türkiye geri çekilmeye başladı. Kademeli olarak yapılan geri çekilme bir hafta sürdü.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, 15 Haziran 1997 akşamı Med TV’ye telefonla bağlandı ve 14 Mayıs’ta başlayan savaşın Kürt halkının zaferiyle sonuçlandığını duyurdu. Abdullah Öcalan, “Kürt halkı bundan sonra kendine daha fazla güvensin. Tarihi adımlar için öne çıkın” dedi.
Toplu katliam
Ancak 1997’deki gelişmeler, meseleyi daha karmaşık hale getirdi. Türkiye ile işbirliği yapan KDP bu süreçte, Hewlêr’de yaralı gerillalar, gazeteciler ve sivilleri hedef alındı. Hedef alınan yerler arasında YAJK (Yekitiya Azadiya Jinên Kurdistan), YNDK (Yekitiya Neteweyî Demokratî Kurdistan), NÇM (Navenda Çanda Mezopotamya), Welat ve Rojî Welat gazeteleri (İki gazete aynı binadaydı), yaralı olan gerillaların tedavi edildiği Heyva Sor’a bağlı hastane vardı. Top, tank ve doçka gibi ağır silahları kullanan KDP, PKK’ye yakın kaynaklara göre yaklaşık 60-80 kişiyi katletti. Bunlardan Özgür Basın geleneği üyesi 20 kişi toplu katliama uğradı. Katledilenlerden 50’si gaziydi. Ellerini, gözlerini ve ayaklarını savaşta kurban veren ve sadece tedavi amacıyla Hewlêr’de olan silahsız ve savunmasız gaziler… Katledilen 14 kadının cenazeleri panzerlerin arkasına bağlanarak Hewlêr sokaklarında sürüklendi. Cenazeler yollarda parçalandı. PKK, YNK, Sosyalistler, Komünistler, Bağımsızlar, Muhafazakârlar, YNDK, Emekçiler ve daha birçok örgütün taraftarı olan bini aşkın kişi tutuklandı. Selahaddin Üniversitesi’nde 350 öğrenciyi gözaltına aldı. Ve Kürdistan Bağımsız İş Partisi’nin 24 üyesi, Saddam usulü duvarın dibinde kurşuna dizildi KDP tarafından.
Salih Ağaç
Katliamın simge isimlerinden biri, Salih kod adlı Hasan Ağaç’tı. 1964 Hilvan doğumlu Ağaç, Hilvan-Siverek mücadelesinden beri Kürt Özgürlük Hareketi içinde yer alıyordu. 1993’te HEP (Halkın Emek Partisi) Merkez Yürütme Kurulu üyesiydi; uzun yıllar mücadele içinde aktif rol aldı. Katliamın hemen ardından, 18 Mayıs 1997’de Hasan Ağaç’ın, KDP güçleriyle çatışmaya girdikleri ve büyük direniş gösterdikten sonra yaşamını yitirdiği belirtilir. Salih Ağaç, Hilvan’ın direngen topraklarından gelen bir mücadeleci olarak, hem tarihsel hem de sembolik bir figür. Hastanede yaralı halde tedavi gören gerillalar, gazeteciler (Nahide ve Ruken) ve sivillerin de hedef alınması, olayı daha da vahim kıldı. Kerim, Şefik gibi isimler de bu katliamda yitirildi; bazıları ameliyat sonrası, bazıları yatalak haldeyken.
‘Hewlêr’ şarkısının doğuşu
Hozan Serhat (Süleyman Alpdoğan), bu acıyı saza ve söze döken en güçlü seslerden biri oldu. Dağlarda hem gerilla hem müzisyen olarak mücadele eden Serhat, Hewlêr Katliamı’nda birçok yoldaşını kaybetti. Şarkı, sadece bir ağıt değil; aynı zamanda direniş manifestosudur.
Şarkının sözleri, acıyı umuda çevirir: “Hewlêr, anaların ağıtı / Hewlêr, çocukların feryadı / Hewlêr, gelinlerin sürmesi / Hewlêr, şehitlerin kanı… / Şanını direnişe çevirdin.”
“Helîn ve Salih’in kanıyla çiçekler açacak” dizeleri, özellikle Salih Ağaç ve Helîn’e atıf yapar. Ölümün toprağa düşen tohum gibi yeni dirilişler doğuracağını vurgular. Serhat’ın sesi, acıyı evrenselleştirir; dinleyeni etnik köken ötesinde etkiler. Şarkı, günümüzde hâlâ protestolarda, anmalarda ve dağlarda yankılanır.









